Milli Eğitim Bakanlığı Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışan davacının eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddedilerek Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokole dayanarak, bir şirkette 2006-2010 yılları arasında dokuma atölyesi hocası olarak tam ve kesintisiz çalıştığı halde bu hizmet sürelerinin kuruma bildirilmediğini ileri sürerek tespitini talep etmiştir. Davalılar, davanın hak düşürücü süre nedeniyle açılmadığını ve çalışmanın kesintisiz olmadığını savunmuş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri talebi reddetmiştir. Yüksek mahkeme, uyuşmazlığın hizmet tespiti istemine ilişkin olduğunu, alt mahkemelerin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davacı vekilinin temyiz itirazlarını kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmayıp bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 6. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi ile yapılan protokole göre davalılardan ... - ... Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde dokuma atölyesi hocası olarak hizmet akdine tabi 12.01.2006 - 04.10.2010 tarihleri arasında tam ve kesintisiz çalıştığını ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 89/9 maddesi gereğince davanın, tespiti istenen hizmetin görüldüğü yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin işe giriş ve çıkış tarihleri nazara alınarak Mahkemece res'en gözetilmesi gerektiğini, davalının hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalıştığının ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usta öğreticilerin Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştıklarını, ders saati ile sınırlı olarak çalıştıklarından kesintisiz çalışmadan söz edilemeyeceğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bir günlük çalışmanın karşılığının 7,5 saat kabul edilerek işlem yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile aralarındaki protokol uyarınca kursiyerlerle ilgili yükümlülüklerin müvekkili şirkete ait olduğunu, usta öğreticilerin görev ve ücretlerinden Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalılar nezdindeki çalışması kesintisiz olmasına rağmen SGK'ya eksik bildirim yapıldığını, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, yine kamu tanıklarının beyanlarında da belirtildiği üzere davacının çalışmasının haftanın 5 günü 8 saat şeklinde olduğunu, tam süreli çalışan davacı ile ilgili yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu
ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz tutarının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!