Çocuğunun silahla öldürülmesi sonucu destekten yoksun kalan anne babanın maddi ve manevi tazminat talepli davasında, PMF yaşam tablosu ve kusur oranına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davalı tarafından silahla vurularak vefat eden 18 yaşındaki çocukları için manevi ve destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı anne ve babanın başlattığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, cinayet suçunda haksız tahrik indirimi yapılmadığı ceza mahkemesi kararını esas alarak, davalıyı olayda %100 kusurlu bulmuş ve davacıların psikolojik olarak etkilendiğini, çocuklarının kendilerine maddi destek olduğunu gözeterek, toplamda milyonlarca lira maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiş; bu hüküm, hem davacılar hem de davalılar vekilince temyiz edilerek yargılamanın üst aşamasına taşınmıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aksaray 2. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılardan .. ve .. vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkilleri ... ve ...'ın çocukları ..'un, davalı ... tarafından 28.07.2018 tarihinde silahla vurulması sonucu tedavi gördüğü hastanede 03.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, diğer davalıların ..'ın anne ve babası olduklarını, .. olay tarihinde 18 yaşında olup asgari ücretle çalışmaya başladığını, aynı zamanda liseyi dışarıdan okuduğunu ve açıköğretim öğrencisi olduğunu, bundan ayrı en büyük çocuk olduğundan anne ve babasının da her türlü işlerinde en büyük yardımcısı olduğunu, mandıradaki hayvanların bakımı ve gözetiminden sorumlu olan davalı ...'ın eline pompalı tüfek veren davalı anne ve babanın 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4271 sayılı Kanun) 369. maddesi uyarınca hukuken sorumlu bulunduğunu, davalı ... tarafından ..'un herhangi bir gerekçe olmadan öldürüldüğünü, olay nedeniyle müvekkillerinin psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürerek; davacı anne ve baba için ayrı ayrı 100.000,00 TL, diğer davalılar için ise ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı anne ve baba için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.03.2024 tarihli dilekçeyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilleri ... ve ... yönünden dava değerini 1.351.219,26 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalılar vekili; ölen ... ile müvekkili ..'ın arkadaş olduklarını, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, olay nedeniyle müvekkili ..'ın da psikolojisinin bozulduğunu, gecenin geç saatinde davacıların ..'un dışarıda gezmesine ve müvekkilinin babasına ait yere izinsiz gitmesine izin vermelerinden dolayı kusurlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesinleşen ceza mahkemesi kararında, davacıların desteği ...'un işlenen cinayette haksız tahrik olarak nitelendirilebilecek herhangi bir eyleminin varlığına rastlanmadığı, bu nedenle cezada bir indirime de gidilmediğinden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılır iken herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı; olayda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacılar lehine talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından güncel Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak PMF 1931 yaşam tablosu uyarınca davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapıldığı gerekçesiyle; davacıların maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne, 701.112,81 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 650.106,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Habibe ve ...'a verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda sigorta şirketi davanın tarafı olmadığından ve tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna açık itirazları olmasa dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamı hâkim tarafından belirleneceğinden ve tazminat hesabında Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu ve %10 artırım ve iskonto hükümleri esas alınarak davacının zararının hesaplanması gerektiği, davalı ...'ın eyleminin bilinçli taksir kapsamında kaldığı, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi dikkate alındığında indirim yapılmadan karar verilmesinin doğru olduğu, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacılar ... ve ... vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar ... ve ... vekili; olay nedeniyle müvekkillerinin uğradığı maddi zararın tespiti bakımından, kök ve ek raporda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapıldığını, 20.02.2024 tarihli celsede bilirkişi raporuna itirazların reddine karar verilip resen Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararları doğrultusunda 1931 tarihli PMF tablosuna göre rapor alınması için yeniden ek rapor alınmasına karar verildiğini, Mahkemece 01.03.2024 tarihli 2. ek raporun hükme esas alındığını, 11.03.2024 tarihli dilekçe ile itirazlarını yinelediklerini ancak Mahkemece reddine karar verildiğini, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğu halde bu konuda bir karar verilmediğini, maddi zararın doğru olarak hesaplanmadığını, ...'un gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, bunun maddi zararın eksik miktarda hesaplanmasına neden olduğunu, 1931 tarihli PMF tablosunun esas alındığı ek raporda tazminat miktarının düştüğünü, bu raporun hükme esas alınmasının Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarında hakkaniyet indirimi yapılmadığından, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, davalı ... ve ... yönünden 4271 sayılı Kanun'un 369. maddesi uyarınca ev başkanının sorumluluğu hükümlerine göre, davalı ... yönünden haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre; davalılar vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.2. Dairemizce, Hukuk Genel Kurulu ve tazminat davalarına bakan diğer Yargıtay Daireleri arasında içtihat birliğine sebebiyet verilmesi için 27.05.2022 tarihinde alınan kararla içtihat değişikliğine gidilerek, zarar görenin ya da desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) tablosunun kullanımından vazgeçilerek, TRH-2010 (Ulusal Mortalite Tablosu) adlı yaşam tablosunun kullanımına geçilmesine karar verilmiştir.Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınmak suretiyle, davacıların uğradığı zararın hesaplanması gerekirken, 1931 tarihli "PMF" cetveline göre bakiye ömür süresinin tespiti ile yapılan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Davalılar vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.