Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan mal tedariki alacağına yönelik itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla davacı alacağı tespit edildi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalıya mal tedariki sonrası kısmi ödemeden arta kalan 174.879,99 TLlik borcun tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep ederken; davalı, aralarında geçerli bir ticari ilişki ve borç olmadığını, faturaların tek başına delil olmadığını savunmuştur; yapılan yargılama ve mali müşavir bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının kanuni defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalıdan takip tarihi itibarıyla 174.879,99 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında
kurulan ticari anlaşma gereğince müvekkilinin davalı/borçluya mal tedariği sağladığını, bu
ticari ilişki çerçevesinde müvekkilince 12.06.2024 düzenlenme, 12.07.2024 ödeme tarihli,
TR.... fatura numaralı, 378.000 TL bedelli e-arşiv fatura; 14.06.2024 düzenleme,
14.07.2024 ödeme tarihli TR... fatura numaralı, 4.400 TL bedelli e-arşiv fatura;
31.07.2024 düzenleme, 30.08.2024 ödeme tarihli 12.479,99 TL bedelli .....
fatura numaralı e-arşiv fatura düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince
müvekkilinin davalı/borçlu şirkete mal tedariğini sağlamışsa da faturalarda belirtilen ödeme
günlerinde davalı/borçlunun müvekkiline olan borcunu kısmen ifa ettiğini, parça parça ve ayrı
zamanlarda toplam 220.000 TL ödeme yapan davalı/borçlunun bakiyesi olan 174.879,99 TL
tutarındaki borcunu ödemediğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... E. sayılı
dosyasından ikame edilen icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin
durduğunu belirterek; itirazın takip öncesi faize yapılan itiraz hariç olmak üzere iptaline, takibin
TTK 1530 hükmü gereğince yıllık ticari temerrüt faizi ile devamına, itirazın haksız ve kötü
niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
alacağın tahsilinin dava sonunda imkânsız hale gelmemesi için borçluya ait banka hesapları,
araçlar veya gayrimenkuller üzerine dava konusu miktar kadar teminatsız ihtiyati haciz
konulmasına, AAÜT'nin 16/2-c maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile
sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk faaliyeti yönünden maktu ücrete hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep
ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiçbir nam altında davacıya borcu bulunmadığını, anılan alacak kalemlerini kabul
etmemeleri sebebiyle yapmış oldukları itirazın haklı ve hukuka uygun olduğunu, icra takibinde
alacağa uygulanan faiz oranının geçersiz, fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar
arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını,
davacı tarafından müvekkiline alacak doğurur bir hizmet verilmediğini, taraflar arasındaki akdi
ilişkinin varlığının çekişmeli olduğundan davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun
delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin varlığını
kanıtlamaya yeterli olmadığını, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında bir temel borç
ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu
olamayacağını, geçersiz bir sözleşmeye 8 gün içinde itiraz etmeme durumunun da muteber
olmayan sözleşmeye geçerlilik sağlamayacağını, davaya dayanak yapılan faturalardaki
hizmetin ifa edildiğinin de davacı tarafından ispatlanamadığını, davacı yanın icra inkâr tazminat
talebinin reddi gerektiğini belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli alacaklı
hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama
gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 67. maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 174.879,99-TL cari hesap borcu alacağı, 49.991,73-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 224.871,72-TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve
yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, yevmiye ve kebir
defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, davacının 12.02.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 174.879,99 TL alacaklı olduğu, davalı vekili 24.07.2025 günü saat 15:15’te mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2024 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu
olduğu, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında
herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş
faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça cari hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 174.879,99-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 174.879,99-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 34.975,99-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 11.946,05-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.862,16-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.083,89-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.565,06-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.335,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!