KHK süreçleri sonucu yönetimi Hazineye devredilen, sicilden silinip ihya edilen şirketin taşınmazları geç teslim etmesinden doğan kira mahrumiyeti tazminatında Hazinenin müşterek sorumluluğu.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafın, KHK kapsamında malvarlığı hazineye devredilen ve yönetimi devlet tarafından üstlenilen bir şirketle yaptığı sözleşmeye dayanarak, taahhüt edilen dükkanların geç teslim edilmesi nedeniyle kira mahrumiyetinden kaynaklanan 468.640,00 TL gecikme tazminatı talebini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, taşınmazların teslimine kadar geçen süre için davalı şirketi, hazineye devir tarihinden itibaren ise davalı şirket ve hazineyi müştereken ve müteselsilen sorumlu tutarak davayı kabul etmiş, temyiz incelemesi ise şirketin ticaret sicilinden terkin ve yeniden ihya edilmesi gibi karmaşık hukuki statüsünü değerlendirerek devam etmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara Batı 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan 10.02.2014 tarihli sözleşme ile davalı şirket tarafından inşaa edilen ... Projesinden iki adet dükkan satın aldığını, taşınmazların satış bedellerini ödediğini, 05.06.2014 tarihinde taşınmazların tapu kayıtları adına tescil edilmişse de taşınmazların gayrimenkul satış sözleşmesinde belirtilen tarihte teslim edilmediklerini, davalı şirket yetkilisi hakkında yapılan soruşturma kapsamında şirkete kayyım atandığını, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile davalı şirketin % 99,99 hisse ile ortağı olan ''... Değerlerimizi ... ve ... Hizmet Derneği''nin kapatılmasına ve malvarlığının Hazineye devredilmesine karar verildiğini, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2017 tarihli kararı ile davalı şirket yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF), aynı Mahkemenin 22.05.2017 tarihli kararıyla da Hazineye devredildiğini, davalı şirketin KHK kapsamında kapatılmadığını, malvarlığına dair bir yaptırım uygulanmadığını, teslimin gecikmesi nedeniyle kira gelirinden mahrum kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kira mahrumiyetinden kaynaklanan gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, taşınmazların teslim tarihi olan 31.12.2014 tarihinden taşınmazlara Hazinece elkonulduğu 16.02.2017 tarihine kadar geçen süre için davalı şirketten, 16.02.2017 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 468.640,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili; davada Maliye Hazinesinin herhangi bir sıfatının bulunmadığını savunarak zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet yönünden aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin 6.1 maddesine göre taşınmazların teslim tarihinin 31.12.2014 olduğu, taşınmazın zamanında teslim edilmemesi nedeniyle davacının taleplerinin yerinde bulunduğu, dava konusu taleplerin tamamından davalı şirketin sorumlu tutulması gerektiği, taşınmazdaki şirket hisselerinin Hazineye devredildiği, şirketin yönetimine mahkeme kararıyla kayyım atandığı ve son kayyımlık yetkilerinin Hazineye devredildiği dikkate alındığında taşınmazın zamanında teslim edilmemesi nedeniyle oluşan gecikme tazminatından taşınmazın Hazineye devredildiği 16.02.2017 tarihinden itibaren Hazinenin de müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 468.640,00 TL gecikme tazminatının (mahrum kalınan kira bedeli) 95.900,00 TL'sinin dava tarihi olan 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Mimarlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilerek davacıya verilmesine, 372.740,00 TL'sinin ise dava tarihi olan 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Kültür ... Mimarlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin, 677 sayılı KHK ile kapatılan Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneğinin malvarlığına dahil edilmesi gerektiği değerlendirilerek terkin edilmesinin Ankara Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 29.04.2019 tarihli yazısıyla Ticaret Bakanlığından istenilmesi üzerine davalı şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, ancak sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 14.12.2021 tarihli, Ankara KHK İşlemleri İl Bürosunun 14.12.2021 tarihli yazılarına istinaden, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında devir ve tasfiye yetkisinin kapatma kararı bulunan Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneği ile sınırlı olduğu, davalı şirketin ticaret siciline tescil edilerek ihya edilmesi suretiyle Hazine adına kaydı yapılan bağımsız bölümlerin