Mirasbırakanın vefatı sonrası taşınmazlarının kadastro tescili ve satışlarının iptali ile mirastan mal kaçırma iddiasının HMK 125/1 uyarınca yeniden değerlendirilmek üzere bozulması.
Özet: Mirasbırakanın ölümü sonrası taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında bazı davalılar adına hatalı tescil edildiğini ve miras kaçırma amacıyla satışlar yapıldığını iddia eden davacı, tescillerin ve satışların iptali ile taşınmazların mirasçılar adına tescilini talep etmiş; davalılar ise taşınmazların ihtiyaçtan satıldığını veya mirasbırakan tarafından taksim edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, muvazaa bulunmadığı, iyi niyetli alımlar ve bağışlar nedeniyle davayı reddetmişse de, yüksek mahkeme, yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilen bazı taşınmazlar için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125/1. maddesi uyarınca işlem yapılmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; mirasbırakan babası ... ...’ın 25.06.2006 tarihinde öldüğünü, mirasın taksim edilmediğini, kadastro çalışmaları sırasında mirasbırakanın zilyet ve tasarrufunda bulunan 1 01... ve 180 parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... adına, 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... adına, 1 01... ve 1 01... parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... adına, 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalılardan .... adına, 1 02... parsel sayılı taşınmazın muris ... ... adına tespit ve tescil edildiğini, bunlardan 1 01... parselin ... tarafından davalılardan ...'a, 1 02... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından davalılardan ...’a, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ..... tarafından davalı ...’a düşük bedelle satışlarının yapıldığını, tescillerin hatalı ve yolsuz olduğunu, tespitten sonraki satışların ise mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığını belirterek tescillerin ve tescilden sonra yapılan satışların iptali ile taşınmazların mirasçılar adına verasette iştirak halinde tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusu 1 02... ve 77 parsel sayılı taşınmazların ... tarafından dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince davaya davalı ... aleyhine tazminat davası olarak devam ettiğini bildirmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ..., ... ve ...; mirasbırakanın taşınmazlarını satarak geçimini temin ettiğini, bu sebeple kadastro tespitinden önce birtakım yerlerini bedeli karşılığında sattığını, 1984 yılında ise elinde kalan taşınmazları çocukları arasında taksim edip zilyetliğini devrettiğini, bu taksimden sonra kadastro çalışmalarındaki tespitlerin buna göre yapıldığını, ancak davacı ile dava dışı ...’in payları ile ilgilenmediklerinden tespit sırasında bunların da mirasbırakan ... adına tespit gördüğünü, sonrasında ...’ın ihtiyacı nedeniyle bu taşınmazı da sattığını, muvazaanın koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.2. Davalı ...; taşınmazları bedeli karşılığında aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ...; dava konusu taşınmazlardan 1 01... parsel sayılı taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle davalı ...’dan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIKumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; taşınırların temlikinin resmi şekle bağlı olmadığından bu konuda muvazaa iddiasının dinlenmeyeceği, çekişmeli 1 01... , 278, 280 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 02... , 45... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddi gerektiği, mirasbırakan ... ile eşi ... adına tapulu olan 1 01... parsel sayılı taşınmazdaki mirasbırakan ...’ın payının 15.08.1970 tarihinde, ....’nin payının da 21.01.1972 tarihinde ...’a, ... tarafından da dava tarihinden önce 10.09.2007 tarihinde ...’na satıldığı, ...’nun kötüniyetinin ispat edilemediği ve tenkis talebinin de bulunmadığı, 1 01... parsel sayılı taşınmazı mirasbırakan ...’ın 1968 yılında oğlu .... bağışladığı, ....’in de 29.03.1979 tarihinde davalı ...’e sattığı, mirasbırakanın iradesini bağış olarak belirttiği, tenkis talebinin de bulunmadığı, 1 01... parsel sayılı taşınmazı mirasbırakan ...’ın 1968 yılında kızı ... bağışladığı, ...’nin de 09.09.2004 tarihinde oğlu ....’a temlik ettiği, mirasbırakanın iradesini bağış olarak belirttiği, tenkis talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairenin 28.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; “ Dava konusu 1 01... , 278, 280, 186, 185, 275 parseller ile 1 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin verilen kararda isabetsizlik yoktur. Dava konusu 1 02... parsel ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazına gelince; çekişmeli taşınmazlar yargılama sırasında 3. kişilere satıldığı halde re'sen nazara alınması gereken 6100 sayılı HMK’nın 125/1. maddesi gereğince işlem yapılmaması isabetsiz olup bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Hâl böyle olunca, Mahkemece güncel tapu kayıtları dosya arasına alındıktan sonra HMK'nın 125/1. maddesi gereğince davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekir.” gerekçesiyle karar bozulmuş; davacının karar düzeltme istemi Dairenin 28.03.