Kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit fiillerinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, bir davalı hakkında zamanaşımı nedeniyle verilen Yargıtay bozma kararı ve sonraki yargılama süreci.
Özet: Maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, davacının kasten yaralama ve tehdit eylemleri sonrası uzun bir yargılama süreci yaşanmış; ilk derece mahkemesinin tazminat kararı, istinaf tarafından onanmış ancak Yargıtayca davalılardan biri yönünden zamanaşımı nedeniyle bozulmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, ilgili davalı yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verirken, diğer davalılar için önceki kararların kesinleştiğini belirtmiş; davacı vekili ise ceza davasının kesinleşme tarihinin zamanaşımı başlangıcı kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 24.07.2003 tarihinde müvekkilinin, davalılar ... ve ...'ın azmettirmesi ile diğer davalılar ... ve ... tarafından kemik kırığına yol açacak şekilde kasten yaralandığını, arabasına zarar verildiğini ayrıca davalı ... tarafından "seni mahvedeceğim, hesap soracağım" şeklinde tehdit edildiğini, davalılar hakkında kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarından ceza yargılamasının devam ettiğini, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin raporuna göre yaralanmaya bağlı geçici iş göremezliğinin oluştuğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin 3.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, olaya ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde müvekkilinin olay yerinde olmadığının tespit edileceğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mala zarar verme, kasten yaralama iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıya yönelik bir eylemlerinin bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.3. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile kesinleşen Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ████████ sayılı kararı ile davalı ... ve ... yönünden kasten yaralamaya azmettirme suçundan, davalı ... yönünden ayrıca tehdit suçundan, diğer davalılar yönünden kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının 15 günlük geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderine ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu, davacının kasten yaralama ve tehdit eylemleri nedeniyle manevi zarara da uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 452,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, tarafların sosyal ekonomik durumu, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, davacının yaralanma derecesine göre takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, maddi tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili, davalı ..., davalı ... mirasçıları ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile adı geçen davalı yönünden kararın bozulmasına; davacı vekilinin, davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... ve davalı ... mirasçıları yönünden onanmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine diğer davalılar yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçesi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza davasının 17.01.2011 tarihinde kesinleştiğini, zamanaşımı süresinin ceza davasında kesinleşen suç türüne göre belirleneceğini, zamanaşımı süresinin 2011 yılında başladığı gözetilmeden davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinde oluşan kemik kırığının etkisi devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlememesi gerektiğini, kararın hak arama özgürlüğüne zarar verdiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; tehdit, kasten yaralama, kasten yaralamaya azmettirme ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.