Miras kalan taşınmazların kadastro tespitiyle hibe/satış senediyle devri ve zilyetlik iddiasıyla tapu iptali ve tescil davasında kapsamlı araştırma gereği.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı, atalarından gelen ve uzun süredir kullandıkları taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalının adına hatalı kaydedildiğini iddia ederek tapu iptali ve kendi adına tescil talep etmiş, davalı ise murisin bakımı karşılığında taşınmazların kendisine hibe edildiğini veya satıldığını ve yirmi yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş ancak bölge adliye mahkemesi, taşınmazların kök muristen mirasçılara geçiş şekli, satış ve hibe senetlerindeki çelişkiler ile taşınmazların muris terekesinden çıkıp çıkmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle kararı bozarak, yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi suretiyle daha detaylı bir inceleme yapılmasını gerekli görmüştür.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 24... , 32, 48 parsel, 1 27... , 13, 32, 46, 55, 66, 70 parsel, 1 30... , 6, 14 parsel, 1 33... parsel, 1 82... parsel, 1 83... parsel, 1 28... parsel ile Kastamonu ili, .... ilçesi, .... köyü 1 04... parsel, 1 09... parsel, 1 11... , 5, 9, 14, 16, 21, 23, 27 parsel, 1 15... , 21 parsel, 1 12... ve 15 parsel, 1 09... parsel, 1 13... , 22 parsel, 1 05... parsel sayılı taşınmazların tamamının 70 yılı aşkın süredir annesi ... ve ataları tarafından kullanıldığı halde, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hatalı olarak ...'nın torunu olan davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras bırakan ...'nın mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazların kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu, bu duruma davacının ses çıkarmadığını, ayrıca davacının evlat olarak muris ...’ye karşı vazifelerini yerine getirmediğini, murisin maddi ve manevi ihtiyaçlarını kendisi ve babasının karşıladığını, murisin yaşlılık ve hastalık sebebiyle tarlaları ekip biçememesinden dolayı kendisinin tarlalarla ilgilendiğini, ekip biçtiğini, tarlaları kullandığı için 2008-2009 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında murisin taşınmazları kendisine hibe etmesi nedeniyle taşınmazların kendisi adına tespit ve tescil edildiğini, hibe sözleşmesi gereğinin taraflarca yerine getirildiğini, murisin her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları ile kendisinin ilgilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli 2018/7 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; dava konusu tüm taşınmazların öncesinde muris ...’nın babası ...’na ait olduğu, miras olarak ... ve ...’ya kaldığı, daha sonra da 02.07.2008 tarihli hibe senedi ve 05.03.2008 tarihli satış senedi ile davalıya devredildiği, yapılan işlemlerin geçerli olduğu, dava konusu taşınmazların muris ...’nın eşi ... ..., davalı ve babası tarafından kullanıldığı, 20 yılı aşkın süredir davalı ve babası ...’nın zilyetliğinde olduğu, davacının herhangi bir hak iddiasında bulunmadığı, bakım karşılığında davalıya verildiği, muris .. ve eşi ... ile davalı ve babasının birlikte yaşadıkları, davalı ve babasının muris ...’nin bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendikleri, yapılan kadastro tespit çalışmalarının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara 12. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların davacının kök murisi olan yakın muris .... babası ...'ndan kaldığı, ... 