Hisseli taşınmazda ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davada, dava değerinin istinaf kesinlik sınırını aşmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin usulden ret kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Bir paydaşın ön alım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul edip ön alım bedelini tapudaki resmî satış bedeli olarak belirlerken, davalının istinaf başvurusu, dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bölge adliye mahkemesince usulden reddedilmiştir; yüksek mahkeme de bu red kararının hukuka uygun olduğunu tespit ederek temyiz başvurusunu reddederek kararı onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 21 01... parselde kayıtlı taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazda 08.07.2022 tarihinde hisse satın alan davalıya karşı yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle, dava süresinde açılmadığından Mahkemece işin esasına girilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline payını satan dava dışı kişinin tüm paydaşlara satışı bildirdiğini, satış bedelinin günümüzde düşük kaldığını belirterek söz konusu davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda hissedar olduğu, davalıya yapılan hisse satışına ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebi ile davacının ön alım hakkının bulunduğu, davacının davasını 2 yıllık sürenin dolmasına 1 gün kala yani süresinde açtığı, şufa davalarında bedelin tapuda gösterilen resmî bedel ile masraflar olduğu, bedelin daha yüksek olduğuna dair davalı savunmasının ise kimse kendi muvazaasına dayanamayacağı kuralından hareketle kabul edilemeyeceğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava değeri 24.787,50 TL olup, dava tarihi olan 07.07.2024 itibarıyla istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı, verilen kararın miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerini belirlerken taşınmazın güncel satış değerinin keşif yoluyla belirlenmesi gerekli olduğundan bu miktardan ön alım hakkının kullanılması gerektiğini, müvekkile payını satan şahıs, satış tarihinden yaklaşık 1 ay önce davacı dâhil diğer tüm paydaşları bir araya getirmiş ve hissesini satma kararını bildirmiş olduğundan 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, tapudaki bedelin günümüzde düşük kaldığını fırsat bilerek işbu davayı açan davacının hakkını kötüye kullandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!