Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari platform aracılığıyla gerçekleşen satıştan kaynaklanan alacak davasında, yetki itirazını inceleyerek taraflar arasındaki sözleşme gereği İstanbul mahkemelerini yetkili kıldığına dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, e-ticaret platformu üzerinden sattığı ürünün hasarlı teslim edildiği iddiasıyla müşteriye yapılan haksız iade nedeniyle uğradığı zararın tazmini amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı şirket ise yetki itirazında bulunarak, taraflar arasındaki üyelik sözleşmesi gereği yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunmuş, mahkeme de tacirler arasındaki sözleşmede belirlenen münhasır yetkinin bağlayıcılığını değerlendirmektedir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .....platformunda satıcı olarak yer almakta olduğunu, müvekkili şirket .....tarihinde yapmış olduğu .....sipariş numaralı satışa konu ürünün .....tarihinde alıcı müşteri dava dışı .....' e teslim edilmesi sonrası alıcı müşteri .....' in siparişin kendisine hasarlı teslim edildiği iddiasıyla, ilgili siparişe konu ürün için ürünü teslim aldığı tarihte iade talebi oluşturulduğunu, davalı taraf olan .....ve Satış Tic. A.Ş. .....) tarafından, müşterinin iadeye konu ettiği ürüne ilişkin iade talebi değerlendirilirken ürünün müşteriye hasarlı teslim edilip edilmediğini, ürünün kutusunun hasarlı olup olmadığını, müşteri tarafından kargo firması görevlileri ile birlikte hasarlı kargo olması ihtimalinde tutulan tutanak olup olmadığını, ürünün servis tarafından açılıp açılmadığını ve servis tarafından açılmış ise ürünün hasarlı olduğuna dair servis tutanağının olup olmadığını araştırıp değerlendirmeden, müvekkili şirketin iadeye ilişkin savunması ve onayı beklenmeden müşteriye para iadesi yapıldığını, davalı taraf müşterinin hasarlı olduğunu iddia ettiği ürün ile ilgili gerekli incelemeleri yapmadan müşteriye para iadesi yapması sonucunda müvekkili şirketi zarara uğratığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası ile davalı (borçlu) aleyhine müvekkilinin uğramış olduğu zararın tahsili için tarafımızca ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve davalı borçlunun itirazı üzerine takip durduğunu, davalı borçlu tarafından her ne kadar icra takibine itiraz edilmiş ve takip durmuş ise de işbu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı uyuşmazlığın görüleceği Mahkeme davanın ikame edildiği Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını ve fakat İstanbul (Merkez) Asliye Ticaret Mahkemeleri olması gerektiğini, müvekkili şirket'in üründe hasar meydana gelmesi hali de dahil olmak üzere taşıma hizmetinden kaynaklı tüm taleplerin tek muhatabının taşıyıcı olacağının belirtildiğini, davacı ise taraflar arasındaki Sözleşme'ye tamamen aykırı olacak şekilde, kendi ve/veya taşıyıcı firma kaynaklı kusurlardan müvekkil şirket'i sorumlu tutmaya çalıştığını, müvekkil şirket'e yöneltilen taleplerin kabul edilmemesi gerektiğini, kötü niyetle ve ticari ilişkinin temel hükümlerine aykırılık oluşturan icra takibine yapılan itiraz haklıdır, eldeki davanın tüm talepler bakımından reddi gerektiğini, husumetin Taşıyıcı firma olan .....ve Tic. A.Ş.'ye yöneltilmesi gerekirken hatalı olarak müvekkili şirket'e yöneltilmiş olduğunu, müvekkili şirket'in üzerinde düşen sorumlulukları layığıyla yerine getirmesi ve davacı şirket'in iddia ettiği gibi kendilerine sorulmadan iadenin onaylanması gibi bir eyleminin bulunmaması sebebiyle davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacı şirket tarafından iddia edilen sözleşmeye aykırılık müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğinden işbu davanın esastan reddini, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Davacı ile davalı (.....) arasında üyelik sözleşmesi kurulmuş olup, davacı, davalıya ait platform üzerinden online satış yapmaktadır.
Davalı vekili, cevap süresi içinde Mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ve yetkili yer olarak müvekkilinin ikametgah yeri olan İstanbul Ticaret Mahkemelerini göstermiştir.
Taraflar arasında imzalanan üyelik sözleşmesinin 8/2 maddesinde İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmüştür.
Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Davanın her iki tarafı tacir olup, yetki sözleşmesi tarafları bağlamaktadır. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Bu durumda, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi şeklinde olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekecektir. Somut olayda genel yetkili mahkemelerin yetkisinin de devam ettiğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp, İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri münhasır yetkili durumdadır.
İzah edilen nedenle Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeni ile davanın HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddelerince USULDEN REDDİNE, yetkili Mahkeme'nin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 20. maddesi gereği işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasını yetkili mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2. maddesi gereğince re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!