6. Ceza Dairesi, tehdit suçunda zincirleme hükümlerinin yanlış uygulanması ve temel cezada alt sınırdan uzaklaşmama, hakaret suçunda ise Anayasa Mahkemesi iptali sonrası önödeme kapsamında yeniden değerlendirme zorunluluğu nedeniyle kararı bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın tehdit ve hakaret suçlarını işlediği yönündeki yerel mahkeme kabulünü hukuka uygun bulsa da, aynı gün içerisinde gerçekleştirilen tehdit eyleminin zincirleme suç yerine tek eylem kabul edilmesi gerektiği, tehdit suçunda temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma kriterlerinin yeterince dikkate alınmaması, ayrıca hakaret suçu bakımından önödeme kapsamını genişleten yasal düzenleme ve bu düzenlemenin geçici maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı ışığında yeniden değerlendirme yapılmasının zorunlu olması nedenleriyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Tehdit, hakaretTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaDosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;1- Sanığın 24.08.2014 günü katılana tehdit içerikli mesaj göndermesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin aynı gün içerisinde işlendiği gözetilerek bir bütün halinde tek bir tehdit eylemi kabulü yerine yazılı şekilde koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmış olması,2- Tehdit suçu yönünden temel ceza tayin edilirken suçta kullanılan araç, tehlikenin ağırlı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,3- Hakaret suçu yönünden; 07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75/6 maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı Kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alınması ve bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2 maddesinde yer alan “soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih, ████████ E, ███████ K sayılı kararıyla Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve bu düzenlenmenin 29.05.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanması karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanunu'nun 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,04.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.