Tapu iptali ve tescil davasında, gecekondu ve imar affı kapsamındaki taşınmazın 2981 sayılı yasa uyarınca davalı adına hatalı tescilinin yolsuz olmadığına dair ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, bir belediyenin, 2981 sayılı yasa kapsamında davalıya hatalı olarak satıldığını iddia ettiği taşınmazın tapu kaydının iptali ve kendi adına tescili talebiyle açılmış olup, taşınmazın bir bölümünde dava dışı üçüncü bir kişinin de gecekondusunun bulunması nedeniyle satış işleminin yanlış yapıldığı ileri sürülmüştür; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, davalıya yapılan tapu tahsis belgesine dayalı satış işleminin idari bir işlem olarak geçerliliğini koruduğunu ve bu nedenle davalı adına yapılan tescilin yolsuz olmadığını belirterek davacının tapu iptali ve tescil talebini reddetmiş, üçüncü kişinin mirasçısının istinaf aşamasındaki davaya müdahale talebi de usuli eksiklik nedeniyle geri çevrilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 30 45... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ... ve dava dışı ...’a ait iki adet gecekondu bulunmasına rağmen davacı tarafından sehven taşınmazın tamamının davalı ...’a satışının yapıldığını, ancak dava dışı ... tarafından da dava konusu taşınmazda gecekondusu bulunduğu ve imar affından yaralandığı ileri sürülerek hak talebinde bulunulduğunu, yapılan hatalı işlemin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu 30 45... parsel sayılı taşınmazın takyidatlardan ari olarak tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının 2981 sayılı Yasa'nın kendisine sağladığı haklardan yaralanmak üzere 02.05.1983 tarihinde İstanbul Valiliği ve .... Belediye Başkanlığına, .... Mahallesi ... Sokak No: 4 adresindeki yapısının hak sahipliği için başvuruda bulunduğunu, ... Belediye Başkanlığının 30 45... parsel sayılı taşınmazı 2981 Sayılı Kanun'da değişiklik yapan 3290 sayılı Yasa uyarınca 03.02.1992 tarihinde 2.726,500 TL bedelle davalıya sattığını, davalının satış bedelini sözleşmede belirlenen sürede ödediğini, ... Belediye Başkanlığının taşınmazın davalıya satışını gerçekleştirdiği sırada dava dışı ...'ın da 29.08.1984 tarihli müracaatı olduğunu bildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davalının iyi niyetli olarak dava konusu taşınmazı 27 yıldır kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif sonucu dava konusu taşınmazın 21.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfli Kırmızı boyalı 116, 00... alanlı kısmının ..., (B) harfli Sarı boyalı 171, 00... alanlı kısmının ... tarafından bina ve bahçe olarak kullanıldığının belirlendiği, buna rağmen taşınmazın tamamının 2981 sayılı Yasa kapsamında ...'a devredildiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi (28.06.2019) itibari ile değerinin 574.000,00 TL olarak tespit edildiği, davalı adına yapılan devir/satış işleminin 2981 sayılı Kanun'un 10.maddesine göre yapılan bir satış olduğu, satış bedelinin davalı tarafça Belediyeye ödendiği, dava dışı ...'ın davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde şagil kaydı ya da tapu tahsis belgesi şerhi bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davalı adına yapılan tescilin yolsuz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve ihbar olunan ... mirasçılarından ... tarafından da davaya davacı yanında katılma ve istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 30 45... parsel sayılı 287, 00... alanlı taşınmazın tamamında hak sahibi olmadığı halde tapu tahsis belgesine istinaden tamamının davalı adına 2981 sayılı Yasa kapsamında hatalı olarak tescil işleminin gerçekleştirildiği, ancak dava dışı ...'ın taşınmaz üzerinde gecekondusu bulunması ve diğer şartları taşıması nedeniyle tapu tahsis belgesi bulunmasa da hak sahipliği nedeniyle taşınmazda bir kısım yerin onun adına tescil edilmesi gerektiği, bu işlemin sağlanabilmesi için dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tekrar davacı ... adına tescil edilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı, dava konusu taşınmazın tapu tahsis belgesine istinaden 2981 sayılı Kanun'un 10.maddesi kapsamında davalıya satışı yönündeki idari işlem ayakta olduğundan davalı adına tescilinin yolsuzluğundan söz edilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus görülmediği, diğer yandan davanın ihbar edildiği ...'ın istinaf aşamasında ölümü nedeniyle mirasçılarından ... tarafından davacı yanında davaya katılma ve istinaf başvurusunda bulunulmuşsa da HMK'nın 357/(1) maddesi gereğince istinaf aşamasında davaya müdahalede bulunmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunan ... mirasçılarından ...’in davaya müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, dava dışı ...’ın 2981 sayılı Kanun'un 10.madde ek cümlesi gereğince doğrudan tapu tahsis belgesi olmasa bile kanun gereğince hak sahibi olduğunu, dava dışı ...’ın davacı kuruma verdiği 13.02.2019 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmaz üzerinde binasının bulunduğunu, ancak taşınmazın tamamının davalı ...’a satıldığını, davalı adına yapılan hatalı tescilin iptali ile taşınmazın adına tescili talebinde bulunduğunu, bu talep üzerine davacı kurum teknik personellerince keşif yapıldığını ve dava konusu taşınmaz üzerinde iki adet gecekondu bulunduğu halde sehven taşınmazın tamamının bir hak sahibine, davalı ...’a satıldığının tespit edildiğini, ancak dava konusu taşınmazın her iki gecekondu sahibi adına tescil edilmesi gerektiğini, davalı ... adına yapılan tescil işleminin yolsuz olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davacının ise iyi niyetli olup, hatalı işlemlerin düzeltilmesi için çaba sarfettiğini, taşınmaz üzerinde gecekondusu bulunan ...’ın tapu tahsis belgesi almaya hak kazanmış bir hak sahibi olduğunu, taşınmazdaki binaya ait vergi kaydı ile elektrik ve su aboneliğinin bulunduğunu, Belediyenin 04.02.2021 tarih ve 67 sayılı Encümen Kararı ile 2981 sayılı Yasa ve bu Yasa'nın bazı maddelerini değiştiren 32 90... sayılı Yasalar uyarınca hak sahibi olan kişilere satış işlemlerinin yapılmasına karar verildiği, ...’ın da dava konusu taşınmaz üzerinde anılan kanun hükümleri gereğince hak sahibi olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 30 45... parsel sayılı taşınmazın Kartal Belediye Başkanlığı adına kayıtlı iken, 06.03.19 92... yevmiye nolu resmi senetle 2981 sayılı Kanun'da değişiklik yapan 3290 sayılı Kanun gereğince satış suretiyle davalı ...’a devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!