İş Davası Devam Ederken Ticaret Sicilinden Terkin Edilen Şirketin Tüzel Kişiliğinin İhyasına Yönelik Dava.
Özet: İş mahkemesinde devam eden bir alacak davasının taraf teşkilini sağlamak amacıyla, davacı tarafça ticaret sicilinden resen terkin edilen bir şirketin ihyası talep edilmiş olup, mahkemece tasfiye memurunun da davaya dahil edilmesiyle yapılan yargılamada; şirketin aleyhine açılmış ve derdest olan bir dava bulunmasına rağmen sicilden terkin edildiği, oysa tasfiyenin kapatılması için tüm hukuki uyuşmazlıkların sonuçlanmış olması gerektiği tespitiyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca şirketin belirli davalarla sınırlı olarak ihyası yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, adına taraflarınca ----Şirketi'ni hasım göstererek ----. İş Mahkemesi nezdinde ---- Esas sayılı dosya ile İşçi İle İşveren İlişkisinden alacak davası açıldığını, sonrasında bir kısım alacakları yönünden aynı mahkeme tarafından tefrik kararının verilerek ----- Esas sayılı dosyada halen yargılamanın devam etmekte olduğunu, ancak ------ Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamalar sırasında ve ---- İş Mahkemesi nezdinde ----- Esas sayılı dosyası derdest iken öğrenildiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ----- İş Mahkemesi tarafından taraflarına, bu davayı açmak için mehil verildiğini, bu davada ihyasını istedikleri ----- Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ------- olduğunu, bu şirketib ticaret sicilinden 06.08.2024 tarihinde resen silindiğini, İhyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden ötürü dava da husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, tüm bu sebeplerden dolayı ----- Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı -----Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı ----- Ticaret Sici Müdürü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen tasfiye halinde ------ şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ------yöneltilmesinin gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz etmekte olduğunu, . Ticaret Sicili Müdürlüğünün, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava dosyalarının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 547. Maddesi kaynaklı açılan davalarda tasfiye memuru ile sicil müdürlüğü arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan davacı yana tasfiye memurunu davaya dahil etmesi hususunda kesin süre verilmiş, tasfiye memuru davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 06.08.2024 tarihinde yaptırdığı, şirket tasfiye memurunun ------ olduğu, şirketin 06.08.2024 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.
İhyası istenen şirket aleyhinde davacı yanca ----- iş mahkemesi nezdinde 2023 yılında dava açılmış, bir kısım alacaklar yönünden dava tefrik edilerek ---- Esasa kaydedilmiş bu esnada şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. UYAP sisteminden yapılan sorgulamada ------ Sayılı dosyanın kesinleştiği, diğer davanın ise derdest olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin bahsi geçen davadan haberdar olduğu, o davada vekille temsil edildiği, derdest dava olduğu şirketçe bilinmesine rağmen sicilden terkininin sağlandığı görülmüştür.
Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. ---. BAM ----HD.----
TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.
TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam -----. HD. --- Esas , --- Karar sayılı ilamı )
---- Bam -----. HD. -----. Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava ve uyap sisteminden yapılan sorgulamada kesinleşmiş dava olduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, tasfiye iş ve işlemelerini eksik yapan davalı tasfiye memurunun tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İhyası istenen şirket hakkında derdest dava olduğu bilinmesine rağmen tasfiye memurunca usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında derdest dava ve kesinleşmiş dava ( tahsil ve takip, infaz işlemleri için yine ihya gerekmektedir.) olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, tasfiye memuru olan davalının tasfiye iş ve işlemlerini eksik yapması nedeni ile yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. ---- BAM ----. HD------. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." ---- BAM -----HD------. Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi -----
Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.
HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ------ ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE; ---- Ticaret Sicil müdürlüğünün ----- sicil nosuna kayıtlı bulunup 06.08.2024 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ hakkında derdest olan ----- İş mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile uyap sisteminde kesinleşmiş görünen -----İş mahkemesinin ----- Esas Esas sayılı dava doyalarının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
3-Tasfiye Memuru olarak son tasfiye memuru olan ---- TC kimlik numaralı ----- atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
4-Kararın ------- gazetesinde ilan edilmesine,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı yanca yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 484,50 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.715,30 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8- Davalı sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!