Yargıtay, markalar arası benzerlik ve karıştırılma iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasında, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını onayan ret hükmünü tasdik etti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kendi tescilli markalarıyla karıştırılma ihtimali taşıdığı ve kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla davalıya ait iki markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği bir marka hükümsüzlüğü davasını konu almaktadır; ancak ilk derece mahkemesi, davacı markaları ile davalı markaları arasında ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı ve markaların koruma sınıflarının farklı olduğu gerekçeleriyle davayı reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince ve nihayetinde temyiz incelemesini yapan yüksek mahkemece hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ
: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin "...ve...." esas unsurlu markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın "...." ve "..." ibareli işaretleri müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, ortalama bir tüketicinin başvuru markasını müvekkilinin markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davaya konu marka ile müvekkili şirket markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin "..." ve türevi olan markaları, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bilinen saygınlığı kabul edilen markalar olmakla davalının bu markalardan açıkça haksız yarar sağladığını, müvekkili markalarının itibarının zarar gördüğünü, davalının bilerek ve kötüniyetli olarak yarar sağlama amacı ile hareket ettiğini, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ██████████ sayılı ve “...” ibareli markanın ve ██████████ sayılı “...” ibareli markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına dayanak yaptığı “..., ..., ...” markalarda koruma sınıfının salt 6. sınıfta olup davalının bu alanda faaliyeti olmadığı gibi davacının marka korumasının █████/35 sınıflara şamil olmadığını, müvekkili markalarının görsel ve işitsel olarak davacı markalarından farklı olduğunu, davacı markasının faaliyette olduğu alanlar düşünüldüğünde ayırt edici niteliği olmayan, tanımlayıcı işaret niteliğinde bir kelime olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmadığının her türlü tereddütten uzak olduğunu, “SARAY" ibaresini içeren binlerce marka başvurusunun bulunduğunu, her iki firmanın farklı hammadde ile üretim yaptığını ve markaların da ayrı sınıflarda tescilli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar kapsamındaki “Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbesi), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar ve yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekora: amaçlı).” malların davacının redde gerekçe markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu markalar ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, redde gerekçe markanın tanınmışlığı ispat edilemediğinden davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davacının eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.