şirket adına tescillerinin sağlanmasının uygun olacağı bildirilerek davalı şirketin ihyasının sağlandığı ve durumun Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bundan sonra da TTK'nın 636/3 maddesine dayalı olarak açılan davada 22.06.2022 tarihli karar ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine hükmedildiği, dava konusu taşınmazlara ait satış sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış olup, davalı ... sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, resmi senede istinaden taşınmazların tapuda davacı adına tescil edildiği, Hazine adına devrinin söz konusu olmadığı, davalı Hazinenin sorumlu tutulmasını gerektiren yasal bir dayanak bulunmadığı, bununla birlikte, 677 sayılı KHK'nın "Kapatılan ve kapsamdan çıkarılan kurum ve kuruluşlar" başlıklı 3/1 maddesi ile ekli listelerde yer alan dernekler ile basın - yayın kuruluşlarının kapatıldığı bildirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasıyla "... Birinci fıkra kapsamında kapatılan derneklere ve basın yayın kuruluşlarına ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayı hiç bir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz...." düzenlemesi getirilmiş olup, davalı şirket ortağı olan 677 sayılı KHK ile kapatılan Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneğine ait bulunan ve davalı Hazineye devrolunan mal varlığının her türlü borcundan dolayı Hazine'den bir hak ve talepte bulunulamayacağından, davalı Hazinenin dava konusu edilen tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... Hazinesi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davalı Şirket aleyhine açılan davanın kabulüne 468.640,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Maliye Hazinesi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davalı şirketin önce ticaret sicilinden terkin edildiğini sonra ihya edildiğini daha sonra ise tasfiyesine karar verildiğini, ancak davanın açıldığı tarihte şirketin tüm kontrol ve denetiminin hukuksuz olarak Hazine tarafından gerçekleştirildiğini, kapatılarak mal varlıklarına el konulan dernek adına kayıtlı olmamasına rağmen derneğin %99,99 oranındaki hissesine malik olduğu davalı şirkete ait taşınmazlara hukuksuz bir şekilde el konulduğunu, oysa hazinenin şirketteki hisseye el koyup şirketin tasfiyesini başlaması gerektiğini, hazinenin şirketi sicilden terkin ettirmesi ve taşınmazlara el koyması nedeniyle halefiyet ilkesi gereğince sorumlu olduğunu, davanın şirket yönünden tam kabulüne karar verilmiş olduğunu, lehe hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 74.269,00 TL olması gerekirken eksik ücret takdir edildiğini, Hazine yönünden husumetten red kararı verildiği için Hazine lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla ücret takdir edildiğini, aksi düşünce halinde dahi Hazine yönünden kabul edilen miktara göre 59.638,40 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazlasına hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, satım konusu taşınmazın tesliminde gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle önce davalı şirketin tüm taşınmazları Hazineye devredilerek şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ise daha sonra bunun hatalı olduğu fark edilerek şirketin ihya edilmesine ve taşınmazları iade edilerek tasfiyesinin istenmiş olmasına göre davalı ... Hazinesinin davalı şirket borcundan sorumlu tutulması için hukuki bir sebebin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... yönünden davanın kanun hükmünde kararname uyarınca husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden davalı ... lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi; ayrıca davalı şirket karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle İlk Derece Mahkemesince karar verildiği tarihte yürürlükte olan tarifeye göre hüküm altına alınmış vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1.Davacı tarafın sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davacı tarafın vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin (2/g) numaralı alt bendinin çıkartılarak yerine "g-Davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 74.269,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine," ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin (2/h) numaralı alt bendinin çıkartılarak yerine "h-Davalı ... yargılamada kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bakanlığına verilmesine", ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesineDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.