6100 sayılı HMK öncesi açılan, yol niteliğindeki taşınmazın zilyetlikle iktisap yoluyla tescili davasında, Yargıtayın taraf teşkilindeki eksiklik, yasal ilanlar ve mahkemenin görevine ilişkin bozma kararları sonrası Sulh Hukuk Mahkemesinin davacının tescil talebini kabul etmesi.
Özet: Davacı, kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan yol niteliğindeki taşınmazın bir bölümünü zilyetlikle iktisap ettiğini ileri sürerek adına tescilini talep etmiş; dava sürecinde taraf teşekkülü eksikliği, yasal ilanların yapılmaması ve HMKnın yürürlüğe girmesiyle değişen görevli mahkeme yetkisinin dava tarihindeki değer üzerinden belirlenmesi gibi bozma kararlarıyla karşılaşılan yargılama sonucunda, mahkeme dava konusu yerin değeri itibarıyla görevli olduğunu tespit ederek, zilyetlik koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle çekişmeli 230,69 metrekarelik kısmın davacının paydaşı olduğu parsele eklenerek adına tapuya tesciline hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; .... ili, ... ilçesi, .... köyünde bulunan 1 25... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve yol olarak sınırlandırılan taşınmazın 3 40... 'lik kısmının kendisine ait olduğunu ileri sürerek çekişmeli kısmın 1 25... parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesi suretiyle tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar, süresinde davaya cevap vermemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kadastro tespiti sırasında tescil harici yol olarak bırakılan, 25.10.2014 tarihli rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renk ile boyalı 230, 69... kısmın davacıya ait 1 25... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; “ ...davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilindeki eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması isabetsiz olduğu gibi, TMK'nın 713/4. ve 5. maddelerinde düzenlenen yasal ilanlar yaptırılmaksızın hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.Mahkemenin 10.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12.01.2011 tarihinde kabul edilip 04.02.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı, eldeki davanın ise 29.04.2011 tarihinde harçlandırıldığı, tapu iptali ve tescili davasının 6100 sayılı HMK ile 1086 sayılı HUMK uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiği, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Davacının temyizi üzerine Dairece bu kez; "... dava; 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce 04.02.2011 tarihinde açılmıştır. HMK'nın geçici 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince; “Bu Kanun'un göreve ilişkin hükümleri, Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.” Bu durumda; mahkemenin görevinin, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'un 8. maddesi nazara alınarak belirlenmesi gerekir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup bu husus mahkemece re'sen gözetilir. Somut olayda, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerden taşınmazın değerinin sorulmadığı, yapılan keşif sonrası ziraat mühendisi bilirkişinin dava konusu taşınmazın değerini hesaplamadığı, dava tarihi olan 2011 yılı itibariyle dava değerinin araştırılmadığı, dava konusu olmayan 1 25... parsel yönünden değer takdir edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaz bölümünün dava tarihi olan 2011 yılı itibariyle değeri tespit edildikten sonra, 1086 sayılı HUMK'un 8. maddesi göz önüne alınarak dava değerinin, dava tarihi itibariyle 7.780,00 TL olan mahkemenin görev sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, aştığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmeli, Mahkemenin görev sınırında kaldığı belirlendiği takdirde yargılamaya devamla esasa ilişkin hüküm kurulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerin dava tarihindeki değeri gözetildiğinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan, 25.10.2014 tarihli rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renk ile boyalı 230, 69... 'lik kısmın 1 25... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti tapuya tesciline karar verilmiştir.Mahkemece 19.03.2024 tarihli ek kararı ile; asıl kararda çekişmeli taşınmazın davacının paydaşı olduğu 1 25... parsele eklenmesi suretiyle tapuya tesciline karar verildiği ancak kimin adına tesciline karar verildiğinin belirtilmediği, HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan, 25.10.2014 tarihli rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renk ile boyalı 230, 69... kısmın davacının paydaşı olduğu 1 25... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle 1 25... parsel sayılı taşınmaz paydaşları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadığını, hava fotoğrafı incelemesi yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu edilen yerin yol vasfında olduğunu, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, eksik araştırma sonucunda karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 230, 69... 'lik kısım kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılmıştır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Taşköprü Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.