İstanbul Ticaret Mahkemesinde Görülen, Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Factoring, Fazla Faturalandırma ve Zorla Mal Alımı İhtilaflı Alacak Davası
Özet: Bu ticari alacak davasında davacı, davalıdan ticari ilişkilerinden kaynaklanan toplam 535.921,78 TL alacağını tahsil edemediğini iddia ederek, bu alacak kalemlerinin faktoring şirketlerine ödenip davalı tarafından geri ödenmeyen 52.796,16 TLlik tutarlar, davalı tarafından fazla faturalandırılan 2.232 adet ayakkabı tabanı nedeniyle uğranılan 50.621,76 TL zarar, davalı tarafından cebren alınan 200.000 TLden fazla değerdeki ayakkabılar ve teslim edilen mallara karşılık yapılmayan ödemelerden kaynaklandığını belirtip temerrüt faiziyle tahsilini talep ederken; davalı taraf ise davacıya herhangi bir borcu olmadığını, aksine kendisinin alacaklı olduğunu, faktoring maliyetlerini karşılama anlaşması bulunmadığını ve davacı tarafından üretilen ayıplı mallar nedeniyle zarara uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil, davalı ile ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu, alacaklarını tahsil edememekte olduğunu, muavin defter kayıtları incelenirse, 20.11.2020 tarihinden itibaren müvekkilinin davalıdan 535.921,78 TLalacaklı olduğunun görülecek olduğunu, davalı tarafından bu tutarın müvekkile haksız ve hukuksuz olarak ödenmemekte olduğunu, geçmişe dönük olarak tarafların ticari defter kayıtları incelenirse, faktoring şirketlerine davacı müvekkil tarafından ödenen tutarların davalı üzerinde bırakıldığını, davalı tarafından müvekkile geri ödendiğinin görülecek olduğunu, son dönemde, faktoring şirketleri tarafından müvekkile fatura edilip müvekkil tarafından faktoring şirketlerine ödenen bedeller, davalı tarafından geri müvekkile ödenmemiş olduğunu, bu tutarların toplamının 52.796,16 TL olduğunu, söz konusu faturaların tarafınızca incelenirse zaten görüleceğini , bu tutarların tamamının davalı tarafından müvekkile verilen kambiyo senetlerinin faktoring şirketleri üzerinden tahsil edilmesi sonucu müvekkile fatura edilen tutarlar olduğunu, taraflar arasındaki ihtilaflı bir diğer durumun, davalının tedarikçisinden alıp müvekkile fatura ettiği ayakkabı tabanları için fazladan fatura kesmesi olduğunu, ancak müvekkilinin, ... A.ş.'den toplamda 11.250 adet taban teslim almasına rağmen, davalı tarafından 2.232 adet fazladan taban teslim almış gibi faturalandırılmış olduğunu, müvekkilinin doğrudan 50.621,76 tl'lik bir zararı oluşmuş olduğunu, taraflar arasındaki ihtilaflı bir diğer maddi vakıanın, davalı tarafından zorla müvekkilden alınan ayakkabıların olduğunu, davalı yanın, kendi araçları ile müvekkilinin eşiyle, müvekkilinin Sefaköy'de bulunan iş yerine gelmiş olduklarını, bu noktada müvekkilinin iş yerindeki başka firmalara yaptığı ürünleri müvekkilin eşini darp ederek almış olduklarını, alınan malzemelerin ve tamamlanmış ayakkabıların toplam değerinin 200.000 TL'den fazla olduğunu, müvekkilinin, davalı ile arasındaki cari hesaba yansıtmış; ancak davalı yan bu vakıayı da kabul etmemiş olduğunu, söz konusu olaya ilişkin soruşturma tamamlanmış olduğunu ve ... 20. Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosya üzerinden kovuşturmanın devam etmekte olduğunu, taraflar arasında ihtilaf başladıktan sonra müvekkiline neredeyse hiç ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkili tarafından özellikle faturalar başta olmak üzere, bir dönemden sonra hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu, bu dönemde müvekkili tarafından malların teslim edilmiş olduğunu, ancak davalı tarafından faturalar kabul edilmeyerek, eksik ödeme yapılmış ya da hiç ödeme yapılmamış olduğunu, davacı müvekkilinin davalı taraftan 535.921,78 TL