Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK kapsamında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla kamu görevinden çıkarma işleminin iptali istemiyle yapılan temyiz başvurusunda savunma hakkı ihlali ve sabit hat aramalarını değerlendirdi.
Özet: Davacı, adil yargılanma ve savunma hakkı tanınmadan, kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine istinaf başvurusunun reddi kararını temyiz etmiştir. Davacı, terör örgütüyle bağlantısının olmadığını, 15 Temmuzun mağduru olduğunu ve ardışık arama iddialarının somut delil olmadığını savunurken, Danıştay, davacının önceki bir ağır ceza mahkemesi dosyasındaki kendi ifadesinde, henüz lise öğrencisiyken sabit hatlardan aranarak tanımadığı kişilerce organize edilen ev toplantılarına götürüldüğünü, burada Kuran okuyup ders çalıştığını belirttiğini dikkate alarak, davacının temyiz itirazlarının İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesindeki bozma nedenlerinden hiçbirine uymadığı sonucuna varmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı)
:... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hukukun üstünlüğü ilkesine ve Anayasa'nın 129. maddesine aykırı şekilde savunma hakkı tanınmadan, adil disiplin süreci işletilmeden ve hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadan kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, yargılanmadan ve somut delil konulmadan terör örgütü üyesi olarak suçlandığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru bakımında sakat olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği, kendi emeğiyle Deniz/Kara/Hava/Jandarma Meslek Yüksekokullarını kazandığı, Bank Asya hesabının olmadığı, gazete ve dergilere abone olmadığı, 15 Temmuz darbe girişimine katılmadığı, darbe girişiminin mağduru olduğu, ardışık arandığı şahısların ifadelerinde aleyhine beyan olmadığı, 2015 yılının bahar aylarından sonra telefon numarasını değiştirerek kendi isteğiyle uzaklaştığı, sabit hatlardan aramaların içeriğinin ortaya konulamadığı, yapılan 101 aramanın 72 tanesine cevap vermediği, sırf sabit hatlardan aranmasının örgüt üyesi olduğu anlamına gelmeyeceği, hakkında kesinleşmiş ceza kararı bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında özetle; ...2012 yılında Yalova/ Altınova Deniz Meslek Yüksekokulu’nda okuduğum dönemde hafta sonu evci iznine çıkıyordum, belli bir süre sonra hafta sonları değişik sabit hatlardan telefonum aranmaya başladı, beni arayanın kim olduğunu bilmiyordum, Yine bir gün aynı şekilde numarasını bilmediğim bir sabit hattan beri aradılar, arayan kişi isminin ... olduğu, bir maçımız var gelir misin dedi, ben de futbol oynamak amacıyla teklifini kabul ettim ve İstanbul Velibağlar‘ da bir halı sahaya gelmemi istedi. Ben oraya gittiğimde halı sahada kimse yoktu ve tanımadığım ve daha önceden görmediğim bir şahıs yanıma gelerek kendisinin ... olduğunu söyledi, ayrıca bana; sen muhafazakâr bir ailenin çocuğusun, sana yardımca oluruz, ders çalıştırırız, ben sana ulaşmak isteğimde ulaşırım dedi, ben kendisine numaramı nerden bulduğumu sorduğum halde bana herhangi bir şekilde bilgi vermedi ve ilerleyen günlerde bana ulaşacağını söyleyerek yanımdan ayrıldı. Daha sonra sınav dönemlerinden önceki hafta sonu yine beni sabit hattan aradı ve sınavlar yaklaşıyor hem ders çalışırız, hem sohbet ederiz, buna benzer etkinlik yaparız dedi. Daha sonra hafta sonu geldiğinde kendisi ile onun belirlediği bir yerde buluştuk ve Pendik’te bulunan adresini bilmediğim bir eve gittik, eve gittiğimizde bizden başka kimse yoktu, evde kuran okuduk, ders çalıştık namaz kıldık ve daha sonra