Yol onarımı sırasında kamyon kasasına sıkışarak ayak topuğunda kalıcı sakatlık oluşan işçinin asıl ve alt işverenlerden maddi manevi tazminat talebi.
Özet: Davacı işçi, Çanakkale İl Özel İdaresinin taşeronu olan şirkette yol onarımı yaparken kamyonun aniden hareket etmesiyle ayağının sıkışması sonucu ağır yaralanarak %7,3 oranında kalıcı sakatlık yaşadığını belirterek, iş güvenliği önlemlerini almayan ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla kusurlu bulunan asıl ve alt işveren konumundaki her iki davalıdan da müştereken ve müteselsilen maddi ve manevi tazminat ile malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle, davacının Çanakkale İl Özel İdare Müdürlüğü’nün taşeron firması olan ... Temizlik Ürünleri ve Hizmetleri Gıda Turizm Nakliye İnşaat Hayvancılık Reklam Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde (bundan sonra ... Temizlik olarak anılacaktır) işçi olarak çalıştığını, bu çalışma esnasında olay tarihi olan 25.04.2013 tarihinde Çanakkale ili, ... ilçesi, ,,,,,, Köyünde bozuk yol onarımı yaparken davalılardan İl Özel İdaresi’ne ait 17... plakalı kamyonun kasasından yola asfalt dolgu malzemesi atarken kamyonun aniden hareket etmesi nedeniyle kamyonun aralanan arka kapağı ile kamyon kasasının arasına ayak topuğunun sıkışması neticesinde iş kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın gerçekleştiği 17... plakalı araç davalılardan Çanakkale İl Özel İdare Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu, bu davalının bozuk yol onarımı işi esnasında kaza meydana geldiğini ve Çanakkale İl Özel İdare Müdürlüğü asıl işveren konumunda olduğunu, diğer davalı ... Temizlik ise alt işveren (taşeron) sıfatına haiz olduğundan dava konusu haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminattan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun şüphesiz olduğunu, iş kazasının akabinde davacı acil olarak öncelikle ... Devlet Hastanesi’ne oradan ,,,, Devlet Hastanesi’ne oradan da ,,,, ,,, Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisi yapıldığını, olay nedeniyle davacının yaralandığını, vücudunda kalıcı sakatlık oluştuğunu, dava konusu iş kazası nedeniyle ,,,, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nce yürütülen tahkikat kapsamında meslekte kazanma gücü kaybı oranı konusunda rapor alındığını buna göre müvekkili davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle %7,3 (yüzdeyedivirgülüç) oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini, meydana gelen iş kazası nedeniyle ... C.Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığını, sorumlular hakkında ... Sulh Ceza Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosyasından ceza davası açıldığını, işbu davanın soruşturma aşamasında iş güvenliği uzmanı bilirkişiden rapor alındığına ve olayda; şantiye şefi Mehmet Kopuk’un, araç sürücüsü ...’nın ve imalata yönelik olarak da işverenlerin kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazanın meydana geldiği yerde işçi sağlığı ve güvenliği açısından gerekli güvenlik önlemlerinin davalı işverenler tarafından alınmadığını, müvekkilin güvenliği için kendisine verilmesi gereken teçhizatlar ve koruyucu kıyafetlerin verilmediğini, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda davalılar tarafından herhangi bir eğitim de verilmediğini, bu nedenlerle gerek davalı ... İdare Müdürlüğü gerekse de taşeron firması olan diğer davalı ... Temizlik şirketi olayda tamamen kusurlu bulunduğunu, bu durumun ceza dosyasında alınan kusur raporuyla da sabit olduğunu, davacının kaza nedeniyle kalıcı sakatlığı meydana geldiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 1.000 TL kalıcı iş göremezlik (maluliyet) tazminatının, yargılama sırasında toplanacak deliller ve tazminat hesap raporuyla ortaya çıkacak zarar miktarının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacının maruz kaldığı bu vahim olay gerek kendisinde gerekse ailesinde büyük bir sarsıntı yaşattığını ve yaşatmaya devam da ettiğini, müvekkili davacının ciddi oranda kalıcı sakatlığının oluşması, müvekkili davacının sakatlanması ile hayatının çekilmez hal alması, davalı işverenlerin kazanın oluşunda ağır kusuru da gözetilerek 30.000 TL manevi tazminatın indirim yapılmaksızın tümüyle, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, olayın oluş şekli, yoksun kalınan zarar ve sakatlık durumu, kusur durumu, olası tazminatın tahsilinin sonuçsuz kalma ihtimali dikkate alınarak, davalıların taşınır ve taşınmaz malları üzerine tensip ile birlikte ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, açıklanan ve resen gözetilecek hususlar nedenleriyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, iş kazasında yaralanan davacı için, yargılama esnasında toplanacak delillere göre belirlenecek olan (şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki);davacının kalıcı iş göremezlik (maluliyet) tazminatı yönünden şimdilik 1.000 TL. maddi tazminatın olay tarihi olan 25.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Şti. vekili özetle; müvekkili davalı ... Ltd. aleyhine olan kusur ve beden gücü kaybı gibi iddialar ile diğer hususları kabul etmediklerini, iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi yanında sorumlular arasındaki rücu miktarını ilgilendirmesi bakımından da önem taşıdığını, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı hususları ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti biçiminde saptanması gerektiğini, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek bilirkişilere alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu ve devamında Adli Tıp İhtisas kurulundan rapor alınması bu iki rapor arasında çelişki olması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor alınarak çelişki giderildikten sonra kesinleşen iş göremezlik oranının tespiti gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olacak olur ise talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının da fazla olduğunu, davacı taraf dilekçelerinin sonuç kısmında talep edebilecekleri faiz türünü belirtmediklerini, bu tarihten sonra belirtmelerine de muvafakat etmediklerini, açıklanan nedenlerle, tarafımıza ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili özetle; dava dilekçesini kabul etmediklerini, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava dilekçesinde de belirtildiği gibi ... Sulh Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve olayda şantiye şefi Mehmet Kopuk ve araç sürücüsü ... da kusurlu bulunduğunu, sanık olarak yargılandığını, davalı olarak bu iki kişiye de husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafından kazanın meydana geldiği yerde güvenlik önlemlerinin tam olarak alınmadığının belirtildiğini, bu anlamda kusur ancak davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne ileri sürülebileceğini, Ceza dosyasındaki kusur oranlarına itiraz ettiklerini, zira dava dilekçesinden de anlaşıldığı gibi kamyonun aniden hareket etmesi ile kaza meydana geldiğini, bu sebeple kamyon şoförünün %100 kusurlu olma ihtimali olmakla birlikte, kazanın oluşu bakmamdan davacının da kusurlu olma ihtimali mevcut olduğunu, tekrar hem kusur bakımından hem de davacının maluliyeti bakımından rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacının tazminat taleplerinin özellikle fahiş olan manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, yukarıda belirtilen sebepler ve sair sebeplerle; zamanaşımı itirazının kabulü ile davacının ihtiyati tedbir talebinin ve sair taleplerinin (davanın) reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yüklenmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla yatırılan peşin temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!