Ticari alacak sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, adi ortaklığın taraf ehliyeti tartışması ve değerlendirilmesi.
Özet: Davacı şirketin, davalı borçluların 716.363,79 TL alacağa ilişkin ilamsız icra takibine yaptıkları itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle açtığı davada, mahkeme, itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığını arayarak, davalı olarak gösterilen iş ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmaması nedeniyle yasal anlamda taraf olamayacağını, bu durumun davanın esasına girilmesine engel teşkil ettiğini gerekçe olarak belirtmiştir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde, davalı borçlulardan olan alacağının tahsili amacı ile başlattığı... .... .... esas sayılı icra takibine davalı borçlular vekilinin itiraz ettiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, itirazın mesnetsiz ve kötü niyetli olup alacağı sürüncemede bırakma amacına yönelik olduğunu belirterek davalı borçluların itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
: Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... esas sayılı takip dosyası, takibin dayanağı olan işyeri teslim tutanağı ve hakediş raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı alacaklı şirketin █████/2023 tarihli toplam 716.363,79 TL alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... .... .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçluların yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin 716.363,79 TL asıl alacağın tahsili amacı ile... .... .... esas sayılı dosyası ile davalı borçluların oluşturduğu ...Ltd. Şti.- ...Ltd. Şti. ve ... A.Ş. iş ortaklığı aleyhine borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçlulara █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, alacaklı şirkete borçlarının olmadığını, bu nedenle takibe, ödeme emrine, borca ve miktarına, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğin beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklı şirket yetkilisinin İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçluların itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2013 tarih, ███████-395 Esas ve █████████ Karar sayılı ilâmında belirtildiği ve uygulamada istikrar kazandığı gibi, itirazın iptâli davasının görülebilmesi, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda (takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması ve borca itirazda icra takibinin yetkisine de itiraz edilmiş olması, idari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulması, işlemden kaldırılan takip dosyasının alacaklı tarafından yenilenmemesi gibi), itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân bulunmamaktadır.
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture'nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku EI Kitabı 2004 Bas. Sahife 137; HGK. nun 08.10.2003 tarih ve ███████¬574 E. ████████ K. sayılı içtihadı).
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesine göre adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklığın borçlu olarak gösterilmesi usûlsüzdür.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak ...Ltd. Şti.- ...Ltd. Şti. ve ... A.Ş. iş ortaklığının gösterildiği, adi ortaklığın taraf ehliyeti olmadığından takipte borçlu olarak gösterilmesinin usûlsüz olduğu, taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınacağı, geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen imkân olmadığı, HMK'nun 320/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulünde mümkün olan hâllerde dosya üzerinden karar verilebileceği ve bunun usul ekonomisi ilkesine de uygun olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Geçerli bir icra takibi olmaması nedeniyle davanın, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Dava usulden reddedilmekle, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 8.662,21 TL harçtan düşümü ile, artan 8.046,81‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!