Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasında alkollü sürücüden kaynaklanan rücu hakkı ve itirazın iptali davasına dair gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, bir sigorta şirketinin, alkollü olduğu iddia edilen sürücüsü tarafından üçüncü bir kişiye kaza sonucu verilen zarar nedeniyle ödemek zorunda kaldığı tazminat bedelini araç sahibinden rücuen talep etmesi üzerine, davalı araç sahibinin bu alacağa ilişkin başlattığı icra takibine yaptığı itirazın kaldırılması, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile davalı malvarlığına tedbir konulması talebinde bulunulan bir itirazın iptali davasıdır; davalı ise alkolün tek başına rücu sebebi olmadığını, kazanın salt alkol etkisiyle gerçekleştiğine dair uzman kusur raporu gerektiğini ve uzun süreli kira sözleşmelerinde işleten sıfatının kiracıda olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: ... - ...
DAVALI
: ... - ...
...
VEKİLİ
: ... - ...
İHBAR OLUNAN
: ... - ...
...
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2022
KARARIN
YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket sahibi ...'ün sürücüsü olduğu ve müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın █████/2019 tarihinde ... isimli şahsa çarptığını ve şahsın malul kalmasına sebep olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle müvekkili şirketin █████/2021 tarihinde tazminat ödemek zorunda kaldığını, aracın sevk ve idaresindeki ...'ün olay esnasında alkollü olduğunu, söz konusu kazanın alkolün etkisiyle sürücünün sürüş güvenliğini sağlayamaması sebebiyle meydana geldiğini, bu sebeplerden ötürü müvekkili şirket adına rücu hakkı doğduğunu ve ödediği tazminatı bu kapsamda davalıdan isteyebileceğini, davalı şirketin müvekkili şirketin ödeme taleplerini kabul etmediğini, tam kusurlu olmasına rağmen icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma ihtimalinin mümkün olduğunu, borçlunun borcunu ödememesi ve mallarını satmaya başlamasından dolayı müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesinin tehlikeye düşeceğini, bu nedenle borçlunun taşımazlarına, banka hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına tedbir kararı konulmasını, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücünün sadece alkollü olmasının tek başına rücu sebebi olamayacağını, bu sebeple nörolog bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden ...'ün kazayı salt alkol etkisi altında gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunun değerlendirildiği bir kusur raporu düzenlenmesi gerektiğini, uzun süreli kira sözleşmesinin tarafı olan kiracı ...' ün alkollü olmasını gerekçe göstererek müvekkilinden talep ettiği meblağın rücu edilebileceği ifade edilmiş ise de, sürücünün sadece alkollü olmasının tek başına rücu sebebi olmayacağının, uzun süreli kira sözleşmelerinde işleten sıfatının kiracıda olduğunu, rücuen tazminat taleplerine ilişkin olarak icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, açılan açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, █████/2022 tarihli, 159.877,00 TL asıl alacak ve 21.276,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 181.153,78 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının (davalı şirket nezdinde trafik sigortası temin olunan ... plakalı araçla ilgili 06.09.2019 tarihli trafik kazasında ... İsimli şahısta meydana gelen maluliyet kapsamında davacı şirket tarafından 05.04.2021 tarihinde ödenen 159.877,00 TL tazminat alacağı), 159.877,00TL 05.04.2021 tarihli rücu alacağı (istenen: Yıllık Reeskont Avans) 21.276,78 TL takip öncesi işlemiş faiz 181.153,78 TL toplam alacağın oluşturduğu anlaşılmıştır.
Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiş, alacaklısı ..., borçlusunun ... olduğu, 108.433,10 TL maddi tazminat, 3.334,30 TL yargılama gideri, 14.251,14 TL ilam vekalet ücreti ve 9.304,45 TL maddi tazminat işlemiş faizi olmak üzere toplam 135.322,99 TL'lik para borcuna veya teminat verilmesine veya bir işin yapılması veya yapılmamasına, irtifak hakkının veya gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına ilişkin ilamların yerine getirilmesinde icra emri yoluyla başlatılmış █████/2021 tarihli takip olduğu; Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021/... karar sayılı, █████/2021 karar tarihli ilamından kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
İİK 67. maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Davacının davasını süresi içinde açmış olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür.
