Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık suçunda istinaf mahkemesince verilen beraat kararını, sahte sürücü belgesi iddiasıyla görevsizlik veya uzlaştırma gerekliliği gözetilmediğinden bozdu.
Özet: Bir üst mahkeme, sanığın araç kiralarken sahte sürücü belgesi kullanıp kullanmadığının ve eylemin kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu mu, yoksa uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu mu oluşturduğunun yeterince değerlendirilmeden, bir bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna kanaat getirerek, söz konusu beraat hükmünü bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ
: Dolandırıcılık
HÜKÜM
: Beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 52... . maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi, suç unsurları oluşup sanığın cezalandırılması yerine verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın olay günü katılan ... adına kayıtlı ancak fiilen katılan ...'nın işlettiği oto kiralama iş yerine giderek kendisini ... olarak tanıtıp 21 günlüğüne araç kiraladığı ve iletişim numarası olarak da annesi adına kayıtlı telefonu verdiği, katılan ...'ın kaza ihtimaline binaen sanıktan boş bono aldığı, sanığın kiralama süresi bittikten sonra aracı teslim etmeye geldiğinde kazalı getirmesi üzerine katılan ...'ın bonoyu sanığa teslim etmediği, sanığın da parayı ödeyeceğini söyleyerek ayrıldığı, ancak ödememesi üzerine katılanların sanıktan aldıkları ... adına imzalanmış bononun diğer kısımlarını doldurarak icraya takibi başlattıkları, takip esnasında senedi imzalayan kişinin ... olmadığının anlaşıldığı, aracı kiralayan sanığın verdiği telefon numarası üzerinden ulaşıldığı olayda, katılan vekilinin istinaf ve temyiz dilekçelerinde sanığın araç kiralarken ... adına sahte sürücü belgesi gösterdiğini iddia etmesi karşısında eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi, eylemde sahte sürücü belgesi kullanılmadığının anlaşılması durumunda, sanığın hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekir iken duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!