Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bankanın finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ihlali nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı banka, davalıların kredi borçlarını yapılandırmak üzere imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin hükümlerine uymamaları ve temerrüde düşmeleri üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalılar, finansal zorluklarının uluslararası birliğin haksız taleplerinden kaynaklandığını, bankalarla yapılan yeniden yapılandırma görüşmelerinde varılan sözlü mutabakata rağmen şartların sürekli değiştirildiğini ve kendilerine düşen bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile asıl borçlu asıl borçlu ... Anonim Şirketi arasında ... tarih ...-USD ve ... tarih ...-TL bedelli kredi sözleşmesinin imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, devam eden süreçte davalı borçlular tarafından davacı bankaya başvurularak borçlarının yapılandırılmasını talep ettiklerini, yapılan müzakereler sonucunda, davacı danka ve diğer alacaklı bankalar ile ortak bir anlaşmaya varılarak, ... tarihinde "Finansal YenidenYapılandırma Sözleşmesi" imzalandığını, ... ve ... tarihlerinde ise FYYS ek protokollerin imzalandığını, bu sözleşmelere kredi sözleşmelerinde yer alan müteselsil kefiller yanında ... A.Ş. ile ... Tic. A.Ş.’nin de müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalıların FYYS hükümlerine aykırı olarak ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile FYYS nin sonlandırıldığını, davacı bankanın alacağı ödenmediğinden borçluların temerrüde düştüklerini ve alacaklarının muaccel hale geldiğini, bu nedenle icra takibinin başlatıldığını, davalıların borca ve takibe itiraz ettiklerini beyanla bakiye alacağı talep etme, fazlaya, faize ve hesap hatalardan kaynaklı düzeltmelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü .../ ... E. sayılı dosyasına yönelik olarak davalıların itirazlarının iptali ile takibin, takip tarihi itibariyle, takip talebinde yazılı şartlarla devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalının, inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların, davacıya dava konusu tutarda bir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılardan ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. nin turizm alanında faaliyet gösteren şirketler olup sahibi oldukları online seyahat sistemleri vasıtasıyla acenteler ile havayolu şirketleri gibi seyahat ürün tedarikçilerini buluşturarak uçak bileti, konaklama gibi seyahat ürünlerinin satışını sağladıklarını, diğer davalılar ... ve ...’ın ise davalı şirketlerin hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, ... ... , ... ve ... ... yılına kadar Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği’ne (... ) akredite olarak faaliyet gösterdiklerini, ... yılının son çeyreğinde ... nın hukuka aykırı bir şekilde ... (... ) ismi verilen bir program yayınlandığını ve bu program çerçevesinde ... sayılı karar çerçevesinde ... ; ... ... , ... ... ... ve ... ... ’e ait toplam ... USD tutarında teminat mektubu bulundurmasına rağmen, adı geçen davalı şirketlerden teminat mektuplarını ... .- USD gibi astronomik bir rakama yükseltmesini istediğini, taraflar arasındaki sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla ..., ... ... ve ... ... tarafından ... ’ya çeşitli çözüm önerilerinde bulunulmuş olmasına rağmen ... çözüm bulmak yerine ..., ... ... ve ... ... ’in bilet satış yetkisini dondurarak onların ticari faaliyetlerini yerine getirememesine sebep olduğunu, bu gelişmeler neticesinde aralarında davacı bankanın da olduğu 10 banka ile finansal yeniden yapılandırma sürecinden yararlanmak için ... yılının kasım ayında başvuruda bulunulduğunu, başvurunun karşı tarafını ... dışında ayrıca .... ..., ... .... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ...., ... A.Ş. oluşturduğunu, yapılan başvuruya istinaden lider banka pozisyonunda bulunan ... A.Ş.’nin (... ) koordinasyonunda finansal yeniden yapılandırma sürecine başlandığını, ... talebi doğrultusunda ... aracılığıyla denetim raporu hazırlanmasına istinaden Covid-19 pandemisinin sebep olduğu tam kapanma sürecinin başlamasına bir hafta kala davacının da aralarında olduğu bankalar ile davalılar arasında bir dizi görüşme yapıldığını, söz konusu görüşmeler neticesinde, bankalarla finansal yeniden yapılandırma sürecine konu risklerin faiz oranının %9 olacak şekilde Türk Lirası üzerinden yapılandırılması konusunda sözlü mutabakat sağlandığını, bu mutabakata rağmen toplantı sonrasında aralarında ...'ın da olduğu bankaların sürekli olarak üzerinde mutabık kalınan şartları değiştirmeye çalıştığını ve davalılardan her seferinde kabul edilmesi mümkün olmayan taleplerde bulunduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda davalılar ile ... A.Ş. (... ) dışındaki diğer bankalar arasında .... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi si imzalandığını, ... tarihli bu Sözleşme’nin 8. sayfasında yer alan ve “Başvuru Tarihi İtibarıyla Alacak Dağılımı” başlığını taşıyan tablodan da görüleceği üzere Sözleşme’deki ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasının kararlaştırıldığını, tablonun altında “Alacaklı kuruluşlardan USD, EUR ve RUB olarak beyan edilen alacaklar ... tarihli TCMB döviz satış kurları bazı alınarak TL’ye çevrilmiş ve TL olarak sunulmuştur. (USD/TL: ... EUR/TL: .... RUB/TL:... )” ifadesinin yer aldığını, aralarında ...'