Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dini inanç ve duygularının istismarı dolandırıcılık mahkumiyetini, yetersiz gerekçe ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hatalı uygulanması gerekçeleriyle bozdu.
Özet: Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararı, Anayasa ve CMKdaki açık ve gerekçeli karar verme ilkelerine uyulmaması, delillerin tartışılmaması ve hükme esas alınmaması ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrasında denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle önceki hükmün aynen açıklanması yerine hatalı şekilde adli para cezasına çevrilmesi nedenleriyle Yargıtay tarafından oy birliğiyle bozulmuş, ancak sanığın ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı tutulmuştur.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.07.2009 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.10.2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34... . maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince, hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle tekrar ele alınan dosyada, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken sanık hakkında adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve vasisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!