Kentsel dönüşüm kapsamında riskli yapı ilan edilen taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki orantısız pay oranları nedeniyle mülkiyet hakkı ihlali iddiaları ve yargı süreci.
Özet: Davacılar, afet riski altındaki binanın dönüşümü sürecinde davalıların teklif ettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki pay oranlarının mülkiyet haklarına müdahale eden ve uzman değerlemesinin çok altında kalan aşırı oransızlık içerdiğini ileri sürerek adil paylaşım tespiti talep etmiş; ilk mahkeme aşırı oransızlığı tespit etse de oran belirlemeyi reddetmiş, Yargıtayın 6306 sayılı kanun hükümlerine göre esas hakkında karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma ilamı sonrası ise taşınmazın davalılara satılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve davalıların tekliflerinin 6306 sayılı kanun kapsamında geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacılar bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinin .. İli .. İlçesi .. Mahallesi 20 00... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 5, 7 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin malikleri, davalıların ise aynı taşınmazda 9 adet bağımsız bölümün sahibi olduklarını, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun (6306 sayılı Kanun) çerçevesinde taşınmaz üzerindeki binanın riskli yapı kategorisinde olduğunun tespit edildiğini, 30.10.2013 tarihli apartman kat malikleri kurulu kararı uyarınca taşınmazın yıkılarak inşaat şirketine verilmesine karar verildiğini, anılan karar uyarınca taşınmazın yıkıldığını ve maliklerinin arsa tapularını aldıklarını, davalılar tarafından teklif edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kabul edilebilir bir sözleşme olmadığını, sözleşmede yapılacak inşaatta arsa sahiplerinin hissesinin %3, müteahhit firmanın hissesinin % 97 olacağının belirtildiğini, sözleşmenin ekinde gönderilen feragatname ile davalıların müvekkillerden imarda meydana gelecek emsal artışı ve diğer tüm yasal taleplerinden en geniş anlamda feragat etmelerinin istendiğini, değerleme şirketinin hak sahiplerine kat karşılığı oranı %75, yüklenici firmaya verilecek kat karşılığı oranının %25 olarak taraflarına bildirildiğini, davalıların kanunu açıkça kötüye kullanarak müvekkillerinin taşınmazlarına el koymaya kalktıklarını, davalıların kat karşılığı inşaat sözleşmesinin müvekkilleri tarafından imzalanmadığını ileri sürerek; adil bir paylaşım için müteahhitle yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde hak sahipleri ile müteahhide verilecek nispet oranlarının SPK lisanslı şirketten alınan değerleme oranlarına göre belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalılar vekili; taraf sıfatı bulunmayan kişilerce emredici hükümlere aykırı olarak açılan ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 16.06.2016 tarihli kararıyla; davalılar tarafından davacıların ya sözleşmeyi kabul ya da paylarının satışına katlanma durumunda bırakmaya zorlayan karar ve sözleşme hükümlerinin davacıların mülkiyet hakkına yönelik ağır bir müdahale olduğu gerekçesiyle; sözleşmede yer alan edimler arasında davacılar aleyhine aşırı oransızlık olduğunun tespitine, dava konusu yapılan sözleşmede yer verilen edimler arasında aşırı bir oransızlık bulunduğundan bunu ortadan kaldıracak hak sahiplerine ve müteahhite verilecek pay oranlarının taraflarca tespitinin gerektiği gerekçesiyle de, hak sahibi ve müteahhite verilecek pay oranlarının tespiti ile ilgili talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2018 tarihli ilamıyla; dava konusu taşınmazın üzerinde kat mülkiyeti kurulu iken 26.03.2014 tarihinde 6306 sayılı Kanun gereğince kat mülkiyeti terkini yapıldığı ve anataşınmazın yıkıldığı anlaşılmış olmakla 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) uygulanması mümkün olmadığı, bu bağlamda 6306 sayılı Kanun'un 3 ve 6. maddeleri ile Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesi somut olaya uygulanacağı, Mahkemece uyuşmalık konusu somut olay hakkında anılan kanun hükümleri gereğince işin esasına girilerek, tarafların tüm delil ve belgelerinin toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada, dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından diğer hissedar olan davalılara satılarak paraya çevrildiği, dolayısıyla davanın konusunun kaldığı, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazın üzerinde kat mülkiyeti kurulu iken 26.03.2014 tarihinde 6306 sayılı Kanun gereğince kat mülkiyeti terkininin yapıldığı, anataşınmaz yıkıldığından 634 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığı bu bağlamda 6306 sayılı Kanun'un 3 ve 6. maddeleri ile Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin somut olaya uygulanacağı, davalıların sözleşme gereği tekliflerinin anılan kanun maddeleri uyarınca yerinde olduğundan davacıların dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olmadıkları gerekçesiyle; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacılar tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar vekili; yargılama giderlerinin davacılara yüklenilmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu belirterek, Mahkemenin "yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasına" ilişkin kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.Temyizen incelenen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, dosya içerisinde yer alan belgeler ve dosya kapsamına göre taşınmaz yıkıldığından 634 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığı, bu durumda 6306 sayılı Kanun'un ve Uygulama Yönetmeliği'nin somut olaya uygulanması gerektiği, davacıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlışılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.