ın da bulunduğu bankaların önemli bir kısmı, ...’ın eksik kalan imzasını gerekçe göstererek Sözleşme’nin ifa sürecini askıda bıraktıklarını, aralarında ...'ın da bulunduğu Sözleşme tarafı bankaların Sözleşme’nin ifa sürecini sürüncemede bırakması neticesinde davalı şirketlerin VPosları aktif olmadığından ve hesapları üzerindeki blokeleri kalkmadığından davalıların otellerle, acentelerle ve diğer iş ortaklarıyla ticaret yapamayarak ... yılının turizm sezonunu kaçırdıklarını, 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 17. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na eklenen Geçici 32. maddede Finansal Yeniden Yapılandırmanın düzenlenme amacının gerçek ve tüzel kişilerin istihdama katkıda bulunmaya devam etmesine imkan verilmesini sağlamak olduğunun açık bir şekilde belirtildiğini, davalıların istihdama katkıda bulunmaya devam edebilmesi için hesapları ve ... ’ları üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, sözleşmedeki eksik imzayı tamamlamaları için ... ile defalarca görüşme yapıldığını, ...’ın son imzayı hala tamamlamaması üzerine davalılarca ... tarihinde bankaya ihtar yazıldığını, nihayetinde ... tarafından da eksik imzanın tamamlandığını, ancak imza aşamasına kadar geçen dönemde Türkiye’deki ekonomik konjonktürün değiştiğini, Amerikan Doları ve Euro kurunda meydana gelen artışlar sebebiyle sözleşme tarafı bankaların, Sözleşme’nin yukarıda yer verilen, “ödemelerin ... tarihli kurlar üzerinden Türk Lirası olarak yapılandırılmasına” ilişkin maddenin varlığına rağmen bankalar arası bir tavsiye kararını bahane ederek riskleri yabancı para üzerinden kurgulamaya çalıştığını davalıların anlaşmalı olduğu bankalara giden haciz blokelerinin kaldırılmaması sebebiyle davalıların ... yılı turizm sezonunu kaçırdığı gibi ... yılı ... ayında ... – ... savaşının başlaması sebebiyle Türkiye’ye gelen turist sayısı tahmin edilenin çok altında kaldığından davalıların diğer turizm aktörleri gibi beklenen gelirleri elde edemediklerini, yaşanan bu süreç sebebiyle bankalarla tekrar görüşmeye çalışılmış ise de; bankaların, uzlaşmaz tutumlarını sürdürdüklerini, nihayetinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi feshedilerek davalılar hakkında takibe geçildiğini, davalıların takip konusuna ilişkin borcu olmadığını beyanla Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E. Sayılı dosyası nezdinde yapılan yargılama sonucunda verilecek olan kararın mahkememiz dosyasını da etkileyeceğinden Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, Mahkememizin ... /... esas ve ... /... esas sayılı dosyaları yönünden derdestlik itirazlarının olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine, itirazın iptaline konu icra takibinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde başlatıldığından davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yükümlü kılınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak, kredi sözleşme asılları, hesap bildirim cetvelleri, yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak ... tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, ... ve ... tarihli ek protokolleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı dosyanın bir örneğinin Uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada; Dava dosyasının niteliği dikkate alınarak İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, re'sen seçilecek 3 kişilik bankacılık mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişilerine tevdi ile takibe dayanak ... tarihli, ... tarihli ve ... tarihli kredi sözleşmeleri ile ... tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi, ... ve ... tarihli ek protokoller ile asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden yapılan ödemeler, hesap hareketleri ve ihtarnameler göz önünden bulundurulmak suretiyle takip tarihi itibariyle her bir borçlu yönünden ayrı ayrı sorumluluk miktarları ile talep edilebilecek alacak tutarına ilişkin gerekirse bankanın genel merkezinden yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Dosyada alınan bilirkişi raporunda ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesindeki finansal yapılandırma sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında temerrüde düşülmesi halinde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağına dair düzenlemenin bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığı görülmekle mahkememizce dava dosyasının İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek yeniden oluşturulacak 3 kişilik bankacılık mevzuatında uzman bilirkişi heyetinden ... tarihli finansal yapılandırma sözleşmesi hükümleri, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi hükümleri ile temerrüt faizinin uygulanmasına ilişkin Yargıtay uygulamaları dikkate alınmak suretiyle mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişiler ..., ... , ... tarafından mahkememize ibraz edilen ... tarihli raporda özetle; "...
