İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ile tarafların karşılıklı icra inkar tazminatı taleplerini konu edinen dava.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinden doğan kullanım, reklam fonu, network kullanım ve uluslararası ofis ücretleri gibi alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, davalının borcu kabul ettiğine dair deliller olduğunu ve sözleşmede yetkili kılınan İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile inkar tazminatı talep ederken; davalı ise yetki itirazı, arabuluculuk sürecinin usulsüzlüğü, franchise sözleşmesinin kendisine tebliğ edilmemesi ve davacı tarafından mahkemeye sunulmaması, faturaların usulüne uygun bildirilmemesi, alacak kalemlerinin belirsizliği, davacının sözleşmeye aykırı olarak sistemlerini kapatması nedeniyle uğradığı zararlar ve talep edilen bedellerin fahiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddini ve kötü niyet tazminatı hükmedilmesini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2020
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Franchise Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davalının “... kullanım bedeli”, “reklam fonu bedeli”, “network kullanım bedeli”, “uluslararası ofis ücreti” ödemekle yükümlü olduğunu, elektronik faturalar düzenlendiğini ve davalının bu faturalara itiraz etmediğini, davalı tarafından kendisine fatura edilen alacakların ödenmemesi nedeniyle, cari hesap alacağına dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının iş bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine, zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, süreç sonunda anlaşılamadığını, borçlunun şirket yetkililerine borcu kabul ettiğini belirten çok sayıda mail, mesaj ve sesli mesaj gönderdiğini, bu durumun borçlunun, borca haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ortaya koyduğunu, davalıdan icra takibi ile cari hesap alacağına dayalı olarak talep edilen, faiz ve masraflar hariç 134,078,44-TL alacağın taraflar arasındaki franchise sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin 22’nci maddesi gereği bu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davalı tarafından ileri sürülmüş olan yetki itirazı da taraflar arasındaki franchise sözleşmesinde İstanbul Mahkemeleri ve icra Daireleri'nin yetkili kılınmış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, müvekkilin hak kazandığı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine iş bu itirazın iptalini talep etme zarureti hasıl olduğunu, dava konusu alacağın muayyen ve likit olduğunu, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle İİK md.67 gereği davalının hükmedilecek meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının adresinin Kartal, müvekkillerin ise Bakırköy olmasına karşın icra takibinin İstanbul'da başlatılmış olduğunu, takibe yetki yönünden itiraz edildiğini, dosyayı yetkili icra dairesine göndermeden huzurdaki davayı açtığından, davanın reddini talep ettiklerini, arabuluculuk tutanağını kabul etmediklerini, tutanakta .... Ltd.Şti. Firması ortak ve yetkilisi ... ... imzasının bulunmadığını, usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadığı ve arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmediğini, dava dilekçesinde franchise sözleşmesinden bahsedilmiş olsa da, icra takibinde sözleşmeden bahsedilmediğini, dava dosyasına da ibraz edilmediğini, HMK md.121 uyarınca dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın elindeki belgeleri ibraz etmediğini, ilgili sözleşmenin bir suretinin müvekkiline de teslim edilmediğini, davacının uzun süredir sözleşmenin verilmesi hususunda talepte bulunulmuş olsa da müvekkilini sürekli oyaladığını ve sözleşmeyi vermediğini, sözleşme tebliğ edilince beyanda bulunma haklarını saklı tuttuğunu, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, alacak miktarının neye göre hesaplandığının belirsiz olduğunu, tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmesini, sözleşmede hüküm olmaması, sözleşmenin halen yürürlükte olması ve önceden ihtarname çekilmemesine karşın, davacı tarafın keyfi olarak sistemleri kapattığını, müvekkilinin de bu nedenle sistemdeki portföylere ulaşamadığını, kazançlarının düştüğü, personellerin ayrıldığı, müşterilerin bir kısmının davacı firmaya ulaştığında, davacının müvekkili ile çalışmadığını iddia ederek, müşterilerini yanlış yönlendirdiği ve müvekkil ile anlaşma yapmalarını engellediği, dolar kurunu sabitlediklerini taahhüt etmelerine rağmen, fahiş bedeller ileri sürdüklerini, ekran kapatma gerçekleşmeyeceği taahhüdü ile müvekkilinden ödemeler alındığı fakat ekranları tekrar kapattığı, ses kayıtlarını ibraz edeceklerini, dava dilekçesinde talep edilen fakat sözleşmede yer almayan alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, 5 yıllık sözleşmenin henüz 2,5 yıllık kısmı dolmasına karşın, hizmet verilmeyen 5 yıllık bedel üzerinden talepte bulunulduğu, 2,5 yıllık dönemde de davacının, müvekkilinin ekranlarını kapattığı ve sistemden çıkardığı, buna karşın tam bedel talep ettiği gerekçeleri ile davanın reddini savunmuş, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, Cari hesap alacağına ilişkin .... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ..., ... olduğu, takibin 134.078,44-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı talebine ilişkin olduğu, █████/2019 tarihli ödeme emrinin █████/2019 tarihinde borçlu ...'ne tebliğ edildiği, borçlular ..., ... adına ödeme emrinin tebliğine dair takip dosyası içerisinde mazbatanın bulunmadığı, borçluların tamamının tek dilekçe ile vekilleri aracılığı ile █████/2019 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettikleri görülmüştür.
