Vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasıyla mirasçılarca açılan, taşınmazın gerçek değerinin altında satılarak terekeye zarar verildiği alacak davasının Yargıtay tarafından onanması kararı.
Özet: Müteveffanın eşi ve çocuğu tarafından, babasının vekaletname ile taşınmazı değerinin çok altında satarak zarara yol açtığı iddiasıyla açılan alacak davasında, bilirkişi raporuyla satış bedelinin taşınmazın gerçek değeriyle uyumlu olduğunun ve vekilin zararına satış yaptığı hususunun kanıtlanamadığının tespit edilmesi üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddeden kararları hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusu reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 39. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinden ...'nın eşi ve ...'nın babası ...'nın 28.09.2020 tarihinde vefat ettiğini, vefatından kısa bir süre önce ... Noterliğinin 06.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesiyle davalı babası ...'u taşınmaz alım satımıyla yetkilendirdiğini, davalının bu vekaletname ile müteveffanın taşınmazını 13.11.2019 tarihinde 1.600.000,00 TL bedel ile dava dışı ... Ltd. Şti’ne sattığını ve murisin hesabına 1.507.000,00 TL gönderdiğini, davaya konu taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 4.000.000,00 TL civarında olduğunu, davalının taşınmazı değerinin çok altında satarak vekalet akdini kötüye kullanıp müvekkillerini zarara uğrattığını ileri sürerek; uğramış oldukları zarara dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müteveffanın ciddi bir rahatsızlığı olduğunu, 2019 yılında Almanya'da ikinci kez akciğer nakli yapılabilmesi için acil nakit paraya ihtiyaç duyduğunu ve kendi hür iradesiyle taşınmaz alım satım işlemlerini de kapsayacak şekilde babası olan müvekkiline vekaletname verdiğini, ancak tüm satış görüşmelerini kendisinin bizzat gerçekleştirdiğini, taşınmazın 06.11.2019 tarihinde 1.600.000,00 TL bedel ile satıldığını ve alıcının banka hesabından müteveffanın hesabına gönderildiğini, satış işlemi ile vefat tarihi arasında neredeyse 1 sene olduğunu ve müteveffanın 1 sene boyunca müvekkiline karşı böyle bir dava girişiminde bulunmadığını, müvekkilinin vekalet görevini kötüye kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffanın kanser tedavisi gördüğü, tedavisi devam ederken babası olan davalıya verdiği vekaletnameyle 13.11.2019 tarihinde davaya konu taşınmazın 1.600.000,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 1.663.487,95 TL olarak belirlendiği, davaya konu taşınmaz devrinin bedelsiz olmadığı, 100.000,00 TL eksik de olsa murisin hesabına gönderilmiş olduğu ve bu haliyle taşınmaz değerinin terekeye geçmiş olduğu, bedelde muvazaa da bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yanın iddialarını kanıtlayamadığı, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili, taşınmazın 13.11.2019 tarihinde 1.600.000,00 TL karşılığında satılıp müteveffanın hesabına 1.507.000,00 TL gönderildiğini, satış tarihi itibariyle değerinin resmi senetteki satış değerinin çok üzerinde olduğunu, davalının vekaleti kötüye kullanarak taşınmazı değerinin çok altında sattığını, resmi senette gösterilen satış bedelinden dahi 100.000,00 TL eksik gönderildiğini, bilirkişi raporlarında emsal bir taşınmaz gösterilmeden hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, tanık beyanlarıyla dava konusu taşınmazın kendilerine miras kalmaması için davalı tarafından satıldığının ve satım bedelinin de düşük gösterildiğinin kanıtlandığı ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekilin vekaletin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı vekili tarafından satışı yapılan resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satış senedinde satış bedelinin 1.600.000,00 TL olup, alıcı dava dışı ... Ltd. Şti'nin müteveffa ...'ya 1.600.000,00 TL havale ettiğine dair banka dekontunun dosya arasında bulunmasına, taşınmazın satış tarihindeki bilirkişi raporu ile belirlenen 1.663.487,95 TL olan değeri karşısında davalı vekilin zararına satış yaptığı hususunun da kanıtlanamamış olmasına göre davanın reddine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.