Adana BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı bakiye sürekli maluliyet tazminatı talebini ve sigorta şirketinin ibra ile eksik ödeme savunmasını inceledi.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazası sonucu kalıcı maluliyet yaşayan davacıya, sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinden yaptığı ilk ödemelere rağmen ilk derece mahkemesinin ek maddi tazminat ödenmesine hükmetmesi üzerine, sigorta şirketinin davacının ibra belgesi imzaladığını, ödemelerin yeterli olduğunu, bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını ve kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmesini konu almaktadır.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBaşkan
:Üye
:Üye
:Katip
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: 2020/... Esas, 2023/... KararDAVACI
: ... -VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ...SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ --VEKİLLERİ
: Av. ---DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihinde...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... plaka sayılı müvekkiline ait motosiklete çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, █████/2020 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuruya istinaden hasar dosyası açıldığını, 209.217,28 TL sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ödeme niteliğinde olduğunu, bakiye tazminat alacağının bulunduğunu, müvekkilinin kaza sonucu kalıcı olarak engelli kaldığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi şirketi ...Sigorta A.Ş olup, bu nedenle davalı şirketin tam tazminatla mükellef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalma kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli maluliyet sebebi ile maddi tazminatın davalıdan başvuru tarihini müteakip 8 iş gününün bitimi tarihinden itibaren başlayarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde █████/2018 tanzim ve █████/2018-19 vade tarihli ... poliçe nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafa poliçede tanımlı toplam limit üzerinden ödeme yapılmış olmakla davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davacıya █████/2020 tarihinde 209.217,28 TL kalıcı, 180.782,72 TL bakıcı gideri olmak üzere limit tutarının tamamı olan 390.000,00 TL ödendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sürekli bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve sakatlık oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine sevkini, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, motosiklet sürücüsü olan davacı tarafın kaza sırasında ehliyeti bulunmadığı ve koruyucu tertibat kullanmadığı anlaşıldığından tazminattan müterafik kusurunun tenzili gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece, davanın kabulü ile; 140.853,75 TL maddi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davalı vekili; Davalı vekili söz konusu davada davacı tarafa davadan önce 20.08.2020 tarihinde 209.217,28 TL, kalıcı maluliyet tazminatı ve 180.782,72 TL bakıcı gideri ödemesi yapıldığını ve davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibraname sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ödeme yapılan toplam miktarın sigorta poliçe limitini aştığını, davalı sigorta şirketi vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ve bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, hesaplama yapılırken 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve hükmedilen faizin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (bakiye kalıcı maluliyet tazminatı) istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin ibraname nedeni ile bakiye zarardan sorumluğu bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Davalı vekili söz konusu davada davacı tarafa davadan önce 20.08.2020 tarihinde 209.217,28 TL, kalıcı maluliyet tazminatı ve 180.782,72 TL bakıcı gideri ödemesi yapıldığını ve davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibraname sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ödeme yapılan toplam miktarın sigorta poliçe limitini aştığını ileri sürmüşse de;2918 sayılı KTK'nun 111. maddesine göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ya da uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür. İptal için ayrı bir dava açılmasına gerek olmayıp açılan bir davada ileri sürülmesi dahi yeterlidir.Buna göre inceleme yapıldığında davacının ibraname tarihi olan 20.08.2020 tarihinden itibaren 2 yıl içinde eldeki davayı açtığı, söz konusu ödemenin 2019 yılı itibariyle davacıların tüm zararının ancak %16,74 oranında karşıladığı, bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacıya yapılan ödemi ile gerçek zarar arasında açık oransızlığın bulunduğu, bu yönüyle ibranamenin 2918 sayılı KTK 111. md.si gereği iptale tabi olduğu ve davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, bunun yanında sigorta şirketi tarafından yapılan bakıcı gideri tazminatının poliçedeki tedavi giderleri teminatından olduğu, dolayısıyla eldeki davada bakiye kalıcı maluliyet tazminatı talep edilmiş olup poliçe limitinin dolmadığı dikkate alındığından bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı sigorta şirketi vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ve bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında SGK'nın sorumluluğunda olduğunu ileri sürmüşse de, █████/2020 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı █████/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde █████/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından ve davalı araç sürücüsü ile araç işleteni tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/... K sayılı █████/2020 günlü kararı)Davalı sigorta şirketi vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili her ne kadar hesaplama yapılırken 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.Mahkemece olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilmiş ancak %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında dahi davacının alacağının bakiye poliçe limitinin üzerinde kaldığından tazminattan indirim yapılmamış olup mahkemenin bu değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir.Davalı vekilinin hükmedilen faize yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddeleri ile Zoruntu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmekle, kısmi ödeme yapılmışsa da yetersiz ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davalının temerrüdünün gerçekleşeceği, mahkemece ödeme tarihi yerine ödeme tarihinden (sehven 1ay +) 8 iş günü sonrasının esas alındığı, bu durumun davalının lehine olduğu, ayrıca davacıya çarpan ... plakalı aracın ticari taksi olup ticari kullanıma mahsus olduğu anlaşılmakla, yazılı tarihten itibaren ticari faize hükmedilmesi yerinde görülmüştür. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksızdır.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.621,71 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.405,50 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 7.216,21 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.█████/2025Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdırİş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.