ayrıldık. Ben 1 sınıfta iken sınav dönemlerinin önceki hafta sonu beni sürekli bilmediğim sabit hatlardan arayarak sürekli sohbet etmeye, ders çalışmaya ve kuran okumaya çağırıyordu, her defasında sadece ikimiz oluyorduk ve her buluştuğumuzda İstanbul’un farklı semtlerinde bulunun farkla evlere gidiyorduk, her gittiğimizde evde sadece ikimiz bulunuyorduk, aradan uzun zaman geçtiği için evlerin adreslerini hatırlayamıyorum, Bana kendisini ... olarak tanıtın şahsın gerçek isminin ... olup olmadığı bilmiyorum. Ben 2. Sınıfa geçtiğimde yine ... olarak bildiğim şahıs beni sınav öncesi hafta sonlarında yine sabit hatlardan aramaya devam etti, ... ile birkaç defa görüştük ve yine İstanbul’un farkla semtlerinde bulunan eve ders çalışmak, sohbet etmek kuran okumak amacıyla gittik... 2014 yılının Ağustos ayında okul bittikten sonra ... beni bir daha aramadı, ve ... ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Okul bittikten sonra 2014 yılı Eylül ayında Marmaris Aksaz TCG POYRAZ gemisine atandım ve bu gemi eylül ayında mersin ilinde geçici görevli olduğu için ben de mersine gittim birliğime giriş yaptım. Bir ay sonra Mersindeki görevim bitti ve Marmaris Aksaz geri döndüm, göreve başladıktan birkaç ay Muğla ilinden sabit hattan bir şahıs beni arayarak, isminin ... olduğunu İstanbul’daki arkadaşlardan numaranı aldığını, bana yardımcı olmak istediğini söyledi, ben ilk başlarda görüşmek istemedim, nöbetteyim diyerek geçiştirdim, daha sonra bu şahıs dönem dönem beni aramaya devam etti, arayan numara Muğla iline ait sabit hattı ama numaranın tamamını hatırlamıyorum. Daha sonra yine aynı şahıs beni aradı görüşmek istediğini bana yardımcı olacaklarını söyledi, bana ev arkadaşı bulacakları söyledi, ben da kendisini ... olarak tanıtan şahısla Marmaris ilçe merkezinde beni arabası ile aldı ve Marmaris’te merkezde bir adrese gittik, eve gittiğimizde evde kapıyı bize ... isminde bir şahıs açtı, şahsı ilk defa orada gördüm, biz eve girdikten yaklaşık yarım saat sonra TCG Fırtına Komutanlığında görevli Motor Astsubayı M.A.B. geldi, evde dördümüz sohbet ettik, kuran okuduk, ibadet yaptık ve bir sonraki sohbeti nerde yapacağımızı kararlaştırarak ayrıldık. Adını ... olarak bildiğim şahsı bir daha görmedim. Aradan belli bir süre geçtikten sonra ... bizi kendi evine davet etti, ..., M.A.B. ve beni Muğla merkezde bulunan adliyenin karşısında bulunan büfeden aldı ve Aydın yolu istikametinde yaklaşık 15-20 km gittikten sonra sol tarafta bulunan bir köye götürdü, köyün ismini ve evin yerini tam olarak hatırlamıyorum. Ancak araçla köyün yerini gösterebilirim. ...’ ın evinde ben M.A.B. ile birlikte yemek yedik sohbet ettik, burada Fetullah Gülene ait kitaplar okuduk, videolara seyrettik ve ... nın evinden ayrıldık. Sonraki dönemlerde bu sohbetler artmaya başladı, sürekli ...’nın evinde toplanıp sohbetler yapıyorduk, bu sohbetlere ben ve M.A.B. geliyordu. Bizim dışımızda sohbete gelen kimse yoktu, daha sonraki dönemlerde ... bizden Himmet adı altında para istemeye başladı. Bizde M.A.B. ile birlikte bütçemize göre belirli miktarlarda para veriyorduk. Daha sonra bizden işimizle alakalı bilgiler istemeye başladı, ben bu isteklerden sonra sohbetlere gitmemeye başladım, aynı şekilde MA.B. de sohbetlere gelmemeye başladı, ondan sonraki dönemlerde yine sabit hatlardan aranmaya başladım, ...’nın aradığını düşündüğüm için bilmediğim numaraları açmadım ve bir daha ... ile hiç görüşmedim. 2015 yılının bahar aylarından sonra bir herhangi bir toplantıya gitmedim..." şeklindeki davacının kendi beyanları bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.