Çeyrek altın alacağı davasında, işyerini birlikte işlettiklerini beyan eden babanın kabulü ve temsil yetkisi tartışması ışığında oğul davalının pasif husumet yönünden sorumluluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, kuyumculuk işleten iki davalıdan, ödemesini yaptığı ancak teslim almadığı 305 çeyrek altın karşılığı borcun tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, borcu ve kartvizitteki imzayı kabul eden davalılardan birini sorumlu tutarak altınların iadesine veya bedelinin ödenmesine karar verirken, diğer davalının temsil yetkisinin ispatlanamaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine hükmetmiş; istinaf incelemesinde ise, borçlu davalının işyerini oğlu olan diğer davalı ile birlikte işlettiklerini ve işyerini onun adına açtığını beyan etmesi ile kartvizitin borç senedi niteliğinde olduğunun tespiti üzerine, kararın yeniden değerlendirileceği anlaşılmaktadır.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların birlikte işlettiği, davalı ... adına kayıtlı ... adlı işletmeden müvekkilinin düzenli aralıklarla altın aldığını, parasını ödediği altın karşılığında da çeyrek altın sayısı yazılı imzalı kartvizit aldığını, kartvizitin ön yüzünde her iki davalının da adının yazdığını, müvekkilinin son olarak 07.12.2016 tarihinde aldığı altına karşılık gelen parayı ödediğini, 305 çeyrek altın alacağı için de davalı ... tarafından kaşe ve imza atılan "Toplam 300 çeyrek borcum 7-12-2016" ibareli kartviziti aldığını, her ne kadar söz konusu kartvizitte 300 çeyrek olarak yazılmışsa da, müvekkilinin davalılara 305 çeyrek altının ücretini ödediğini, kalan 5 çeyreğin bu kartvizite yazılmadığını, müvekkili ve dava dışı kardeşi alacaklarını tahsil etmek için başvurduğunda, davalıların ödeyecek durumları olmadığını belirterek müvekkiline senet doldurarak teslim ettiklerini, söz konusu senette de toplam borcun 390 çeyrek altın olduğu görülmekte olup, 85'inin müvekkilinin dava dışı kardeşinin, kalan 305'inin ise müvekkilinin alacağı olduğunu, aradan geçen sürede davalılar iflas ettiklerinden davaya konu borcu ödeyemeyeceklerini belirttiklerini, davalıların ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; müvekkilinin alacağı olan 305 çeyrek altının aynen tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde 305 çeyrek altının dava tarihindeki değerinin bilirkişilerce tespit edilerek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; kendisinin davacıya 390 çeyrek altın borcu olduğunu, davacının parayı teslim ederken kendisinden senet aldığını, davacının daha önce kendisine verilen kartları yırtacağını söylemesine rağmen yırtmadığını ve ayrıca kendisinden senet aldığını, hem kart hem de senet üzerinden kendisinden borcun tahsilini istediğini, borcunu batması sebebiyle ödeyemediğini, mali gücü olduğunda davacıya borcunu ödeyeceğini, savunmuştur.
2.Davalı ... vekili; müvekkilinin davacıyı ya da kardeşini tanımadığını, kartvizit üzerinde davacının adının yazmadığını, kartvizitin üstüne müvekkilinin kaşesinin vurulduğunu ancak kim tarafından imzalandığının dahi belli olmadığını, davacının sunduğu senedin bono niteliğinde olmadığını, söz konusu belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sunulan belgelerdeki imzaları kabul etmediklerini, müvekkilinin ticari temsilcisi ya da ticari vekili olmayan diğer davalının yapmış olduğu işlemlerinden sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin diğer davalıyla ortak olmadığını, Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere işletmede müvekkili haricinde kimsenin ortak, yetkili ya da temsilci olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafından davalı ...'e toplamda 305 çeyrek altın parasının yatırıldığı ancak fiziken altınların teslim alınmayıp davalı bünyesinde bırakıldığı, her ne kadar davacıya verilen kartvizitte davalı ...'un ismi yer alsa da, kartvizit ve senet altında yer alan imzanın davalı ...'e ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davalı ...'e davalı ... tarafından kendisini temsil hususunda açık temsil yetkisi verildiğinin dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, bu nedenle davacıya teslim edilmeyen çeyrek altınlardan davalı ...'un sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 305 adet çeyrek altının davalı ...'ten alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde 666.425,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in davaya konu borcu ve kartvizit altındaki imzayı kabul ettiği, 12.10.2023 tarihli celsede; söz konusu işyerini diğer davalı oğlu ile birlikte işlettiklerini, 14.12.2023 tarihli celsede; davalı ...'in oğlu emekli olsun diye onun adına bu işyerini açtığını beyan ettiği, tarih ve işyeri kaşesi vurulup imza edilen davaya konu kartvizitin altın alım-satımı aşamasında alacak senedi yerine geçtiğinin tespit edildiği, davalı ... tarafından da kartvizitin kendi el ürünü olduğunun kabul edildiği, davalılardan ...'un hukuki sorumluluğu değerlendirildiğinde; davaya konu işyerinin ticaret sicil kaydında davalı ...'a ait olduğu, kartvizitte ... isimli işyerinin temsilcileri olarak ... ve ...'un isimlerinin birlikte yer alıyor olmasının, alışveriş yapan 3. kişilere karşı işyerini birlikte temsil yetkisine haiz oldukları emaresi niteliğinde olup, bu hususun aksinin 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, tanıkların beyanlarında; davalı ...'un, işyerinde işlemleri davalı ... ile birlikte ve tek başına yürüttüğünü gördüklerini ifade ettikleri, davaya konu alacaktan davalıların birlikte sorumlu olduğunun görüldüğü, taraflar arasında yatırım amaçlı altın alışverişi yapıldığı, davalıların kartvizitte yazılı altınların bedelini aldıkları ve anlaşma doğrultusunda altınların davalılarda kaldığı, daha sonra davacı istediğinde altınların ya da bedelinin davacıya verilmediği anlaşıldığından, tüm davalılar yönünden davanın kabulü gerekirken, davalı ... yönünden davanın reddinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 305 adet çeyrek altının davalılardan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde 666.425,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; müvekkilinin hiçbir zaman babası ile birlikte çalışmadığı gibi adına işlemde bulunması için bir yetkilendirme de yapmadığını, kartvizitin önünde başka adres, arkasındaki kaşede başka adres yazmasına rağmen, iddia edilen alışverişin hangi adreste gerçekleştiğinin net olarak söylenmediğini, davacı tarafın sunduğu her 3 belgenin de diğer davalı ... tarafından imzalandığını, kartvizitin müvekkilini bağlamadığını, tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200/1 maddesi gereğince tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, kartvizit üzerinde davacının adının dahi yazmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalılar uhdesinde biriktirdiği altınların aynen iadesi, mümkün değilse bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, davalı ...'in davaya konu borcu ve kartvizit altındaki imzayı kabul etmesine, davalı ...'un davaya konu altınların satın alındığı ... isimli kuyumcunun sahibi olmasına, kartvizitin ön yüzünde "... ve ..." yazmasına, kartvizitte davalıların isimlerinin birlikte yer alıyor olmasının kuyumcudan alışveriş yapan 3. kişilere karşı işyerini birlikte temsil yetkisine haiz olduklarının göstergesi olmasına, davaya konu alacaktan davalıların birlikte sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!