alacaklı olduğunun tespiti ile 535.921,78-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ticari defterler incelendiğinde davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi davacıdan alacaklı olduğu görüleceğini, müvekkili şirketin ile davacı arasında finansman maliyetlerinin müvekkili şirket tarafından karşılanacağına dair herhangi bir sözleşme dahi bulunmamakta olduğunu, davacının bu husustan teamül olarak bahsetmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin kendilerinden işlerinin tamamlanmasını talep etmesi dahi davacı açısından kötü niyetli olarak karşılanmış olduğunu, müvekkil şirket tarafından ... 33. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarı ile itiraz edilmiş olduğunu, davacı tarafından üretilen ve müvekkil şirket tarafından ihracı yapılan ayakkabıların bir kısmının hatalı ve ayıplı olması sebebiyle, müşteriler tarafından müvekkili şirkete eksik ödemeler yapılmış olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki anlaşma gereği, bu gibi zararlardan davacı sorumlu olacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın konusu; "Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının taraflar arasındaki ilişki ve davacının somutlaştırmış olduğu vakıa ve deliller çerçevesinde öncelikle faktoring şirketine davacı tarafından ödenen tutarların davalı üzerinde bırakılması, akabinde davalı tarafından davacı tarafa ödeme yapılması noktasında yazılı sözleşme veya teamül olup olmadığı, buna göre dava dilekçesinin ikinci sayfasının 4.maddesinde yer alan faturalardan dolayı davacının davalıdan 52.796,16-TL tutarında ve muhasebesel yönden alacaklı olmasını gerektirir durum olup olmadığı ; yine davalının tedarikçisi olan dava dışı firmadan davacı olan şirkete fatura edilen ayakkabı tabanları için fazladan fatura düzenleyip düzenlemediği, davalının bu noktada ve fazladan olmak üzere 2232 adet tabanı teslim almış gibi davacı aleyhine ve haksız şekilde faturalandırmayı muhasebesel ve vergisel açıdan yaptığının davacı lehine anlaşılır olup olmadığı ve bu nedenle davacının davalıdan 50.621,76-TL tutarında talep edebileceği bir zarar kalemi olup olmadığı, ayrıca ve nihayet davalı şirketin kendi araçları ile davacının iş yerine gelerek davacı eşinin darp edilmesi sonucu doğduğu iddia olunan 200.000-TL den fazla ürünü haksız şekilde ve zorla alıp almadığı, bu şekilde davacının dava dilekçesinin IV.maddesi altında belirtilen zarar kalemi nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı yine ve en son dava dilekçesinin V.maddesinde belirtilen malların davalıya tesliminin muhasebesel ve işletmesel olarak anlaşılır olup olmadığı, adı geçen maddede somutlaştırılan faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, bu faturaların taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarında mevcut olup olmadığı, ne şekilde mevcut olduğu, faturaların şeklen davalı aleyhine kesinleşip kesinleşmediği, bu faturalar nedeniyle herhangi bir ödemenin anlaşılır olup olmadığı, söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesini gerektirir bir halin varlığının davalı lehine muhasebesel olarak ve işletmesel yönden anlaşılır olup olmadığı, sonuç olarak belirtilen alacak kalem ve miktarları çerçevesinde davacının muhasebesel ve işletmesel yönden davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı,
Taraflar arasında eser sözleşmesine dayalı ticari ilişki olduğu, davacının yüklenici davalının ise iş sahibi konumunda olduğu, tarafların 1.sınıf tacir konumunda olduğu, davacının birden fazla vakıaya dayalı olarak alacak talep ettiği, dayanılan vakıalardan biriyle ilgili halihazırda derdest ceza yargılamasını devam ettiği, bu hususların tartışmasız olduğu," anlaşılmıştır.