08.09.1986 tarihinde öldüğü, mirasçılarının davacı ..., davada yer almayan ..., evli olarak ölen kızı ... mirasçıları, ölü kızı ... mirasçılarından davacı yanında davaya dahil edilen ...'nın olduğu, taşınmazların ...'ndan kaldığı belirlenmiş ise de ... terekesinin taksim edilip edilmediği ya da davacının yakın murisi .. taşınmazların ne şekilde geçtiği, satış, bağış ya da taksim sonucu verilip verilmediğinin belirlenmediği, davalının gerek kök muris gerekse yakın murisin terekesine göre 3. kişi durumunda olduğu, bu durumda öncelikle TMK'nın 7 01... . maddeleri uyarınca dava koşulunun göz önünde bulundurulması gerektiği, bu nedenle öncelikle taşınmazların kök murisin terekesinden çıkarılıp çıkarılmadığı, taksim, bağış, satış vs. biçimde davacının yakın murisi .. veya ... geçip geçmediğinin araştırılarak belirlenmesi gerektiği, dosya arasında yer alan 02.07.2008 tarihli hibe senedinde, ... köyünde bulunan taşınmazlar yönünden murislerinden kalan tüm taşınmazlardaki hisselerini davalı ...'ya hibe ettiklerini imzaları ile beyan eden mirasçılar ... ile ... iken 05.03.2008 tarihli satış senedinde murisinden ... köyünde kendisine intikal eden tüm taşınmazlardaki hisselerinin tamamını bedeli mukabilinde davalı ...'a sattığını, parasını aldığını, kadastro geldiğinde kendi adına yazdıracağını imzası ile sadece ...'nın beyan ettiği şeklinde açıklama yapıldığı, ancak yargılama sırasında senetler arasındaki farklılık üzerinde durulmadığı, .... köyündeki taşınmazlar ile ... köyündeki taşınmazların kök muristen ne şekilde mirasçılara geçtiği hususlarının gereği gibi araştırılıp belirlenmediği, bu nedenle belirlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HMK'nın 240, 2 43... . maddeleri uyarınca davetiyeyle keşif yerine çağırılarak dinlenmeleri, ... ve ... köylerindeki taşınmazların ayrı ayrı kök muris ...'ndan kime ve ne şekilde kaldığı, satış, bağış, taksim vs. gibi olgular yönünden tereddüte meydan vermeyecek biçimde ayrıntılı ve olaylara dayalı beyanlarının alınması, taksim ya da pay satışı suretiyle intikal söz konusu olup olmadığının tanıklardan ayrıntılı olarak sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında aykırılık çıktığı takdirde HMK'nın 261. maddesi hükmü göz önünde tutularak aykırılığın giderilmesine çalışılması, alınacak beyanlara göre, dayanılan 02.07.20 08... .03.2008 tarihli senet kapsamlarının değerlendirilmesi, yine taksim, satış, bağış söz konusu olup olmadığının belirlenmesine göre, murisin terekesi yönünden dava koşulunun göz önünde tutulması, ondan sonra varılacak sonuca göre iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların muris .... babası ...'ndan kaldığı, ...'nun yerlerinin ... ve kardeşi ... kaldığı, ... ve ... iki erkek kardeş ile evlendikleri, eşlerinin, taşınmazları aralarında taksim yaptıkları, dava konusu taşınmazların ... kaldığı, ... dava dışı başka taşınmazlar aldığı, tanık anlatımlarına göre .... ölmeden önce yatalak hasta olduğu, davacının aile içi küslük nedeniyle köye gelip - gitmediği ve annesi olan ... ile ilgilenmediği, ... oğlu Kemal ve davalı olan torunu ..... baktığı, ... ... kendisine bakması nedeniyle dava konusu taşınmazları ... verdiği, yatalak hasta olması ve kendisiyle ilgilenilmesi nedeniyle bu verme - bağış işleminin karşılıklı olduğu ve sonrasında dava konusu taşınmazların 20 yılı aşkındır davalı ve babası ...'nın zilyetliğinde olduğu, davacının herhangi bir hak iddiasında bulunmadığı, dava konusu taşınmazların bakım karşılığında davalıya verildiği, davalı ve babasının muris ...'nın bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendikleri, yapılan kadastro tespit çalışmalarının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların öncesinde muris ...’na ait olduğu, murisin 1986 yılında ölümü üzerine mirasçıları arasında yapılan taksim sonucunda dava konusu taşınmazların murisin kızı Reşide’ye isabet ettiği, ...’nin, sağlığında çekişmeli taşınmazları davalıya bağışladığı ve zilyetliğini devrettiği, bu durumda taşınmazların artık tereke malı olmaktan çıktığı, davacının miras yoluyla gelen bir hakkının kalmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazların kadastro sırasında herhangi bir belgeye dayanmaksızın belgesiz