Adana BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu cismani zarar tazminatında narkozlu ifade ve tanık beyanları değerlendirmesiyle istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan davacının, ilk derece mahkemesinin tazminat talebini reddeden kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır. Davacı, park halindeki aracına çarpan motosikleti durdurmak amacıyla araçtan indiğinde, arkadan gelen başka bir motosikletin kendisine çarpmasıyla ağır yaralandığını iddia etmektedir. İstinaf dilekçesinde, ameliyat sonrası narkoz etkisi altında verdiği ilk ifadenin yanlış yorumlandığı, tanık ifadelerindeki küçük çelişkilerin aleyhine değerlendirildiği ve kazaya karışan faillerin tespitine yönelik yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 05.10.2023
NUMARASI
: ███████ Esas, ████████ Karar
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: Güvence Hesabı -
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin, 05.10.2023 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun 07.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını ve kalçasında kırıklar oluştuğunu, müvekkilinin kullandığı ... plakalı araca yoldan geçen bir motosiklet çarptığını, müvekkilinin bu motosikleti aramak için yola indiği anda arkasından bir başka motosikletin müvekkiline çarparak söz konusu kazanın meydana geldiğini ve müvekkilinin ciddi bir şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazadan sonra müvekkili dosya kapsamında yer alan hastane evraklarından da anlaşılacağı üzere; ameliyattan çıktıktan hemen sonra kolluğun nöbet değişimlerini bahane ederek müvekkilinin narkoz etkisindeyken ifadesinde başvurduklarını, doktorun ve müvekkilinin eşi ...'nun itirazlarına rağmen kazayı kendilerince kurgulayıp tutanağa geçirmişler ve imzalatmış olduklarını, gerekçeli kararda narkozun etkisiyle alındığından bahisle olaydan çok sonra savcılığa dilekçe verildiği belirtilip bunun müvekkili aleyhine yorumlandığını ancak müvekkilinin bu durumu öğrendikten hemen sonra savcılığa dilekçe vermiş olduğunu, üstelik savcının talimatından hemen sonra tanıklarını da savcılığa bildirdiğini, zira olaydan sonra müvekkiline görgü tanığı olup olmadığının kollukça sorulmamış ve araştırılmamış olduğunu, tanıkların ifadelerinden mahkemece sadece önemsiz bir ayrıntı olan olan motosikletin vitesli olup olmaması konusunun mahkemece çelişki olarak değerlendirip müvekkili aleyhine yorumlamasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yaklaşık 2-3 yıldır süren soruşturma kapsamında müvekkiline çarpan ve yaralanmasına neden olan motosikletler ve failler bulunamadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, maluliyete bağlı maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;
Somut olayda; 07.02.2020 günü saat 21
:45 sıralarında ... Mahallesi, ... Caddesi No:22 önün, ... karşısında, park halinde olan ... plakalı aracının sol arka tampon kısımlarını kırmızı renkli bir motosikletin çarpması neticesinde maddi hasarı kaza meydana gelmiştir. Bu husus istinaf ve uyuşmazlık dışındadır.
Bu kazanın devamında ikinci kaza olarak değerlendirilen hususun nasıl gerçekleştiği uyuşmazlık ve istinaf konusudur.
Olayın devamında, park halindeki ... plakalı aracının içerisinde oturan davacı ... aracına çarpan ve kaçan motosikleti durdurmak amacıyla arkasından koştuğu ve motosiklet arkasında yolcu olarak bulunan şahsı tuttuğu ancak motosikletin seyrine devam etmesiyle yer sürüklendiği ve kalçasını kaldırama çarparak yaralanması ile sonuçlanan ikinci kaza meyda geldiğini 08.02.2020 tarihli kolluk vasıtası ile müşteki sıfatı ile verdiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı vekili iş bu ifadesini gerildiği trafik kazasından sonra gerçekleşen ameliyattan sonra narkozun etkisi ile verdiğin beyan etmiş ise de; daha sonra savcılık aşamasında verdiği beyanlar ve yine iş bu yargılama esnasında dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğnide duruşmada dinlenen tanık ... ... önce vitesli bir motosikletin davacının aracına arkadan çarptığını, sonra başka bir 125 cc'lik aracın davacıya sol tarafından çarptığını beyan ettiği; tanık ... ise davacının aracına arkadan çarpan motosikletin scooter tarzı bir motosiklet olduğunu, davacının araçtan inmesi üzerine davacıya çarpan aracın vitesli motosiklet olduğunu beyan ederek çelişkiye düştükleri anlaşılmakla olayın gerçekleşme biçiminin davalının kolluk aşamasında 08.02.2020 tarihli beyanına göre gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Bu kabule göre olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur durumunun değerlendirildiğinde; kolluk tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutana başvuranın bilgisi olmadan kendi adına tanzim edildiği, kazanın yerleşim yeri içinde, gece vakti park halindeki araca arkadan çarpma ve kaza yerinden firar etme şeklinde meydana geldiği, devamında park halindeki ... plakalı aracının içerisinde oturan davacı ... aracına çarpan ve kaçan motosikleti durdurmak amacıyla arkasından kostuğu ve motosiklet akasında yolcu olarak bulunan şahsı tuttuğu ancak motosikletin seyrine devam etmesiyle yer sürüklendiği ve kalçasını kaldırama çarparak yaralanması ile sonuçlanan ikinci kazada, birinci kazanın oluşması ile oturduğu aracından inerek motosikletin akasına koşup arkadan tutarak durdurmaya çalıştığı sırada kendi can güvenliğini bilerek tehlikeye attığı ve motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan şahıstan tutunduğu ancak motosiklet sürücüsü seyrini sürdürerek kaçmaya devam ettiği sırada motosikletten irtibatı kesilmesi ile düşerek kalçasını kaldırıma çarpıp yaralandığı ikinci olayda bir kusurun varlığından söz edilmesi mümkün bulunmadığı, bu bağlamda ikinci kazada yaya konumunda bulunan başvuranın aracına arkana çarpıldıktan sonra seyir halinde bulunan motosikletin arkasından koşarak tehlikenin farkında olduğu, bilerek isteyerek motosikletin arkasında yolcu şahsı tutarak motosikleti durdurmaya çalıştığı sırada, düşüp kedisinin, motosiklet sürücüsünün ve yolcunun yaralanabileceği bildiği halde, hem motosiklet sürücüsü hem de yolcu konumunda bulunan başvuran eylemine kasıtlı olarak devam ederek yaralanma ile sonuçlanan olayda davalının sorumluluğunda kabul edilebilecek bir kusurdan bahsedilemeyeceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 04.12.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!