Kuran kursu yapılması şartıyla vakfa bağışlanan taşınmazın şartın yerine getirilmemesi sebebiyle tapu iptali ve tescil davasında hukuki süreç ve ihtilaflar.
Özet: Dava, bir taşınmazın davalı vakfa "Kuran kursu" yapılması şartıyla bağışlandığı iddiasıyla, şartın yerine getirilmemesi üzerine bağıştan rücu ve tapu iptali-tescili talebine ilişkindir; davacı, şartın sözlü olduğunu ve tanıklarla ispatlanabileceğini belirtirken, davalı bağışın kayıtsız ve şartsız olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi iki kez farklı kararlar verdikten sonra, Bölge Adliye Mahkemesi son kararında bağışın matbu formda sadece "dini ve hayır hizmetlerinde değerlendirilmek üzere" yapıldığını, özel bir Kuran kursu şartı olmadığını ve dolayısıyla davacının rücu talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine hükmetmiş, temyiz incelemesinde ise taşınmazın kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak bağışlandığı tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; maliki olduğu dava konusu 13 04... parsel sayılı taşınmazını üzerine "Kur'an kursu" yapılması şartıyla davalı Vakfa bağışladığını, ancak aradan geçen süre içerisinde davalı tarafından bağış şartını yerine getirmeye yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, davalıya duyduğu güven sebebiyle şartın yazılı olarak sözleşmeye bağlanmadığını ancak tanık anlatımları ve diğer delillerle bağışın şartlı olduğunun anlaşılacağını, taşınmazın iadesi için davalı Vakfa yaptığı başvuruya olumsuz cevap verildiğini, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, bağışın kayıtsız ve şartsız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bağışın şartlı olduğu kabul edilse dahi taşınmaz üzerine Kur'an kursu yapılamamış olmasının davalı Vakfın elinde olmayan sebeplerden kaynaklandığını, taşınmazın bitişiğindeki parsele petrol istasyonu yapıldığından taşınmazda Kur'an kursu yapılamayacağını, bağıştan rücu şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli ve 2023/2 26... /503 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/4 67... /840 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı Vakfa sunulan 06.04.2015 tarihli dilekçede taşınmazın ''dini ve hayrı hizmetlerde değerlendirme'' şartı ile bağışlandığı dikkate alınarak tüm delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm ortadan kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları ile davalı Vakfın taşınmaz üzerinde şarta uygun bir faaliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, bağıştan rücu şartının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı Vakfa sunulan 06.04.2015 tarihli matbu form dilekçede taşınmaz üzerine Kur'an kursu yapılmasına yönelik herhangi bir koşul belirtilmeyip "dini ve hayır hizmetlerinde değerlendirilmek üzere" taşınmazın bağışlandığı, taşınmazın ne şekilde değerlendirileceğinin davalının tasarrufu altında olup davacının davalıyı Kur'an kursu yapmaya zorlamasının mümkün olmadığı, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk verdiği kaldırma kararında taşınmazın “dini ve hayır hizmetlerinde kullanılmak” şartıyla bağışlandığı belirtilerek kararın kaldırıldığını, şimdi ise bağış koşulunun bulunmadığına dair karar verildiğini, dava konusu taşınmazın “ Kur'an kursu yapılması” şartıyla davalı Vakfa bağışlandığını, ancak davalıya duyduğu güven ve örf gereği şartı yazıya dökmediğini, tanık beyanlarıyla Kur'an kursu yapılmak üzere taşınmazın devredildiğinin açık olduğunu, ancak 2015 yılından bu yana taşınmaz üzerine herhangi bir Kur'an kursu ya da bu yönde bir tesis yapılmadığını, davalının bağış koşulunu yerine getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının dava konusu 13 04... parsel sayılı taşınmazını 28.04.2015 tarihinde kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak davalı Vakfa bağış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gibi, bağıştan rücu koşullarının da gerçekleşmediği, iddianın ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.