Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verirken nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetini onamıştır.
Özet: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinde, katılan vekilinin temyiz başvurusu süresinde yapılmadığı için reddedilmiş; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü, suç tarihi hatası düzeltilerek onanmış; ancak resmi belgede sahtecilik suçunda ise, kanunda öngörülen dava zamanaşımı süresi dolduğundan hükmün bozulmasına ve bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı katılan vekilinin ise hükmü süresinden sonra temyiz ettiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1.Katılan Vekilinin Temyizine Yönelik İncelemede,Katılan vekilinin yüzüne karşı 12.12.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal yasal süresinden sonra 06.01.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,2. Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ;Gerekçeli Karar başlığında sehven "01.05.2008" şeklinde yazılmış olan suç tarihinin mahallinde suça konu senedin düzenleme tarihi olan "14.08.2008" olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,3. Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ;Sanığın yargılama konusu resmi belgede sahtecilik eylemi için suç tarihinde belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.