İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taraflar arasındaki ticari mal alım satımından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, taraflar arasındaki ticari mal alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağının tahsili üzerinedir. Davacı şirket, davalının mal bedellerini ödemeyi geciktirip sonunda tamamen durduğunu, icra takibi başlattığını ve davalının faturalara haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı şirket ise, ticari ilişkinin davacının ayıplı mal göndermesiyle sonlandığını, borcun halen ödenmekte olduğunu ancak başlatılan takibe konu alacağın henüz muaccel olmadığını, Türk Ticaret Kanununa göre ödeme vadesinin gelmediğini savunarak davanın reddini istemektedir. Uyuşmazlık, alacağın muaccel olup olmadığı ve faturaların geçerliliği etrafında yoğunlaşmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında mal alım-satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete farklı zamanlarda önce ödemeler geciktirilmeye başlandığını daha sonra ise yapılan ihtarlara rağmen faturaların ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı şirketten faturaya dayalı ve ödenmemiş olan 33.658,47TL alacağı bulunmakta olduğunu, söz konusu alacak cari hesap föyü ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile sabit olduğunu, söz konusu bakiye alacak davalı şirket tarafından ödenmediğinden alacağın tahsili için 26.08.2024 tarihinde ... 33. İcra Müdürlüğü ... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalı tarafça söz konusu faturalara itiraz edilmediğini ve faturaların her iki tarafın ticari defterlerine işlendiğini, davalı tarafça da faturalar kabul edilmişken icra takibine itiraz edilmiş olması haksız ve kötü niyetli olduğunu bu nedenlerle; İtirazın iptali ile takibin devamına,davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davacı şirket arasında uzun süredir ticari mal alım-satım ilişkisi olduğunu, her iki tarafta bu ticari ilişkiyi aralarında herhangi bir ticari sözleşme olmaksızın dostluk ilişkisine bağlı olarak gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin davacı şirketten tedarik ettiği malların ödemesi de yine bu dostluk ilişkisine dayalı olarak herhangi bir ödeme günü belirlenmeksizin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ne var ki davacı şirketten müvekkili şirkete gönderilen malların son zamanlarda çürümüş, bozulmuş, ezilmiş olarak göndermesi üzerine müvekkili şirketin davacı şirket ile daha fazla ticari mal alım-satım ilişkisine devam etmek istemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin davacı şirketten mal tedarik etmeyi bıraktığını, müvekkili şirketin davacı şirketten mal tedarik etmeyi bırakması ile müvekkili şirket bakiye cari borcunu ödemeye devam etmiş ise de davacı şirket haksız ve kötü niyetli olarak 26.08 2024 tarihinde ... 33 İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili söz konusu borcu ödeme içerisindeyken davacı şirket sırf müvekkili şirketin aralarındaki ticari ilişkiye devam etmemesi üzerine kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, ancak başlatılan icra takibine konu olan alacak henüz muaccel bir alacak olmadığını, TTK md 94 kapsamında hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamülün olmaması halinde takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması gerektiği hükme bağlanmış olup, işbu madde hükmü gereğince müvekkilinin borcu ödemesi için son günü 31.12.2024 tarihi olduğunu, muaccel olmayan, vadesi gelmeyen bir alacak için davacı taraf haksız ve kötü niyetli icra takibi başlattığını, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Davacı vekili davalı ile aralarındaki mal alım satım ilişkisi uyarınca davacının edimini yerine getirmesine rağmen, davalının bedel ödeme borcunu kısmen yerine getirmediğini, bir kısım fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, son faturaların ise hiç ödenmediğini ileri sürerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki uzun süredir mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının, davacı şirketten tedarik ettiği malların ödenmesinin dostluk ilişkisine dayalı olarak herhangi bir ödeme günü belirlenmeden davalı şirket tarafından yerine getirildiği, davacı şirket tarafından tedarik edilen son ürünlerin ayıplı olarak gönderilmesi üzerine davalı şirketin davacı şirket ile ticari ilişkisinin sonlandırdığı, borcun son ödeme tarihinin henüz gelmediği, alacağın muaccel olmadığı gerekçesi ile davanın reddini talep etmiştir.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine █████/2024 tarihinde ... 33.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında faturaya dayalı cari şekilde işleyen hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturaya dayalı cari şekilde işleyen hesap alacağına dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmamıştır.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile dosyanın mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, Vergi dairesi kayıtları ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak davacının takibe konu miktar üzerinden alacağının bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporunda özetle: ''Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu her iki taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacının ticari defterlerine göre 27.08.2024 takip tarihi itibariyle 34.218,50TL davalıdan asıl alacağı olduğu, ancak davacı takip alacaklısı takipte 33.658,47TL asıl alacak talebinde bulunduğu, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi gereği takibe 33.658,47TL asıl alacak üzerinden devam edilebileceği, Davacının faturaya dayandığı, davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 27.08.2024 takip tarihi itibari ile ticari temerrüt oranının 51,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği'' şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ...E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi... Esas ...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı,davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin tam olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre █████/2024 takip tarihi itibari ile 34.218,50 TL davalıdan asıl alacağının bulunduğu, davacının takip talebinde 33.658,47 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davacının ticari defter kayıtları ile takibe dayanak faturanın davalının BA formunda beyan edilmiş olmasına karşın yasal süre içerisinde faturaya itiraz edilmediği, davalı tarafından teslim edilen malların ayıplı olduğuna yönelik savunmada bulunulmuş ise de, bilindiği üzere ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Davalı taraf davacı tarafından tanzim edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediği gibi faturalarda yazılı hizmetleri teslim almadığı yönünden herhangi bir itirazı da olmamıştır. Diğer taraftan Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılmaktadır. Yine malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Dava dosyasında bu yönde herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği görülmekle davalının işbu savunmalarına itibar edilmemiş, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile davalı tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 6.731,69-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 6.731,69-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.299,21-TL karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile noksan 1.871,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-)Davacı tarafından yatırılan 5.082,50-TL yargılama gideri ile 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı 5.937,70-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!