Yaşlı mirasbırakanın torunlarına hile ile bağışladığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili talepli davasında ehliyetsizlik ve hile iddialarının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı mirasbırakanın, umre dönüşü eşinin vefatıyla yaşadığı üzüntü, yaşlılık ve hastalık durumu kötüye kullanılarak torunları tarafından hileyle taşınmazının bağış suretiyle devredildiği, ardından bu taşınmazın diğer davalılara satıldığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, adli tıp raporuyla davacının akit tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunu, hile iddialarının ise ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiş olup, mirasçıları vekilinin hile ve irade fesadına dayalı temyiz başvurusu sürmektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi ve davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; maliki olduğu 202 78... parsel sayılı taşınmazını davalı torunlarının hileli hareketleri sonucunda davalı torunları ... ... ve .... bağış suretiyle devrettiğini, ayrıca akit tarihinde 75 yaşında olup hasta olduğu halde ehliyetli olduğuna dair sağlık kurulu raporu alınmadan devrin gerçekleştiğini, taşınmazı hibe etme iradesi bulunmadığı halde saflığından yararlanan davalıların taşınmazın adlarına tescilini sağladığını, resmi aktin kendisine okunmadan imzalatıldığını, yaptığı araştırmada taşınmazını devrettiğini yeni öğrendiğini ve taşınmazın davalılar tarafından da diğer davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş; davacı vekili 16.10.2019 tarihli dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın dava tarihinden bir gün önce davalı torunları tarafından ..., ... ve ...'e devredildiğini, sehven yapılan hata sonucunda davanın ...'e yöneltildiğini belirterek anılan kayıt maliklerinin davaya dahil edilmesini istemiş, Mahkemece HMK’nın 124. maddesi gereğince davalının yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı gerekçesiyle kayıt malikleri ..., ... ve ... davalı olarak davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.II. CEVAPDavalılar ... ... ve ...; davacı dedelerinin akli dengesinin yerinde olduğunu, iradesi ve isteğiyle taşınmazını bağışladığını, ancak daha sonradan babaları ve annelerinin boşanmaya karar verip kendilerinin annelerinin yanında yer almaları nedeniyle kendilerine kızarak eldeki davayı açtığını, hilenin söz konusu olmadığını, taşınmazı bedeli karşılığında diğer davalılara devrettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Davalılar ...., .... ve ...; taşınmazı bedeli karşılığında satın aldıklarını, davacının ehliyetsizlik ve hile iddialarını kanıtlaması gerektiğini, davacının ilk el davalı torunlarına yaptığı devirde bağış iradesi olup olmadığını bilemeyeceklerini, iyiniyetli olduklarını, dekontlardan bedeli ödediklerinin sabit oluğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Adli Tıp Kurumu ile davacının akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, dinlenen tanık beyanlarından davacının dava konusu taşınmazını iradesiyle davalı torunlarına devrettiği, kayıt maliki olan davalıların da kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesinin geri çevirme kararı üzerine Mahkemece 01.02.2023 tarihli ek kararı ile karar tarihinden sonra ölen davacının terekesine temsilci atanması için avukata yetki ve süre verilmiş, kesinleşen Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla davacı mirasbırakan ...'ın terekesine ...... temsilci olarak atanmıştır.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14.09.2022 tarihli raporunda akit tarihinde davacının fiil ehliyetini haiz olduğu belirlendiğinden davacının ehliyetsizlik iddiasının yerinde olmadığı, hile iddiası yönünden ise davacının akit tarihinde hileye düşürüldüğü iddiasını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarıyla davacının iradesinin fesada uğratıldığının ortaya çıktığını, akit tarihinde davacının umreden yeni döndüğünü, umrede eşinin ölümü sebebiyle üzüntü ve ızdırap içinde hasta ve aklının yerinde olmadığını tanıkların doğruladığını, ayrıca mirasbırakanın davalı torunlarına çok düşkün olduğunu, davalıların davacı dedelerinin zor durumundan yararlanarak hile ile davacıyı ölünceye kadar bakacaklarına inandırıp taşınmazın adlarına devrini sağladığını, hile sabit olduğu için taşınmazın davalılardan devralan diğer davalılar bakımından da tescilin yolsuz olduğunu, kayıt maliki davalıların yakın akraba olduklarını, edinimlerinde iyiniyetli olmadıklarını, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın hileyi açıkça beyan ettiğini, kayıt malikleri ödemeye ilişkin dekont sunmuşsa da gönderilen bu paranın davalılar tarafından çekilip çekilmediği hususunun araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece hile olgusu hakkında yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğini, davacının bağış iradesi olmadığı halde davalı torunlarının yönlendirmesiyle işlemi gerçekleştirdiğini, tanık beyanlarından da davacının bağış kastı olmadığının anlaşıldığını, son kayıt maliklerinin de taşınmazın yolsuz olduğunu ve davacı tarafından dava açılacağını bildikleri halde taşınmazı satın aldıklarını, ödemeye dair dekont sunulmuşsa da gönderilen paranın davalılar tarafından çekilip çekilmediğinin araştırılmadığını, hile iddiasının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ...'ın dava konusu 202 78... parsel sayılı taşınmazını 07.05.2014 tarihinde 1/2'şer payla torunları olan davalılar ... ... ve ..... bağış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'in taşınmazdaki payını 18.09.2019 tarihinde diğer davalı ...'e satış suretiyle, davalı ...'in ise taşınmazdaki payını 18.09.2019 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, davalı ...'in ise taşınmazın ██████ payını uhdesinde bırakarak kalan payını 26.09.2019 tarihinde diğer davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14.09.2022 tarihli raporuyla davacının akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, davacının karar tarihinden sonra 24.11.2022 tarihinde öldüğü, terekesine ... ..... temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı mirasçıları vekilinin ve tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına; temyiz eden tereke temsilcisinden ise başlangıçta alınmayan 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.