Resmi belgede sahtecilikten verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemezliği nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesi ile kamu kurum ve kuruluşları zararına nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onanması.
Özet: Mahkeme, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyize tabi olmadığını belirterek dosyayı incelenmeksizin iade etmiş; nitelikli dolandırıcılık suçu açısından ise, sanık müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığı yönündeki itirazına rağmen, dosyadaki deliller ve sanığın zararı gidermeye yönelik beyanda bulunmaması nedeniyle yargılamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını tespit ederek mahkumiyet hükmünü onamıştır.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
KARAR
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, bozma
Her ne kadar dosya içerisindeki belgelerin onaysız fotokopi olduğu görülmüş ise de; bu belgelerin UYAP sisteminde elektronik imza ile kayıtlı bulunması ve değiştirilmesinin mümkün olmaması, ayrıca asıllarının Dairemizin ██████████ Esas sayılı dosyasında mevcut olup bağlantı nedeniyle birlikte incelenmiş olması karşısında, bu durumun esasa etkili bir eksiklik teşkil etmediği değerlendirilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinde; sehven beraat hükümlerinin bozulması talep edilmiş ise de, dilekçe içeriğinin sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik iradeyi yansıttığı ve dolayısıyla mahkumiyet ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının bozulmasını ihtiva ettiği anlaşılmakla inceleme bu kapsamda yapılmıştır.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve ███████-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ██████. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tebliğnamede sanık müdafiine zarar miktarının bildirilmediği ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığı ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamından, zarara dair kurumun cevabi yazılarının duruşmada okunarak sanık müdafiine bildirildiği, müdafinin bu konuda herhangi bir beyanda bulunmadığı veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yönelik bir talepte bulunmadığı, somut zararın başından beri bilindiği ve hüküm verilene kadar sanığın zararı gidermesine engel bir durum da bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında 05.09.2012 şeklinde yazılan suç tarihinin, hukuki kesintinin gerçekleştiği 27.07.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!