Davacının gerçek kişi olması nedeniyle tacir araştırması yapılmış celbedilen belgelerden tacir olduğu anlaşıldığından mahkememiz görevlidir.
Deliller toplanmış hükme esas alınan bilirkişi ... █████/2024 tarihli raporunda; "Dosya mevcudu kayıt ve belgeler ile tarafların ticari defter kayıt ve belgelerine göre sayın Mahkemenin █████/2023 tarihli görevlendirme ara kararında cevaplanması istenen sorular ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeler aşağıda sayın Mahkemenin yüksek tetkikine arz edilmektedir. Davacının faktoring işleminden kaynaklı alacak talebi yönünden; Davacı yan dava dilekçesinde davalının bir kısım ödemelerini ileri vadeli çekler ile yaptığını, bu durumda aradaki ilişki gereği çek bedellerinin faktoring şirketinden tahsil edildiğini ve bunun için faktoring şirketine ödenen farkın davalıya fatura edildiğini, dilekçede detayları belirtilen faturalara ilişkin ödenmesi gereken 52.796,16 TL'nin davalı tarafça ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı yan taraflar arasında bu konuda bir sözleşme ve uygulama bulunmadığını savunmuştur. Davacının defter ve belgelerine göre bu konuda 12.11.2020 tarihli 46.132,20 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıyı borçlandırdığı belirlenmiştir. Davalının defter ve belgelerine göre ise davacının bu konuda düzenlediği faturayı ilk olarak davacı alacağı olarak kayıtlarına aldığı ancak 1 gün sonra faturayı kayıtlarından çıkardığı belirlenmiştir. Ayrıca, dosya içerisinde yer alan 18.11.2020 tarihli noter ihtarnamesine göre davalının bu faturaya noter kanalı ile itiraz ettiği de belirlenmiştir. Tarafların muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasında bu konuda süre gelen bir uygulama bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça davacının faktoring işlemleri için düzenlediği faturaya TTK'da ön görülen yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğinden ve de taraflar arasında süre gelen bir uygulama bulunduğu belirlenemediğinden davacının bu alacak kaleminin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir. Davacının fazladan fatura edildiğini iddia ettiği ayakkabı tabanlarından kaynaklı alacak talebi yönünden; Davacı yan ayakkabı tabanlarının dava dışı ... firmasından tedarik edildi Bini, bu firmanın ayakkabı tabanlarını kendisine teslim etmek üzere davalı firmaya fatura ettiğini, davalının teslim alınan taban miktarlarını fatura ederek ödemelerini aldığını, .. firmasından 11.250 adet taban alınmasına rağmen davalı tarafından 2.232 adet fazladan taban teslim alınmış gibi fatura kesildiğini, bu nedenle 50.621,76 TL zarara uğradığını iddia etmiştir. Davalı yan bu konuya özel bir savunma yapmamış olup konuya ilişkin olarak davacı tarafça kesilen faturaya noter kanalı ile itiraz ettiğini bildirmiştir. Davacının defter ve belgelerine göre bu konuda 12.11.2020 tarihli 50.621,76 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıyı borçlandırdığı belirlenmiştir. Davalının defter ve belgelerine göre ise davacının bu konuda düzenlediği faturayı ilk olarak davacı alacağı olarak kayıtlarına aldığı ancak 1 gün sonra faturayı kayıtlarından çıkardığı belirlenmiştir. Ayrıca, dosya içerisinde yer alan 18.11.2020 tarihli noter ihtarnamesine göre davalının bu faturaya noter kanalı ile itiraz ettiği de belirlenmiştir. Davacının kendisine teslim edilmediğini iddia ettiği ayakkabı tabanları için davalıya düzenlediği █████/2020 tarihli 50.621,76 TL bedelli faturayı daha evvelinde █████/2020 tarihinde defterlerine davalı alacağı olarak kaydetmiş olduğu █████/2020 tarihli 50.621,76 TL bedelli davalı faturasına karşılık gelecek şekilde düzenlediği taraf kayıtlarından tespit edilmiştir. Bu haliyle davacının düzenlediği faturanın TTK'da ön görülen yasal itiraz süresinden çok sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava dışı ... firmasına ait bir kısım sevk irsaliyeleri sunulmuş ise de bu sevk irsaliyelerinden yola çıkarak iddia olunduğu gibi davalı tarafça fazladan