İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talepli belirsiz alacak davasında usul ve esasa ilişkin inceleme.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında hasar gören aracındaki değer kaybının tazmini amacıyla, henüz miktarı tam belirlenemediği için belirsiz alacak davası olarak açtığı bir dosyayı sunmaktadır; davacı, bilirkişi incelemesiyle belirlenen 35.000 TL değer kaybına rağmen daha yüksek zarar gördüğünü iddia ederken, davalı sigorta şirketi ise öncelikle dava şartı olan başvuru yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini talep etmekte; mahkeme ise davanın temelinde yer alan hukuki yarar ve belirsiz alacak davası açma koşullarının mevcut olup olmadığını incelemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK 107/1 maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" hükümü yer verildiğini, buna göre, davaya konu kazada, müvekkilin aracında gerçekleşen hasar ve değer taleplerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması zarureti hâsıl olduğunu, davalı sigorta şirketine ----trafik ---- numarasıyla sigortalı ---- tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ------ plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, Kasko Sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper raporunda müvekkilinin aracında 11.858,60-TL hasar oluştuğu belirlendiğini, ------ başvuru sayılı dosya kapsamında araçta oluşan değer kaybı talep edildiğini, bilirkişi tarafından müvekkilin aracında 35.000,00-TL değer kaybı olduğu belirlendiğini, müvekkiline ait ---- paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, ----- tarafından atanan bilirkişi tarafından değer kaybı 35.000,00-TL olarak belirlenmişse de araçta oluşan hasarın niteliği, dosya kapsamındaki hasar resimleri ve diğer belgeler dikkate alındığında müvekkilinin zararının daha yüksek olduğunu düşündüğünü beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulüne, şimdilik, bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere 100,00-TL tazminatın poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinen aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ------ tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000-TL olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğramakta olduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, uyaptan dava konusu araçların trafik tescil kayıtları alınmış, davaya konu aracın hasar kayıtları ------ üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.HMK.114/1-h maddesi uyarınca, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. HMK nın 115/1-2 md gereğince; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Belirsiz alacak davası 6100 sayılı HMK 107. maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Belirsiz alacak davası, hukuki nitelik olarak bir eda davası ise de, istisnai nitelikte bir dava olduğu için her eda talebi, belirsiz alacak davasına konu olamaz. Kanunda öngörülen koşullar mevcut olmadığı halde belirsiz alacak davası açılması durumunda, mahkemenin davacıya 6100 sayılı HMK'nun 119/2 hükmüne göre süre vermesi mümkün değildir. Çünkü HMK'nun 119/2 hükmünün uygulanabilmesi için dava dilekçesinin zorunlu unsurlarında bir eksikliğin bulunması gerekmektedir. Dava dilekçesinden, davacının talebi ve davanın niteliği açıkça anlaşılamıyorsa, bu durumda HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca, davacıya bir haftalık kesin süre verilerek talebin netleştirilmesi gerekmektedir. Ancak belirli bir alacak için, belirsiz alacak davası açılan hallerde, davacı dava dilekçesinde talep sonucunu belirttiğine göre, HMK'nun 119/2 hükmünün uygulanmasını gerektiren bir eksiklik olduğundan söz edilemez. Koşulları oluşmamasına rağmen belirsiz alacak davası açılması halinde ise davacının hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar tamamlanabilen bir dava şartı olmadığı için, Kanunda öngörülen koşullar mevcut olmadığı halde belirsiz alacak davası açılması durumunda, mahkemenin HMK'nun 115/2 hükmüne göre davacıya süre vermesi de mümkün değildir. Hukuki yarar davanın açıldığı ana göre tespit edilir ve davanın açıldığı anda noksan olan hukuki yararın sonradan tamamlanması ise kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle, belirsiz alacak davasındaki hukuki yarar noksanlığının giderilmesi ve davanın başka bir davaya dönüştürmesi için davacıya süre vermesi de söz konusu olamaz. Eldeki dava da davacı, dava konusu kazaya ilişkin davacı tarafça ------- olan davalı sigorta şirketi aleyhine --- başvuruda bulunulmuş,----- araçtaki değer kaybı bedelinin de 35.000,00-TL olduğu olduğu tespit edilmiş,---- saat 14:42’de tanzim edildiğinin görüldüğü, anlaşmalı kaza tespit tutanağında ise kaza tarih ve saati olarak; █████/2023 saat 14:45 ibaresi yer aldığı, saati bildiren 14:45 sayısında ikinci “4” rakamının rakamın üzerinden geçilmiş şekilde koyu renkle yazıldığı görülmüştür." gerekçesine dayanarak olayın adli yargı mercilerinin incelemesini gerektirdiğinden uyuşmazlık hakem kararının kaldırılmasına ve genel mahkemelerde dava açılmasında muhtariyetine...." karar verilmiştir. İş bu hususlar davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça belirtildiği gibi ------- ile de sabittir. Başka bir deyişle, davacı alacağı belirsiz değil, belirlenebilir olup eldeki toplam dava değeri de 35.000,00-TL'dir. Bu itibarla eldeki dava da belirsiz alacak davasından söz edilemeyeceği, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış ve açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -----
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --------- verilmesine,
7-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!