Ticari kumaş satışından kaynaklanan 649.995 TL alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ve ticari defterlerin delil niteliği değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacının, davalının 1.150.000 TL tutarındaki çekleri almasına rağmen kumaşları tam teslim etmeyerek 649.995 TL borçlu kalması üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği bir davayı konu almaktadır; davalının savunma sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının defterlerinin büyük ölçüde usulüne uygun olduğu ve talep edilen alacağın davacı kayıtlarında mevcut olduğu tespit edilirken, BA/BS bildirimlerinin de uyumlu olduğu, ancak davacının ticari defterlerinin delil değeri ile takip öncesi işleyen faiz talebinin mahkemenin takdirine ve ticari defter tutma standartlarının tam değerlendirilmesine bağlı olduğu belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasında yapılan kumaş ticareti neticesinde müvekkili tarafından toplamda
vadeli olarak 1.150.000,00 TL’lik çekin borçluya teslim edildiğini, tarafların anlaşması
neticesinde 31.08.2024 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli, 30.09.2024 ödeme tarihli
425.000,00 TL bedelli, 31.10.2024 ödeme tarihli 425.000,00 TL bedelli ve 30.01.2025 ödeme
tarihli 150.000,00 TL bedelli çeklerin davalı/borçluya teslim edildiğini, davalı/borçlunun
anlaştıkları kumaşları müvekkiline teslim etmediğini, akabinde müvekkilinin ısrarları
neticesinde 30.06.2024 ve 02.08.2024 tarihli toplam 500.005,00 TL’lik iki fatura ile birlikte bir
kısım kumaşları teslim ettiğini, müvekkilinin kumaşların tamamının teslim edilmemesi
neticesinde vermiş olduğu çeklerin iadesini talep ettiğini ancak davalı/borçlunun çekleri
kullandığını hatta bir tanesinin kayıp olduğunu onunla alakalı çek zayii davası açtıklarını,
ödemelerinin gerekmediğini beyan etmelerine rağmen ödenmemesi hususunda tedbir kararı
alamadıkları için çekin arkasının yazıldığını ve müvekkilinin düzeltme yaparak çeki ödemek
zorunda kaldığını, müvekkilinin 649.995,00 TL alacaklı olması sebebiyle Bakırköy ... İcra
Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını,
davalının kötü niyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, yapılan anlaşmaya ve yapılan
müteaddit müracaatlara rağmen borçlunun borcunu ödemekte direndiğini, borçtan kurtulmak
amacıyla mallarını gizlediğini, kaçırmaya ve kendisinin kaçmaya çalıştığını, alacağın rehinle
temin edilmemiş olması ve muaccel hale gelmesinden dolayı yargılama neticeleninceye kadar
ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek; davalarının kabulüne, itirazın
iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine
icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin
davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLER VE GEREKÇE
:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 649.995,00-TL asıl alacak 105.000,00-TL asıl alacak faizi olmak üzere toplam 754.995,00-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının icra takibine konu muavin defter kaydı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...
Davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye
defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, kebir defterinin açılış tasdikinin
yaptırılmadığı tespit edilmiş olup ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliği
hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacının 10.01.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 649.995,00 TL alacaklı olduğu, davalı vekili 24.07.2025 günü saat 14:15’te mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalı ticari
defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2024 yılına ilişkin Ba bildirimi ile davalının Bs bildiriminin birbirleriyle uyumlu
olduğu, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında
herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş
faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça defter alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 649.995,00-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 649.995,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 129.999,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 44.401,15-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 12.893,52-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 31.507,63-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 13.596,42-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.335,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 6.314,70-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 103.499,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.960,14-TL'sinin davalıdan, 639,86-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!