fatura kesildiği sonucuna ulaşabilmek mümkün olmamıştır. Davalı tarafça davacının ayakkabı tabanları için düzenlediği faturaya TTK'da ön görülen yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğinden ve de davacı tarafından TTK da ön görülen yasal itiraz süresinden çok sonra iade mahiyetinde düzenlenen fatura içeriğinin doğruluğu dosya kapsamından tespit edilemediğinden davacının bu alacak kaleminin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir. Davacının davalı yetkilisi tarafından işyerinden zorla alındığını iddia ettiği ayakkabılardan kaynaklı alacak talebi yönünden; Davacı yan davalının firmaya gelip eşini darp ederek başka firma için yaptığı ürünleri aldığını, bu ayakkabıların değerinin 200.000,00 TL'den fazla olduğunu, bu durumu cari hesaba yansıttığını ancak davalının bunu kabul etmediğini, bu konuda devam eden bir ceza davası bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı yan bu konuya özel bir savunma yapmamış olup konuya ilişkin olarak davacı tarafça kesilen faturaya noter kanalı ile itiraz ettiğini bildirmiştir. Davacının defter ve belgelerine göre bu konuda 12.11.2020 tarihli 95.005,44 TL bedelli ve 12.11.2020 tarihli 155.184,29 TL bedelli faturaları düzenleyerek davalıyı borçlandırdığı belirlenmiştir. Davalının defter ve belgelerine göre ise davacının bu konuda düzenlediği faturaları ilk olarak davacı alacağı olarak kayıtlarına aldığı ancak 1 gün sonra bu faturaları kayıtlarından çıkardığı belirlenmiştir. Ayrıca, dosya içerisinde yer alan 18.11.2020 tarihli noter ihtarnamesine göre davalının bu faturalara noter kanalı ile itiraz ettiği de belirlenmiştir. Bu konunun mali kayıtlardan tespiti mümkün bulunmamıştır. Dosyaya celp edilen ceza dosyasına göre konu ile ilgili olarak davalı şirket yetkilisinin davacının eşine yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından beraatine karar verildiği görülmüştür. Davalı tarafça davacının ayakkabı tabanları için düzenlediği faturaya TTK'da ön görülen yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğinden ve de mali kayıtlara göre konuya ilişkin bir tespit yapılama dığından ve ceza davasında konu ile ilgili beraat kararı verildiğinden davacının bu alacak kaleminin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir. Davacının davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği faturalardan kaynaklı alacak talebi yönünden; Davacı yan taraflar arasındaki ihtilaf başladıktan sonra davalının neredeyse hiç ödeme yapmadığını, ihtilaflı faturaların bir kısmının dilekçede belirtildiği gibi olduğunu iddia etmiştir. Davalı yan davacı tarafından gerçeğe uygun olarak kesilen tüm faturaların bedelini ödediğini, davacının haksız olarak kestiği faturalara ise itiraz edildiği ya da iade edildiğini, davacıya herhangi bir borcunun olmadığı gibi davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur. Davacı tarafça ihtilaflı olduğu ve ödenmediği iddiası ile dosyaya 28.10.2020, 30.10.2020, 31.10.2020 ve 05.11.2020 tarihli bir kısım faturalar sunulmuştur. Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan bu faturaların tamamının hem davacının kendi defterlerinde hem de davalı defterlerinde kayıtlı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte davacının muavin defter kayıtlarına göre ihtilaflı olduğu ve ödenmediği belirtilen faturaların bazılarının cari hesap çerçevesinde ödenmiş olduğu belirlenmiştir. Davacının defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu miktar 535.921,78 TL olup, bu alacağın bir kısmı yukarıda değerlendirilen alacak kalemlerinden kaynaklanmakta olup bunlar düşüldükten sonra kalan alacak miktarı (535.921,78 - 46.132,20 - 50.621,76 - 95.005,44 - 155.184,29) 188.978,09 TL olmakla cari hesap ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde (ödeme/mahsuplar faturaların tarih sırasına göre düşülmek surctiyle) bu alacağın aşağıdaki faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Fatura Tarihi
Fatura No
Fatura Tutarı
Fatura Bakiyesi
█████/2020
...
