Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, ruhsatsız ticari kira alanı nedeniyle oluşan zararların tazmini talepli davanın görevsizlik kararına ilişkin istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bir ticari şirket, ruhsatsız tahsis edilen kiralık standın belediye tarafından mühürlenmesi ve ticari faaliyetlerinin durması sonucu uğradığı gelir kaybı, kar yoksunluğu ve diğer maddi zararların tazminini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, davanın ticari niteliğine rağmen görevsizlik kararı vererek usulden reddederken, davalı vekili, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması sebebiyle davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 37. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.CANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)Hukuk Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı Alacak davasında verilen karara yönelik, davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesine konu stant alanının ruhsatsız olarak davacı şirkete tahsis edilmesi ve bu nedenle belediye ekiplerince işlerinin mühürlenmesi sonucu işin durması nedeniyle davacının uğradığı gelir kaybı, yoksun kalınan kar, katlandığı zorunlu giderler, idari para cezası ve uğradığı maddi zararlarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL ve işleyecek ticari avans faiziyle birlikte maddi tazminatın davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.Mahkemece; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115. m. gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.Davalı vekili; davalı müvekkil şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı bir anonim şirket olduğunu, davacının da aynı şekilde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı bir limited şirket olduğunu, davacının uyuşmazlık konusu alanı ticari faaliyetini devam ettirebilmek amacıyla kullandığına dair iddiası dava dilekçesinden anlaşıldığını, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve aynı zamanda iki tarafın da tacir olması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu uyarınca nispi ticari dava mahiyetinde olan işbu davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini bildirerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Kira sözleşmesi 6098 sayılı TBK.nun 299 vd. maddelerinde düzenlemiş olup, 299. maddesinde kira sözleşmesinin tanımı "Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini kiraya verene ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde yapılmıştır.Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir. (6100 sayılı HMK m.33).Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. (HMK 1 m.) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.6100 Sayılı HMK’nın 2.maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup 4/1-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir.6100 Sayılı HMK’nın 1 ve devam maddelerine göre mahkemelerin görevinin dava konusuna göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu ise dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar ve talep sonucundan anlaşılır. Davalı tarafından ileri sürülen hususlar savunma mahiyetinde olup dava konusunun belirlenmesine esas alınamaz.01.07.2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılan 6570 Sayılı Kanunun 12.maddesinde; "Kiracı, mukavelede hilafına sarahat olmadıkça, kiralanan yeri kısmen veya tamamen başkasına kiralayamaz yahut istifade hakkını veya mukavelesini başkasına devredemez veyahut kendisi gayrimenkulü bırakmış olduğu halde hiç bir sebeple bu yeri kısmen veya tamamen başkalarına işgal ettiremez. Kira akdinin esas gayesi itibariyle başkalarına kiralanması lazım ve mütat olan (Otel, pansiyon, talebe yurdu ve benzerleri) gayrimenkuller bütün gayrimenkulün devri veya kiralanması hali müstesna olmak üzere yukardaki fıkra hükmüne tabi değildir. Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne riayet etmeyerek bir gayrimenkule kiracı veya devir alan sıfatiyle girenler veya bu gayrimenkulü işgal edenler hakkında hiç bir ihtara hacet kalmaksızın sulh mahkemelerinde tahliye davası açılabilir. Fuzuli şagiller hakkında 5917 sayılı kanun hükümlerinin tatbikı da istenebilir." hükümleri düzenlenmiştir.6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinde; "Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 6570 sayılı Kanunun 12.maddesinin 3.fıkrası uyarınca açılmış ve henüz karara bağlanmamış olan davaların, sulh hukuk mahkemelerinde; bunlardan temyiz aşamasında bulunanların ise Yargıtayın ilgili dairesinde ayrıca bir işlem yapılmasına ve karar verilmesine gerek olmaksızın görülmelerine devam olunur." düzenlemesi ile 6100 Sayılı TBK sonrasında, kiralananın kullandırılması, alt kiraya verilmesi veya sözleşmenin devri durumunda, bunlara (sözleşmenin tarafı olmayanlara) karşı açılacak davalarda sulh hukuk mahkemelerinin görevli olmayacağı düzenlenmiştir.█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre ise; Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re'sen gözetilmesi gerekir.6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. (HMK m.1) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Davacı ile davalı taraf arasında kira ilişkisi bulunduğundan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınması gerektiğinden yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan, bu nedenle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Dosya kapsamına, toplanan delillere, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmünde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,HMK 27. maddesi gereği, tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve █████/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan incelemede █████/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatip