Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacıların kadimden gelen zilyetlik iddialarını ispatlayamamaları ve davalıların eski tapu kayıtları ile zilyetliklerinin sabit görülmesi üzerine davanın reddi kararı.
Özet: Kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tescil edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescili istemiyle açılan davada, davacılar parsellerin kadimden beri kendi zilyetlerinde olduğunu ileri sürerken, davalılar eski tapu kayıtları ve uzun süreli zilyetliklerine dayanmıştır; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacıların iddialarını ispatlayamadığı, davalıların haklı olduğu ve kadastro tespitlerinin usulüne uygun olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş, davacılar vekili ise kararı, sunulan belgelere itibar edilmemesi, eksik inceleme yapılması ve dinlenen tanık beyanlarının güvenilir olmaması sebepleriyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karakoçan Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 3 99... , 18, 3 65... ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, ancak tespitin hatalı olduğunu, taşınmazların kadimden beri iştirak halinde malik sıfatıyla kendilerinin tasarrufu ve zilyetliğinde bulunduğunu, 12.06.2009 tarihli muhtar imzalı belgede de bu hususun belirtildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişler, aşamada dava konusu 3 65... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.II. CEVAPDavalı ...; iddiaların doğru olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında adlarına kayıtlı 19.04.1979 tarihli 165 sıra ve 15.06.1979 tarihli 1 68... sıra nolu tapu kayıtlarının uygulanarak 3 99... , 18... ada 5 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescil edildiğini, diğer dava konusu 3 65... parselin de senetsizden adlarına tescil edildiğini, taşınmazların eklemeli olarak 100 yıldır kendilerinin ve mirasbırakanlarının zilyetliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu 3 99... ve 18 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında 1979 tarihli 1 68... sıra nolu eski tapu kayıtlarının uygulanması sonucunda, diğer dava konusu 3 65... parsel sayılı taşınmazın ise senetsizden davalılar adına tespit ve tescil edildiği, davacıların sundukları 12.06.2009 tarihli fotokopi belgenin herhangi bir dayanağı bulunmadığından hükme esas alınamayacağı, davalılar tarafından dayanılan tapu kayıtlarının fen bilirkişisi eliyle yerine uygulattırıldığı ve dava konusu taşınmazlara uyduğunun tespit edildiği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davalılardan ... dava konusu taşınmazları 1975 yılından beri ekip biçmek suretiyle aralıksız kullandığı, ancak 1995 yılında terör olayları sebebiyle köylülerin zorunlu göç ettikleri, daha sonradan köye geri döndükleri, davacıların dava konusu taşınmazlarda herhangi bir tasarruflarının bulunmadığının anlaşıldığı, davacıların iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların dava konusu 3 65... parsel yönünden davadan feragat ettikleri, diğer taşınmazlar yönünden ise dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, dava konusu 3 99... ve 18 parsel sayılı taşınmazlara kadastro sırasında uygulanan dayanak tapu kayıtlarının mahallinde yapılan keşif ile tatbik edildiği, kayıtların taşınmazlara uyduğunun yöntemince belirlendiği, davacıların uygulanmasını talep ettiği dava dilekçesi ekinde sunulan 12.06.2009 tarihli belgenin uygulanabilir bir kayıt niteliğini haiz olmadığı, köy muhtarı tarafından imzalanmış belge olduğu, davacıların dava konusu taşınmazlara aralıksız 20 yıl boyunca malik sıfatıyla zilyet oldukları iddialarını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dayandıkları 12.06.2009 tarihli belgeye haksız şekilde geçerlilik tanınmadığını ve keşif sırasında uygulanmadığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, davalılar adına yapılan tespitin senetsizden olduğunu, herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalılar tarafından dayanılan tapu kaydının bu durumla çelişki oluşturduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların davalılar ile yakın akrabalık ilişkisi bulunduğundan beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davalıların 20 yılı aşkın süre ile taşınmazlara malik sıfatıyla zilyet olduklarını kanıtlayamadıklarını, dava konusu taşınmazların geçmiş yıllara ilişkin hava fotoğraflarının getirtilmediğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 3 99... parsel sayılı taşınmazın dayanak 19.04.1979 tarihli 1 68... sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden; dava konusu 3 99... ve 3 65... parsel sayılı taşınmazların dayanak 19.04.1979 tarihli 165 sıra numaralı tapu kaydına istinaden; diğer dava konusu 3 65... parsel sayılı taşınmazın ise senetsizden davalılar adına tespit ve tescil edildiği, davacıların keşif sırasında dava konusu 3 65... parsel yönünden davadan feragat ettikleri anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.