1) Dava konusu alacak tutarının, davacı ...A.Ş. ile davalı asıl borçlu ...
... A.Ş. arasında imzalanan Türk Lirası ve USD Genel Kredi Sözleşmelerine
istinaden, davalı şirkete kullandırılan USD döviz cinsinden Taksitli Ticari Krediler ile Teminat
Mektubu Kredisi borçlarından kaynaklandığı,
2) Davacı bankanın da arasında yer aldığı 10 adet alacaklı banka ile davalı asıl borçlu ve kefiller arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile ... tarihli,“... Tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi'ne Ek Sözleşme”nin imzalandığı,
3)İmzalanan söz konusu sözleşmeler kapsamında davalı asıl borçlu şirkete kullandırılmış bulunan kredilerin, ... no.lu USD Taksitli Döviz Kredi hesabıyla ... tarihinde yapılandırıldığı, ancak ödeme planında yer alan ilk taksit dahil, herhangi bir geri ödemenin yapılmaması nedeniyle, davacı tarafından noter aracılığıyla keşide edilen ihtarname ile davalıların ... tarihinde temerrüde düşürüldüğü,
4)Davalıların temerrüde düşmesi nedeniyle Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi'nin 13'ncü maddesi uyarınca, davaya konu krediler için, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceği,
5)Davalı asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı bankanın ... takip tarihi itibariyle toplam ... TL tutarında Nakit ve ... TL tutarında Gayrinakit talep edilebilir alacağı bulunduğu,
6) Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde, davalılar ..., ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ayrı ayrı ... TL ve ... USD tutarında geçerli kefaletleri bulunduğu, yabancı para üzerinden düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin takip tarihindeki TCMB döviz kurlarından Türk Lirası karşılıkları hesaplandığında, adı geçenlerin 2 adet Genel Kredi Sözleşmesinde toplam ... TL tutarında geçerli kefaletleri bulunduğu,
7)Davalı kefiller ..., ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş., davalı asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte temerrüde düştüklerinden, davalı asıl borçlu bakımından takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam ... TL nakit borçtan, adı geçen kefillerin sorumlu tutulabileceği,
8)Diğer davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde kefalet imzalarının bulunmadığı, fakat ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinde kefaletlerinin bulunduğu, ancak imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi, genel kredi sözleşmelerinin eki olarak düzenlendiğinden ve söz konusu sözleşmelerde adı geçenlerin kefaletleri bulunmadığından, belirtien Genel Kredi Sözleşmelerinden doğan borçlardan ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin sorumlu tutulamayacağı,
9)Sayın Mahkeme tarafından, davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin davaya konu borçlardan sorumlu olduğu görüşünün benimsenmesi durumunda ise, adı geçen şirketler davalı asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte temerrüde düştüğünden, yukarıda davalı asıl borçlu bakımından hesaplanan ... TL nakit borçtan, davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin sorumlu tutulabileceği,
10) Davacı takip talebi incelendiğinde; meri durumda olan Teminat Mektuplarından kaynaklanan gayrinakit borçtan, davalı kefillerin de sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay, kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için, imzalanan sözleşmede bu konuda açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren hüküm bulunması gerektiği görüşündedir. Fakat huzurdaki davaya konu kredi sözleşmeleri incelendiğinde, kefilin, gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna dair açık ve net bir hükme rastlanmamıştır. Bu nedenle davalı kefillerin, ... TL'lık gayri nakit borcun deposundan sorumlu tutulamayacakları,
11) Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 4.2. maddesi uyarınca, dava konusu
asıl alacak tutarı için yıllık % 38,00 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1.Maddesinde
: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Açılan dava süresindedir.