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince sadece dava konusu 1 02... ve 77 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen hükmün bozulduğu, anılan taşınmazların yargılama sırasında dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi üzerine davacının HMK’nın 125. maddesi gereğince seçimlik hakkını önceki kayıt malikine karşı tazminat davası olarak devam ettirdiği, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile davalı ... adına tescil edildiği, bu taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının ispat edilemediği, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın ise muris ... ... adına kayıtlı iken satış yoluyla davalı oğlu ...’a devredildiği, tanık beyanlarına göre murisin bu taşınmazı ölünceye kadar kendisinin kullandığı, taşınmazı satmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, murisin mal kaçırma amacıyla bu taşınmazı temlik ettiği gerekçesiyle dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü ile davacının miras payı karşılığı olarak 29.602,31 TL'nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, murisin gerçek iradesinin tespit edilmediğini, tüm dosyadaki deliller ile işlemlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispat edildiğini, davalının 1 02... parsel sayılı taşınmazı satın aldığını beyan ettiğini, bu nedenle davalının bu hususu ispatlaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 01... , 278, 280, 186, 1 85... parseller ile 1 02... parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın Yargıtayca onandığı ve bu parseller yönünden kararın kesinleştiğini, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu parseli murisin ihtiyacı nedeniyle davalı ...’a bedeli karşılığı sattığını, herhangi bir şekilde muvazaanın bulunmadığını, ayrıca bu parsel karşılığı olarak davacıya ödenmesine karar verilen tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporuna göre bu parselin dava tarihindeki değerinin 20.154,00 TL olduğunu, bu bedel üzerinden davacının payı oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak dava konusu tüm taşınmazların değeri üzerinden fazla tazminata hükmedildiğini, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlulukta da hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tecsil ile yargılama sırasında üçüncü kişiye devredilen taşınmazlar yönünden bedel isteğine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ... ...’ın 25.06.2006 tarihinde öldüğü, geride ilk eşi ...’den olma davacı oğlu ..., davalı oğulları ... ve ... ile dava dışı çocukları ............, ... ve ... ile dava dışı ikinci eşi ...’nin mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden muris ... ...’ın zilyet ve tasarrufunda iken 06.10.1992 tarihli adi senet ile ...’a haricen ve rızaen sattığı belirtilerek davalı ... adına tespit ve tescil edildiği ve kadastro tespitinin kesinleştiği, ...’ın da taşınmazı yargılama sırasında, 15.02.2008 tarihinde dava dışı ...’a satış suretiyle devrettiği, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden muris ... .... adına tespit ve tescil edildiği, murisin de maliki olduğu bu taşınmazı 18.04.2005 tarihinde davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiği, ..’ın ise taşınmazı dava tarihinden sonra 07.03.2008 tarihinde dava dışı ....’e satış suretiyle devrettiği, davacının 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince her iki taşınmaz yönünden davaya davalı ... aleyhine tazminat davası olarak devam ettiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında senetsizden muris ... ...’ın zilyet ve tasarrufunda iken 06.10.1992 tarihli adi senet ile ...’a haricen ve rızaen sattığı belirtilerek davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, yapılan tespitin fiili duruma ve hukuka uygun olduğu, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın ise kadastro çalışmaları sırasında senetsizden muris ... ... adına tespit ve tescil edildiği, muris tarafından taşınmazın 18.04.2005 tarihinde davalı oğlu ...’a satış suretiyle devredildiği, muris tarafından davalı oğluna yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı, yargılama sırasında taşınmazın davalı ... tarafından dava dışı ... ...’e devredilmesi üzerine davacı tarafça HMK'nın 125. maddesi gereğince davalı ... aleyhine tazminat davası olarak devam edildiği gözetilerek dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kabul edilerek davalı ... aleyhine tazminata hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Taraf vekillerinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... aleyhine taşınmazın dava tarihindeki keşfen belirlenen değeri üzerinden davacının 3/32 miras payına isabet eden bedele hükmedilmesi gerekirken, hatalı olarak dava konusu tüm taşınmazların keşfen saptanan değerleri toplamı üzerinden davacının miras payı oranında fazla bedele hükmedilmesi ve bu miktar göz önüne alınarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.Ne var ki; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile;Hükmün 1 numaralı bendinde yer alan "29.602,31 TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "1.889,43 TL" ibaresinin yazılmasına,Hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “ 2- Alınması gerekli 129,06 TL nispi harçtan peşin alınan 81,00 TL harcın mahsubu ile kalan 48,06 TL harcın davalı ...’dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından ödenen 81,00 TL peşin harcın davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına,Hükmün 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “ 3- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 2.630,05 TL yargılama giderinin (peşin harç dışındaki harçlar, tebligat gideri, bilirkişi ücreti) davanın kabul ve ret oranına göre 617,31 TL'sinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 2.012,74 TL'sinin ise davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına,Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın Kumluca 1. Asliye Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.