Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyetin eksik araştırma ve suç vasfı hatasıyla bozulması, eylemin dolandırıcılık veya hukuki ihtilaf olabileceği gerekçesiyle.
Özet: Galericilik yapan sanıkların, araç satışı için katılandan aldıkları parayı iade etmeyip aracı başkasına sattıkları iddiasıyla açılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma davasında, ilk derece mahkemesinin beraat kararı sonrası bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü, Yargıtay tarafından; iddia edilen aracın varlığı ve satışının, taraflar arasındaki senet ve faizli borç ilişkisinin eksik araştırılması, eylemin uzlaştırmaya tabi dolandırıcılık olabileceği veya hukuki ihtilaf niteliğinde bulunabileceği gözetilmeden suç vasfında hataya düşüldüğü ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: MahkumiyetYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇKulu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 52, 51... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Katılan vekilinin temyiz istemi, cezaların üst sınırdan takdir edilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı verilen kararın resen nazara alınacak sebeplerle bozulması gerektiğine,2.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, suç unsurları oluşmadığı ve sanıkların cezalandırılmalarını gerektirecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı halde eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ceza miktarlarının orantılı olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına,İlişkindir.III. GEREKÇEGalericilik yapan sanıkların katılana 41... plaka sayılı ... marka aracı almak için anlaştıkları, katılanın 84.500 TL sanık ...'in hesabına 25.07.2018 tarihinde göndermesine rağmen sanıkların aracı başkalarına sattıklarını söyledikleri, katılanın para iadesi istediğinde sanıkların 15.000,00 TL ve 20.000,00 TL vermelerine rağmen kalan parayı vermedikleri gibi katılandan borç alıp faizle 95.000,00 TL ödeyecekleri konusunda anlaşıp borçlarının hepsini ödedikleri şeklinde devir olgusunu inkar etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiği iddiasıyla açılan kamu davasında;Katılanın satın almak için anlaştığını söylediği 41... plakalı ... marka bir aracın olup olmadığı, var ise bu aracı sanıkların resmiyette veya sahibi dinlenerek fiilen alıp satıp satmadıklarının tespit edilmesi, sanıkların borç karşılığı katılana senet verdikleri iddiasının araştırılması ile katılanın faizle para verip vermediği hususlarının netleştirilmesinden sonra, bu plakalı aracı sanıkların alıp sattığı, ancak sonradan bedelini ödemediği anlaşıldığı takdirde eylemin hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, böyle bir araç satışı yoksa taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf olup suç unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ile suç vasfında hataya düşülerek sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdirenKonya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.