█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu asıl alacak yönünden; davacı tarafın 31.07.2019 takip tarihi itibariyle davalı taraftan takipte talep edilen asıl alacak (cari hesap) miktarı 134.078,44.-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu asıl alacak yönünden; davacı tarafın 31.07.2019 takip tarihi itibariyle davalı .... Ltd.Şti.den, takipte talep edilen asıl alacak (cari hesap) miktarı 134.078,44.-TL alacaklı göründüğü, davalı ... ... hesabının 0,00 bakiye olduğu tespit edilmiştir.
█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu asıl alacak yönünden; Kök ve ek raporda yapılan tespitlerde herhangi bir değişiklik olmayacak şekilde davacı tarafın 31.07.2019 takip tarihi itibariyle davalı .... Ltd.Şti.den, takipte talep edilen asıl alacak (cari hesap) miktarı 134.078,44.-TL alacaklı göründüğü, davalı ... ...’ya borçlu olduğu bakiyenin mahsubu ile 132.605,23.-TL alacaklı olacağı, davalı tarafın kendi defter ve kayıtlarında bulunan bakiyelerin toplu değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafa 144.827,83.-TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davalı şirketten 134.078,44 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacı şirkete 132.566,53 TL borçlu olduğu dolayısıyla taraf ticari defter incelemesinde 1.511,91 TL dışında cari hesap uyuşmazlığı olmadığının anlaşıldığı, her ne kadar salt fatura bir alacağın ispatında yeterli olmasa da tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulması ve tarafların cari ilişki kapsamında mutabık kalması esasında faturaya dayandırılan alacağın diğer tarafın da kabulünde olduğu sonucunu beraberinde getirdiği, bu itibarla davacının davalıdan 132.566,53 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
.... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ..., ... olduğu, takibin 134.078,44-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı talebine ilişkin olduğu, █████/2019 tarihli ödeme emrinin █████/2019 tarihinde borçlu ...'ne tebliğ edildiği, borçlular ..., ... adına ödeme emrinin tebliğine dair takip dosyası içerisinde mazbatanın bulunmadığı, borçluların tamamının tek dilekçe ile vekilleri aracılığı ile █████/2019 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettikleri, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının █████/2020 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği üzere, davacının incelenen ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerine göre ticari ilişkinin başladığı tarih █████/2017 olup, davalı şirketin kurulduğu █████/2018 tarihine kadar davacının düzenlediği faturaların davalı ... adına olduğu, davacının davalı ... adına █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında 27 adet, davalı şirketin tescil ve ilanından sonra şirketin tek ortağı ... olmakla birlikte davacının faturaları davalı şirket adına düzenlediği, davacının davalı şirket adına █████/2018-█████/2019 tarihleri arasında 43 adet fatura düzenlediği, bu faturalara göre davacının davalı ... adına 2017 yılında toplam 76.301,07-TL ve 2018 yılında toplam 48.771,43-TL tutarında, davalı şirket adına ise 2018 yılında toplam 89.260,57-TL ve 2019 yılında toplam 92.031,41-TL tutarında olmak üzere tüm ticari ilişki boyunca toplamda 306.364,48-TL'lik e fatura düzenlediği, davalı şirketin kurulduğu █████/2018 tarihinde davalı ... adına hesapların sıfır bakiye ile tasfiye edildiği, diğer davalı ... yönünden ise davacının kayıtlarında izlenen bir cari hesap hareketi bulunmadığı, davalı ...'