iktisap nedeni ile davalı adına tespit ve tescil edildiği, kadastro öncesi taşınmazlar tapusuz yerlerden olup menkul niteliğinde bulunduğundan yapılan harici satış, bağış, devir ve teslimle TMK'nın 763. maddesi uyarınca mülkiyetin alıcılara geçtiğinin kabulü gerektiği, satış veya bağış doğrulandıktan sonra yazılı delil niteliğinde bulunan satış veya bağış senedinin doğru olup olmadığı veya geçerli bir nitelik taşıyıp taşımadığının bir önemi bulunmadığı, tapusuz taşınmazlar taşınır niteliğinde kabul edildiğinden buna ilişkin iddiaların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. fıkrası uyarınca yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, muris ...’nın babasından kalan evde eşi, davalı torunu ve davalının babası Kemal ile birlikte yaşadıklarını ve murisin babasından kalan taşınmazları ekip dikerek geçimlerini sağladıklarını, davalının ise Kastamonu merkezde ikamet ettiğini ve orada çalışarak geçimini sağladığını, zaten davalının babası ..’in murisin tüm malvarlığından istifade ettiğini, davacının yok sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların 70 yılı aşkın zamandır davacının annesi ve ataları tarafından kullanıldığını, tanık beyanları ile de işlemlerin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığının açık olduğunu, ...’nin davacı kızı ve oğlu arasında husumet çıkması üzerine oğlu ...’in baskısı ile dava konusu taşınmazları davalı adına tespit ve tescil ettirdiklerini, ..’nin geriye başka hiçbir taşınmazının kalmadığını, murisin kadastro tutanaklarına dayanak hibe senedini düzenlediğinde 80 yaşında olduğunu, okuma - yazma bilmediğini, yapılan hibe senedinin geçerli olmadığını, davalının kazandırıcı zamanaşımı süresince taşınmazlara zilyet olmadığını, taşınmazları zaten davalının babası Kemal’in kullandığını, tüm işlemlerin davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak için yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nun 1986 yılında ölümü ile geriye Şerife’den olma evlatları ..., ... ve ...’nın kaldığı, Atiye’nin 1960 yılında çocuksuz olarak öldüğü, Reşide’nin 2016 yılında ölümü ile geriye davacı kızı ... ve oğlu ...’nın mirasçı olarak kaldığı;2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda;- Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 24... , 32, 48 parsel, 1 27... , 13, 32, 46, 66, 70 parsel, 1 30... , 6, 14 parsel, 1 33... parsel, 1 82... parsel, 1 83... parsel, 1 28... parsel sayılı taşınmazlar, ...'nun 20 yılı aşkın zilyetliğinde iken 08.09.1986 tarihinde ölümü ile mirasçıları olan ..... ve ...'yı terk ettiği, adı geçenlerin bu yere iştirak halinde malik iken hisselerini 02.07.2008 tarihli senet ile ...'ya hibe ederek zilyetliklerini devrettikleri belirtilerek senetsizden davalı ... adına,- Kastamonu ili, Merkez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel, 1 09... parsel, 1 11... , 5, 9, 14, 16, 21, 23, 27 parsel, 1 15... parsel, 1 12... , 15 parsel, 1 09... parsel, 1 13... , 22 parsel, 1 05... parsel sayılı taşınmazlar, .. kızı ...'nın 20 yılı aşkın süre zilyetliğinde iken 05.03.2008 tarihli satış senedi ile bedeli mukabilinde ...'ya satarak zilyetliğini devrettiği belirtilerek senetsizden davalı ... adına,- Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmaz ve Kastamonu ili, .. ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... parsel sayılı taşınmazlar ise, ... oğlu Kamil Külfetoğlu’nun 20 yılı aşkın zamandır zilyetliğinde iken, 01.01.1990 tarihinde taşınmazı 4 pay itibari ile, 1 payını ...’na, 1 payanı ... oğlu ... ...’na, 2 payını da ... oğlu ...’ya hibe ettiği belirtilerek belgesizden 1/2 payının davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tutanaklarının 26.12.2008 - 26.01.2009 tarihleri arasında askı ilanına alındığı, süresi içerisinde kadastro tespitine itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.