Eldeki dava yönünden Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayalı takip başlatılmıştır.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesi ve ekleri ile taraflar arasında düzenlenen takibe dayanak kredi sözleşmelerinden sonra dava dışı bankalarında dahil olduğu ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen ... tarihli sözleşmelerdeki ödeme planına göre ödemelerin yapılması gerektiği, ancak davalı banka ve dava dışı bankaların yapılandırma sözleşmesini haksız olarak feshettikleri gerekçesiyle takibe, takipteki faize ve kefalete ilişkin koşullara itiraz edilmiş, ayrıca davalı banka ile dava dışı bankalar aleyhine açılan mahkememizin ... /... Esas sayılı dava dosyasının eldeki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılması talep edilmiştir.
Davalıların bekletici mesele talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizce eldeki dava dosyasının ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemine, söz konusu dava dosyasının ise, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin haksız feshi ile uğranılan zarara ilişkin olduğu, bu dava dosyası yönünden ... tarih ../... Esas, .../... Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş olmakla bekletici mesele talebinin yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.
Davalı vekilinin derdestlik itirazı yönünden yapılan değerlendirmede mahkememiz dosyalarının davacı tarafça takibe dayanak başka icra dosyaları nedeniyle açılan itirazın iptali davaları olması nedeniyle derdestlik itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı ...A.Ş. ile davalı ... A.Ş. Arasında, ... tarihinde ... TL tutarlı ve ... tarihinde ... USD tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde diğer davalılar ..., ...,
... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ayrı ayrı ... TL tutarında; ... tarihli sözleşmede ise adı geçenlerin ayrı ayrı ... USD tutarında kefalet imzalarının bulunduğu, diğer davalılar ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'nin ise kefalet imzalarının bulunmadığı kredi sözleşmesinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Davacı bankanın da bulunduğu bir kısım bankalar ile davalılar arasında ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmede de asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla davalıların kefalet imzalarının mevcut olduğu görülmüştür.
... tarihli sözleşmede Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin alacaklı kuruluşlar ile kredi borçluları ve müteselsil kefiller arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmelerinin/taahhütnamelerinin her ne ad adı altında olursa olsun borç doğuran her türlü sözleşme ve eklerinin geçerliliğinin ortadan kaldırmadığı ve bunlara ek olmak üzere imzalandığı, alacaklı kuruluşlar nezdindeki tüm kredilerin yapılandırma tarihindeki TCMB. Döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilerek yapılandırılacağı, sözleşmenin 6.7 maddesinde yapılandırılan kredilere TL para birimi üzerinden azami yıllık %12 faiz ve yasal eklentilerinin uygulanacağı, sözleşmenin 13/1 maddesinde de borçlu ve/veya müteselsil kefiller tarafından iş bu sözleşme ile taahhüt edilen kredi ödemelerinden herhangi birinin zamanında ve/veya kısmen, tamamen yerine getirilememesi halinde temerrüt ve muacceliyet halinin oluşacağı düzenlemelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı bankanında bulunduğu alacaklı kuruluşlar ile kredi borçluları, müteselsil kefiller arasında ... tarihli ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesine ek sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davacı banka tarafından ödeme planlarının revize edilerek ... tarihinde yeni ödeme planları oluşturulduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi kapsamında davalılar ..., ..., ... AŞ., ... AŞ'nin kefaletlerinin geçerli olduğu, ancak takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde ... A.Ş. ve ... AŞ, nin kefalet imzalarının olmaması, ... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve ek sözleşmenin genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olması nedeniyle davalı ... A.Ş. ve ... AŞ. yönünden geçerli bir kefaletin bulunmadığının kabulü gerekmiştir.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile ... tarihli bu sözleşmenin eki niteliğindeki sözleşme kapsamında yapılandırılan dava konusu kredilere ait taksitlerin ödenmediği ve bu kapsamda davacı banka tarafından asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin temerrüdünün oluşması nedeniyle ... tarihinde hesabın kat edildiği, bu kapsamda Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme yönünden hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu ile kefillere gönderilen ... tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden hesap kat ihtarnamesindeki sürenin dolmasıyla ... tarihinde temerrüde ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
Mahkememizce bu noktada incelenmesi gereken husus asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden ilamsız takipte talep edilen alacak ve uygulanan faiz oranları yönünden genel kredi sözleşmesi ve finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi ile eki sözleşme hükümlerinden hangisinin uygulanacağıdır.
