Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tehdit ve kişilerin huzurunu bozma suçlarından verilen beraat kararını 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğu için bozarak kamu davalarını düşürdü.
Özet: Sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından verilen beraat hükümleri, ilgili suçlar için Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, son kesici işlem olan sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar dolduğu anlaşıldığından, Yargıtay tarafından bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇLAR
: Tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozmaHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 ve 123/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 01.01.2016 tarihli sanığın sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.09.2025 tarihinde karar verildi.