Mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla ikinci eşinden olma oğluna düşük bedelle yaptığı taşınmaz temliklerinin muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve miras payı oranında tescili istemiyle açılan davanın esastan reddine ilişkin kararın temyizi.
Özet: Mirasçıların, ortak mirasbırakanlarının maliki olduğu taşınmazları ikinci eşinden olan oğluna mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; başlangıçta harç eksikliği nedeniyle davanın açılmamış sayılması kararı, Yargıtayca bozularak usulden geri gönderilmiş, bozmaya uyan yerel mahkeme ise yapılan yargılama sonucunda murisin mal kaçırma kastının ve temliklerin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir; davacılar, bu red kararının hatalı olduğunu, murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ve taşınmazların düşük bedelle muvazaalı olarak devredildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar; ortak mirasbırakanları ...’ın maliki olduğu 4 04... , 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 60... parsel sayılı taşınmazını ikinci eşinden olan davalı oğlu ... ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.II. CEVAPDavalı; mirasbırakanın sağlığında davacılara da bir takım kazandırmalarda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIYüksekova Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; verilen kesin süre içerisinde davacılar tarafından eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairenin 17.02.2020 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; “ ...somut olayda, davanın 1.000,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, davacıların 15.04.2015 havale tarihli dilekçe ile adli yardım talebinde bulundukları, yargılama sırasında 18.11.2015 tarihli oturumda davacıların adli yardım taleplerinin reddine karar verilerek davacılar vekiline “dava konusu taşınmazların tespit edilen değerleri göz önünde bulundurularak hesaplanan 42.462,35 TL tutarındaki peşin harcı ikmal etmek” üzere “2 haftalık kesin süre” verilerek harcın yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, 12.01.2016 tarihli celsede eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; davanın ve dava konusu taşınmazın harca esas gerçek değeri, dava dilekçesinde gösterilen değer değil keşfen belirlenen dava tarihindeki değerdir ve harca esas gerçek dava değeri olarak keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harç ikmali yapılmadıkça işin esasının incelenemeyeceği kuşkusuzdur. Böyle bir durumda mahkemece yapılacak iş, HMK'nın 150. (HUMK'un 409.) maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına; maddede belirtilen süre içerisinde harcın yatırılmadığı, dosyanın yenilenmediği anlaşıldığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinden ibarettir. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işlem yapılmaksızın doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile muris arasında herhangi bir husumet olmadığı, murisin davacılar ... ve ...'a da ölmeden önce taşınmaz verdiği, ayrıca murisin terekesinde 46 adet aktif taşınmazının olduğu, davacıların murisin ilk eşinden olma çocuğu olan ... ... .... çocukları olduğu, davalının ise murisin ikinci eşinden olan çocuğu olduğu, murisin davacı mirasçılarından mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakan ...’ın 24.10.2010 tarihinde öldüğünü, ölmeden önce bütün taşınmazlarını da düşük bedelle ikinci eşinden olan davalı oğluna devrettiğini, temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, murisin maddi durumunun çok iyi olup mal satmaya ihtiyacının bulunmadığını, davalının ise alım gücü olmadığını, mirasbırakanın ölmeden önce davalı oğlu ile birlikte yaşadığı, ikinci eşinden oğlu olan davalıyı diğer mirasçılarından üstün tuttuğu ve daha fazla mal bırakmaya çalıştığını, taşınmazların gerçek değerleri ile resmi senette gösterilen değerleri arasında fahiş fark bulunduğunu, tanık beyanları ile de muvazaa iddiasının ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden; 1921 doğumlu mirasbırakan ...’ın 24.02.2010 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk eşi ...’den olan ve kendinden önce ölen oğlu ... ...’den olma torunları davacılar .... ve ... ile ikinci eşi ...’ten olma davalı oğlu ., dava dışı ilk eşinden olma çocukları .............., kızı ...’tan olma torunları O... .. ve ... ile dava dışı ikinci eşi ... ve ...’ten olma çocukları ... ve ...’ın kaldığı, mirasbırakanın maliki olduğu dava konusu 4 04... , 3, 4, 5, 7, 9, 10, 11... parsel sayılı taşınmazları 01.07.2003 tarihinde davalı oğlu .. .....’a satış suretiyle devrettiği, yargılama sırasında dava konusu 4 04... , 7, 8, 9, 10, 11, 12... ada 19 (tevhit, ifraz ve taksim sonucu 1 60... , 35, 36... ) parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından dava dışı üçüncü şahıslara devredildiği, üçüncü şahısların da bir kısım taşınmazları dava dışı kişilere devrettiği; dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden dava konusu 4 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... .. ..., 4 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı .. .., 4 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... Koparan, 4 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... .., 4 04... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ..., 4 04... parsel ve 12 parsel sayılı taşınmazların dava dışı ... ... adlarına kayıtlı olduğu, 4 04... ve 12 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliki ... ...’nin ölümü ile mirasçılarına intikalinin yapıldığı, dava konusu 1 60... parsel sayılı taşınmazın tevhit, ifraz ve taksimi sonucu oluşan 1 60... ve 35 parsel sayılı taşınmazların dava dışı ... ... Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 1 60... parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı ... Gıda Elektronik Kuyumculuk Turizm Tekstil İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti adına kayıtlı olduğu, son kayıt maliklerinin davada yer almadığı anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta, dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.Kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, Mahkemece davacı yana tercih hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.Hâl böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtları ve dayanak tüm belgeleri (resmi akit vs.) getirtilip dava dışı kişilere devredilen taşınmazlar tespit edilerek HMK’nın 125. maddesi çerçevesinde davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı, bu yöndeki usuli eksiklik giderildikten sonra işin esası hakkında karar verilmelidir.Mahkemece değinilen husus göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.Kabule göre de; dava konusu edilen 4 04... ve 1 60... (tevhit, ifraz ve taksim sonucu 1 60... , 35, 36... ) parsel sayılı taşınmazların mirasbırakandan davalıya geçip geçmediği, mirasbırakandan davalıya geçmiş ise ne şekilde geçtiğinin saptanması için anılan taşınmazlara ilişkin ilk tesisinden itibaren tapu ve tedavül kayıtları ile akit tabloları getirtilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.