ın basit usulde işletme esasına göre kayıt tuttuğu ve kayıtlarına göre alacak tespiti yapılamadığı, bu durumda davacının kayıtlarına göre yukarıda belirtildiği üzere ...'nın hesap bakiye sıfır olduğundan davacının davalı ...'dan talep edebileceği alacağı bulunmadığı, davalı ... yönünden ise davacının kayıtlarında davalı ... için düzenlenen fatura veya izlenen cari hesap kaydı bulunmadığından ve takip konusu alacak cari hesaptan kaynaklandığından davacının davalı ...'dan da talep edebileceği alacağı bulunmadığından davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı şirketin incelenen kayıtlarına göre, 2018 ve 2019 yıllarında düzenlenen ve davacı kayıtlarında yer alan faturaların davalının Satıcılar hesabında yer aldığı, ancak davalı şirketin █████/2018 tarihinde kayıtlarında yer alan 29.500,00-TL tutarındaki Banka ödemesinin dekontu sunulmadığından ve bu ödemenin davacı kayıtlarında da yer almaması nedeniyle dikkate alınamayacağı değerlendirilmiş, davalı şirketin 2020 yılı kayıtlarına göre █████/2020 tarihinde 70.000,00-TL tutarında kredi kartı ödemesi yapıldığı açıklaması ile bu tutarın cari hesaptan mahsubu neticesinde davalının kayıtlarına göre davacıya borcunun 77.623,03-TL olduğu, dava tarihi itibariyle de bu bakiye borcun devam ettiği, ancak yine bu ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığı ve davalı tarafça da ödemeye dair somut belge bulunmadığı, bu nedenle de davalı kayıtlarındaki tahsilat tutarının dikkate alınamayacağının değerlendirildiği, 2019 yılı cari hesap ekstresine göre █████/2019 tarihinde 5934 nolu 9.297,79-TL tutarındaki faturanın 2018 yılında işlendiği ve mükerrer kayıt niteliğinde olduğundan 148.623,03-TL borçtan mahsubu gerektiği, bu durumda bakiye 138.825,24-TL olduğu ve yine bu tutara da kayıtlara işlenmeyen █████/2019 tarih 2665 nolu 2.774,92-TL tutarlı ve 2589 nolu 76,37-TL tutarlı faturalar eklendiğinde davalının davacıya borçlu olduğu tutarın 132.566,53-TL olduğu belirlenmiştir. Netice olarak davalı şirket yönünden takip dosyası incelendiğinde davacının talebinin 134.078,44-TL tutarında asıl alacağa (cari hesap alacağı) ilişkin olduğu ve ancak davalının borçlu olduğu tutarın 132.566,53-TL olduğu belirlendiğinden, davalı şirketin takibe itirazının 132.566,53-TL alacak üzerinden iptaline, fazlaya dair 1.511,91-TL talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlu şirket yönünden itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı takip dosyasında davalı ...'nin itirazının 132.566,53-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,
Davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine,
2-Alacağın %20'si oranında 26.513,31-TL icra inkâr tazminatının davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.055,62-TL harçtan peşin alınan 1.619,34-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.436,28-TL harcın davalı ...'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md.18/A-14 ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği md.26 gereği; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 1.344,66-TL tutarındaki kısmının davalı ...'nden, bakiye 15,34-TL kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 281,75-TL posta gideri, 5.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.031,75-TL'nin haklılık durumuna göre 5.963,73-TL tutarındaki kısmı ile 54,40-TL başvurma harcı, 1.619,34-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.645,27-TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.511,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
7-Kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
8-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!