Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın trafo yapımı bedelinin tahsili davasında, değer tespiti, emsal kıyaslaması ve ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı tarafından taşınmazına davalı şirketçe kamulaştırmasız el atılarak trafo yapılması sebebiyle bedelinin tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesi talebi kabul edip taşınmazın davalı adına tesciline ve bedelinin ödenmesine karar vermiştir; davalı idarenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, kamulaştırmasız el atma fiilini ve değerleme yöntemini esasen doğru bularak, bilirkişi raporundaki yüzölçümü ve imar durumu hatalarının giderilebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını düzelterek davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 13.02.2021
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., Mahallesi 4 30... parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline ait taşınmazın üzerinde trafo yapıldığını, bu durumun kalıcı nitelikte olduğunu, müvekkilinin taşınmazdan fiilen ve hukuken faydalanmasının mümkün olmadığını, fiili el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonraki bir tarih olduğunu, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul niteliği taşımamakla birlikte yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılmasını, tescil hükmünün infazı mümkün şekilde kurulmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline, tespit edilen kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda (2942 sayılı Kanun) belirlenen esaslara uyulmadan değer biçildiğini, dava konusu taşınmazın değerinin çok yüksek belirlendiğini, bilirkişi heyetince seçilen emsalin serbest satış niteliğinde olmadığını, emsal satış vakıf satışı olup serbest satış olmadığından kanunda belirtilen şartları sağlamadığını, emsal satışın 2015 yılında yapıldığını, dava tarihi ile satış tarihi arasında uzun süre bulunduğunu, bu sürede metrekare birim bedellerindeki değişikliğin sadece Yurtiçi-ÜFE ile doğru belirlenemeyeceğini, emsal ve değeri tespit edilen taşınmaz arasındaki tüm eksik ve üstün yönlerin karşılaştırılmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmayacağını, tedbir talebi harcı ödenmesine rağmen ihtiyati tedbir talebi hakkında hüküm kurulmadığını, istinaf talebinin reddi halinde tescil kararının uygulanabilmesi için tescil işlemleri tamamlanana kadar davacı tarafa ait pay-hisse hakkında teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararın kesinleşmesine kadar davacı tarafa ait pay-hisse hakkında teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde, gerekçeli kararda, hükmün kesinleşmesinden sonra davacı tarafa ait pay-hisse üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına hükmedilmesini, ihtiyati tedbir talebi hakkında hüküm kurulmayacaksa ödenen tedbir talebi harcının müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza trafo yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, hükme esas raporda taşınmazın vasfı arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmazın yüzölçümü ve imar durumu hatalı değerlendirilerek taşınmaz bedeli belirlenmiş ise de bu hataların basit bir hesaplama ile giderilebileceği, gerek emsal taşınmaz gerekse dava konusu taşınmazın imar uygulaması yapılmamış kadastro parseli niteliğinde olmaları gözetildiğinde düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılmasına gerek olmadığı, dava tarihi olan 13.02.2021 tarihi itibarıyla belirlenen 3.084,63 TL/m² birim fiyatın taşınmazın konum ve özellikleri ile uyumlu olduğu belirlenen metrekare birim fiyatı üzerinden taşınmazın değeri ise (3.084,63*164,47) = 507.329,09 TL olduğu, davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi, Anayasa Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının “kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde, reddedilen kısım yönünden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, metrekare birim bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaza ... alan olarak el atıldığından bedelin davalı idareden tahsilinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!