Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık suçundan bölge adliye mahkemesince onanan mahkumiyet kararını, sanığın delil yetersizliği temyiz iddialarını reddederek kesinleştirdi.
Özet: Dolandırıcılık suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyetin istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 4 yıl 6 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezasına yükseltilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi sonrasında, sanığın delil yetersizliği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtayın, yargılama sürecinin hukuka uygun olduğunu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini tespit ederek temyiz istemini reddederek Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkumiyetYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇDemre Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde katılan vekili ve sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157, 43, 52, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraati yerine, delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı verilen kararın resen nazara alınacak sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.