248.376,60 TL
138.212,69 TL
█████/2020
...
43.961,40 TL
43.961,40 TL
█████/2020
...
4.752,00 TL
4.752,00 TL
█████/2020
...
2.052,00 TL
2.052,00 TL
188.978.09 TL
Davacının defterlerinde alacaklı göründüğü bu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olmasına rağmen davacıda kayıtlı olmayan bir kısım fatura / mahsup kayıtlarından dolayı davalı defterlerinde davacıya borçlu olarak gözükmemektedir. Davalının davacıya borçlu olarak gözükmemesine sebep bu fatura / mahsup kayıtlarının doğrulukları dayanakları belgeler ile birlikte davalı tarafça ispat edilmemiştir. Davacının cari hesap alacağını oluşturan faturaların davalıda kayıtlı olması ve davalının davacıya borçlu olarak gözükmemesine sebep fatura / mahsup kayıtlarının ispata muhtaç olması nedeniyle davacının ödenmeyen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak 188.978.09 TL alacak talep edebileceği değerlendirilmiştir. Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Rapor içerisinde ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle dosya kapsamı ve tarafların ticari defter kayıt ve belgelerine göre davacının faktoring masrafları için düzenlediği fatura alacağının, davalı tarafça fazladan fatura edildiği iddiası ile düzenlediği fatura alacağının ve davalı tarafça işyerinden zorla alındığı iddiası ile düzenlediği fatura alacaklarının ispata muhtaç gözüktüğü, buna karşın davacının davalı tarafça ödenmeyen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak ise 188,978,09 TL tutarında alacak talep edebileceği yönündeki tespit ve değerlendirmelerimi saygıyla arz ederim." denmiştir.
Hükme esas alınan rapor yeterli görüldüğünden itirazlar konusunda değerlendirme yapılması mahkememize ait olduğundan ek rapor alınmamıştır.
Mahkememizinde iştirak ettiği bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere davacının faktoring işleminden kaynaklı bir alacağının olmadığı, yine davacının fazladan fatura edildiğini iddia ettiği ayakkabı tabanlarından kaynaklı bir alacağının olmadığı, yine davalı yetkilisi tarafından iş yerinden zorla alındığı ispat edilemediği, davacının sadece davalı tarafından ödenmeyen faturadan kaynaklı alacağının olduğu ve bu alacağının miktarının da 188.978,09 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmektedir. Davacının talebi faturaya dayalı cari hesap alacağı olduğundan dava tarihinden önce faiz talep edebilmesi için davalıyı temerrüde düşürmesi gerekir. Davalı tarafından davacıya çekilen ihtarnameler var ise de; davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada delil olarak sunulan herhangi bir ihtarname olmadığından dava tarihinde itibaren yasal faizine hükmedilmiştir.
Davacı faiz türünü yazmadığından dolayı taraflar tacir olsa bile taleple bağlılık ilkesi gereği avans faizi yerine yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 188.978,09-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Kabul edilen dava değeri (188.978,09-TL) üzerinden alınması gereken 12.909,09 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 9.135,13 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.773,96 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 9.135,13 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 126,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.126,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.454,92 TL'sinin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.236,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 55.510,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin;
a)465,46 -TL'sinin davalıdan alınarak,
b)854,54 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!