... Asayiş Şube Müdürlüğü'ne, ... Genel İcra, Sigorta Tahkim Komisyonuna, ... 5.İcra Müdürlüğü'ne, Türkiye Noterler Birliği'ne, ...'ye ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, ... SGK İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Olay tarihli Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK'nın madde "52/1-A ve 56/c ile 48/5 maddelerini (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak, önünde giden araçları yeterli ve güvenli mesafeden takip etmemek, alkollü araç kullanmak) kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ... ile park halinde bulunan ... plakalı motosikletin kazaya etken kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen hükme esas almaya elverişli trafik kusur bilirkişisi, nöroloji uzmanı hekim bilirkişi ve sigortacı bilirkişiden oluşan heyet bilirkişisi raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ün %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı E3 tekerlekli elektrikli bisiklet sürücüsü ...’ın kazanın oluşumuna etken kusurunun bulunmadığı, dava konusu kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinin bulunduğu tespit edildiğine göre; davacı trafik sigortacısı KMAZMSS Genel Şartlarının B.4.c. maddesi hükmüne ve Yargıtay içtihatlarına göre kendi akidi olan sigorta ettiren davalı ...’ne karşı rücu hakkına sahip olduğunun kabulü gerektiği, davacı ...’nın icra dosyasından talep etmiş olduğu faiz tutarı, hesaplanan tutarın üstünde olduğundan, Adana Genel İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunun tespit edildiği, takip tarihi itibarı ile dosya alacağının; 159.877,00 TL asıl alacak, 11.635,01 TL 05.04.2021-21.01.2022 arası işlemiş faizi olmak üzere toplam 171.512,01 TL olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan davalı şirket, aracın uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle işleten sıfatının kiracıya geçtiğini, bu nedenle sorumluluğun kiracı ...'e ait olup şirketlerinin sorumluluklarının bulunmadığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında mevcut olan █████/2019 tarihli araç kiralama sözleşmesi incelendiğinde davalı şirket ile dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ... arasında imzalanmış █████/2019 başlangıç- █████/2020 bitiş tarihli kira sözleşmesi olduğu, davalı tarafça dosyaya bu delili destekler mahiyette başkaca delil, fatura vs. de sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. Zira Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamında; "Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır..." hükmü mevcuttur. Her ne kadar davalı tarafça imzalanan araç kiralama sözleşmesi (1 yıllık) uzun süreli ise de; mahkememizce re'sen yazılan müzekkereye cevaben ... Asayiş Şube Müdürlüğünce dosyaya sunulan belgelerde kiralama sözleşmesini kapsar 1 yıllık süre içerisinde ... plakalı aracın davalı şirketçe farklı tarihlerde farklı kişilere kiralanmış olduğu ve davalının araç kiralama işiyle iştigal etmekte olup söz konusu araçtan ekonomik yönden yararlanmayı (kira sözleşmesi süresince de) sürdürmekte olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı █████/2021 Tarihli ilamında; "..."İşletenlik" doğrudan "taraf" koşuluyla ilgilidir. "İşletenlik" sıfatına sahip olmayana, "işletenin sorumluluğu" kuralına göre dava açılamaz. "Taraf koşulu"nun gerçekleşip gerçekleşmediği mahkemece re'sen araştırılmalıdır. 2918 sayılı Kanunun 3'üncü maddesine göre, uzun süreli kira sözleşmesi, araç malikinin işletenlik sıfatını ortadan kaldırır ve bu sıfatı aracı uzun süreli kira sözleşmesiyle kullanana aktarır. Somut olayda; davalı vekilinin kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın kazadan evvel 24.04.2018 tarihinde kaza anında araç sürücüsü olan dava dışı ... 'a 6 ay süre ile kiraladığını ve bu durumu ilgili Emniyet Müdürlüğünün (KABİS) kiralık araç bilgi sistemine 24.04.2018 tarihinde bildirdiği ve yine bu kira ilişkisinin ilgili sistemden 12.06.2018 tarihi itibarile sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Ancak dosyada mevcut kira sözleşmesi, KABİS kayıtları, aracı kiralayan dava dışı ... 'nın aracı 1 ay 12 gün boyunca kullandığı, davalının araç oto kiralama işi ile iştigal ettiği hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının işletenlik sıfatı yönünden artık araç üzerindeki fiili hâkimiyeti devam ettiği ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanmayı sürdürdüğü, keza aracın 18.09.2018 tarihinde (davalının dayandığı kira sözleşmesi süresi içinde) üçüncü bir kişiye tekrar kiralandığı, artık iktisaden yararlanan davalının işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekeceğinden, davalının iş bu dava yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla istinaf başvurusu haksız bulunmuştur..." şeklinde hüküm kurulmuş olduğu görülmüştür. Buna göre, iş bu dava dosyamız yönünden de davalının araç işleten sıfatının devam etmekte olduğu ve davacı tarafça ödenen tazminattan davalının sorumluluğunun mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, davalı şirkete ait ... plakalı aracın, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeyken █████/2019 tarihinde ... isimli şahsa çarptığı ve şahsın malul kalmasına sebep olduğu, meydana gelen olay nedeniyle şirketçe █████/2021 tarihinde tazminat ödendiği, aracın sevk ve idaresindeki ...'ün olay esnasında alkollü olduğu ve söz konusu kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiği belirtilerek davacı şirket adına rücu hakkı doğduğunun ve davacının ödediği tazminatı bu kapsamda davalıdan isteyebileceği belirtilerek davacı tarafından Adana Genel İcra Dairesinin 2022/... Sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, takibe itiraz üzerine takibin durduğu, dosyaya celp edilen edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli █████/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ün %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı E3 tekerlekli elektrikli bisiklet sürücüsü ...’ın kazanın oluşumuna etken kusurunun bulunmadığı, dava konusu kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinin bulunduğu tespit edildiğine göre; davacı trafik sigortacısı KMAZMSS Genel Şartlarının B.4.c. maddesi hükmüne ve Yargıtay içtihatlarına göre kendi akidi olan sigorta ettiren davalı ...’ne karşı rücu hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacı ...’nın icra dosyasından talep etmiş olduğu faiz tutarı, hesaplanan tutarın üstünde olduğundan, Adana Genel İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olduğunun tespit edildiği, takip tarihi itibarı ile dosya alacağının; 159.877,00 TL asıl alacak, 11.635,01 TL 05.04.2021-21.01.2022 arası işlemiş faizi 171.512,01 TL olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, rapor hükme esas alınarak açılan davanın kısmen kabulü ile; davalının Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 159.877,00 TL asıl alacak ve 11.512,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.512,01 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine, davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin alacak likit olmadığından reddine, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle;
Davalının Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 159.877,00 TL asıl alacak ve 11.512,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 171.512,01 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine,
Davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin alacak likit olmadığından reddine,
Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gereken 11.715,98 TL karar harcının, peşin alınan 2.187,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.548,09 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.250,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geri kalan 70,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 26.726,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.187,89 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6,00 TL dosya masrafı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 136,50 TL davetiye gideri ve 0,75 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.393,25 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 3.213,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, ihbar olunanın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Not
: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!