Kaçak elektrik kullanım cezalarına ilişkin menfi tespit davalarında, davalı elektrik şirketinin HMK 139 uyarınca delil ibraz etmemesi nedeniyle verilen borçlu olunmadığı kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacılar tarafından kendilerine tek taraflı tutanaklarla kesilen yüksek miktardaki kaçak elektrik cezalarına karşı açılan ve birleştirilen menfi tespit davalarını ele almakta olup; davacılar haksız yere borçlandırıldıklarını ileri sürerken, davalı elektrik şirketi cezaların mevzuata uygunluğunu savunmuştur; ancak ilk derece mahkemesi, ispat yükü kendisinde olmasına rağmen davalının borca ilişkin belgeleri Hukuk Muhakemeleri Kanununun 139. maddesi uyarınca verilen kesin süre içinde sunmadığını tespit ederek, davacıların borçlu olmadığı yönündeki iddialarının esas alınacağını belirtmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, müvekkiline davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla 587.960,44 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğü ██████████ E. numaralı icra takibi başlatıldığını, davalının kaçak elektrik kullanımının tespitinde tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar sonucu müvekkiline hukuka aykırı olarak fahiş ceza kestiğini, sayacına OSOS takılan müvekkilinin sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanma imkanı bulunmadığını ileri sürerek; Şanlıurfa 2. İcra Müdürülüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen █████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından 11.350,14 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak veya cezalı elektrik kullanımının mümkün olmadığını ileri sürerek; söz konusu icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
3.Birleşen █████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından 417.580,27 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak veya cezalı elektrik kullanımının mümkün olmadığını ileri sürerek; söz konusu icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
4.Birleşen █████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından 174.028,95 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak veya cezalı elektrik kullanımının mümkün olmadığını ileri sürerek; söz konusu icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
5.Birleşen █████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından 204.819,76 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak veya cezalı elektrik kullanımının mümkün olmadığını ileri sürerek; söz konusu icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığını tespitine karar verilmesini istemiştir.
6.Birleşen █████████ Esas sayılı dosyada davacı vekili; müvekkiline davalı tarafından 38.592,25 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, müvekkiline kesilen bu cezadan dolayı ayrıca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak veya cezalı elektrik kullanımının mümkün olmadığını ileri sürerek; söz konusu icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 8 günlük süre içerisinde faturalara ve cezalara itiraz etmediğini, zamanaşımı süresinde davanın açılmadığını, davacının arazisi kendiliğinden sulanabilen arazi olmadığını, yapılacak keşif sonucunda davacının elektrik enerjisi kullanmadan sulu tarım yapabilmesinin imkan dahilinde olmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın ektiği ürünler dikkate alındığında yörenin iklim şartlarına göre suya fazla ihtiyaç duyan ürün çeşitleri olduğunu, tahakkuk edilen cezanın EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine ve EPDK kurul kararlarına uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, dava konusu icra takip dosyalarındaki borca ilişkin belgelerin ve tutanak mümzileri bilgilerinin istenmesine rağmen davalı tarafın cevap vermediği, ön inceleme duruşmasına davet başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 86100 sayılı Kanun) 139. maddesinde"davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği" hükmünün düzenlendiği, buna rağmen davalı tarafın davaya konu borca ilişkin belgeleri süresinde sunmadığı, delillerini sunmak üzere HMK'nın 139. maddesi gereğince yapılan ihtarın davalıya 18.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalının 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 08.05.2023 tarihinde cevap verdiği, bu durumda artık davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkeme tarafından dava konusu borca ait bilgi ve belgelerin temini adına müvekkili şirketin müzekkere yazıldığını ancak müzekkere cevapları beklenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, cevap dilekçesinde delillerin belirtildiğini ve bu ilgili delillerin, bilgi ve belgelerin temini için müzekkere yazılmasının talep edildiğini, müvekkili şirketin kaçak elektriğin yoğun kullanıldığı ve nüfus olarak geniş bir coğrafyada zor şartlar altında elektrik dağıtım hizmeti verdiğini, 2 haftalık gibi kısa süre içinde bilgi, belge vs. temin edilmesinin imkansız olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığı fotoğraflanarak tutanak ekine eklendiğini, kaçak kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuklar ve bu tahakkukların tahsili için başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespit tutanaklarına dayanılarak yapılan tahakkuklar ve icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan ve birleştirilen davalarda, ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu, davalı vekiline ihtar içerir duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesine kaçak elektrik tespit tutanaklarını eklemediği, Mahkemenin usulüne uygun olarak yaptığı ihtara rağmen anılan delillerin süresinde dosyaya sunulmadığı, davalı vekilinin cevap süresinin uzatılmasına ilişkin talebinin de bulunmadığı, Mahkemece 19.06.2023 tarihli duruşmada 6100 sayılı Kanun'un 140/5. maddesi gereğince; aynı Kanun'un 139. maddesi uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kaçak elektrik kullanılması sonucu girişilen icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir. Mahkemece davanın ispatlanamaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanunun 139/1-ç maddesinde, “Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri Mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği” çıkarılacak davetiyede ihtar edileceği düzenlenmiştir.
Yerel Mahkemece, ispat yükünün davalıda olduğu belirlenerek davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin belgeler sunulmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel Mahkeme, davalının HMK 195. maddesi uyarıca elinde bulunan belgeleri sunması gerektiğini belirtmiştir.
Öncelikle tarafın HMK 139/1-ç maddesinde tarafın elinde bulunan belgeyi sunması veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapması gerekmektedir. Yine HMK 195/1. maddeye göre, “Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.”
Kanuna göre, taraflar ellerinde bulunan delilleri sunmak, ellerinde bulunmayan delillerin ise nerede bulunduğuna ilişkin bilgi vermek durumundadırlar. Tarafların ellerinde bulunmayan delillerin incelenmesine karar verilmesi durumunda, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle, üçüncü kişilere delillerin getirilmesi için, gerekli bildirim yapılacaktır. Kaldı ki, Mahkemece de davalı şirkete müzekkere yazılmıştır. Artık bunun sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Nitekim ön inceleme duruşmasından önce yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve tahkikat aşamasına geçildiğinde kaçak elektrik belgeleri dosyada mevcuttur.
HMK 145. maddeye göre, “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, Mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.”
Dosya kapsamı ile davacı hakkında pek çok kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, hakkında birçok icra takibi başlatıldığı, Mahkemenin davalı şirketten müzekkere ile belgeleri istediği, HMK 195. madde uygulamasının seçildiği, ön inceleme duruşmasından önce müzekkereye cevap verilmesine rağmen davalı vekili tarafından süresinde belgeler sunulmaması nedeniyle davanın ispatlanmadığının kabulü yerinde olmadığı, yukarıda açıklanan usul kurallarının ihlal edildiği, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!