Taraflar arasında düzenlenen Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4.2. maddesinde,“ Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından T.C. Merkez bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının % 100 fazlası olarak
belirlenen oranda ve bu oranın değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder...” hükmü yer almaktadır.
... tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesinde ise; "“(…) Temerrüt durumunda, Alacaklı Kuruluşlar’ın, her birinin alacaklarını tahsili için işbu Sözleşme ve Kredi Borçluları ve Müteselsil Kefiller ile akdedilen Genel Sözleşmeler’e dayalı olarak alacakların
tahsili için icra takibi ve dava açmak dahil tüm hak ve yetkileri kullanma, tüm yasal yollara başvurma hakları mevcuttur. Aynı çerçevede Alacaklı Kuruluşlar mevcut takiplere takip talebindeki ve Genel Kredi Sözleşmeler’deki şartlarla devam edebilir. (…) temerrüt halinde kredi
sözleşmelerinde yer alan temerrüt hükümleri ve temerrüde ilişkin faizin/gecikme cezasının uygulanacağını, artık bu sözleşmedeki faiz/kar payı oranlarının da uygulanmayacağını (…) beyan, kabul ve taahhüt ederler” hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş ... tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..."
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yeniden yapılandırma protokolünde referans numaraları belirlenen tüm kredilerin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının tespit edildiği, buna göre protokole dahil edilen tüm kredilerin davalının kefil imzasının bulunmadığı ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığı, bu nedenle davalının borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafça süresi içerisinde davaya cevap verilmediği ancak davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunularak bu dilekçede davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, dava maddi hukuka ilişkin bir sebeple reddedildiğinden davalı lehine reddedilen dava konusu alacak miktarı üzerinden karar tarihindeki nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde ise de vekâlet ücreti miktarı hatalı olarak belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan ... tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik hesaplama ile vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir..." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce yukarıda belirtilen kanun maddeleri, Genel Kredi Sözleşmesi, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşme ile emsal içtihatlar ve mahkeme ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı bankanın da bulunduğu alacaklılar ile davalılar arasında yapılan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve eki sözleşmenin ... tarihinde feshedildiği, yukarıda belirtilen Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 13. Maddesi uyarınca Genel Kredi Sözleşmelerine dayalı olarak temerrüt faizi talep edilebileceğinin kabulü gerekmiştir.
Davacı bankanın takip talebinde Merkez Bankasına bildirim yapılan yıllık %28 cari faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen %42 oranında temerrüt faizi işletildiği ve talep edildiği görülmüştür.
Davacı bankanın fiili uygulanan en yüksek cari faiz oranın ise yıllık %19 olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2019 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı emsal içtihadında da belirtildiği gibi davacı bankaca emsal olarak sunulan yıllık %19 akdi faiz oranının temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınması gerektiği, buna göre talep edilebilecek faiz oranının %38 olacağının kabulü gerekmiştir.
Genel kredi sözleşmeleri kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde davalılar ..., ..., ... AŞ., ... AŞ.'nin ayrı ayrı kefaletlerinin bulunduğu, yabancı para üzerinden düzenlenen genel kredi sözleşmelerinin takip tarihindeki TC Merkez Bankası döviz kurlarından TL karşılıkları hesaplandığında da ... TL tutarında geçerli kefaletlerinin bulunduğu, asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalılar ..., ..., ... AŞ., ... AŞ.'nin davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan takibe dayanak kredi sözleşmeleri nedeniyle asıl borçlu şirket için taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ... TL'lik borçtan sorumlu oldukları, dava konusu alacak tutarı için yıllık %38 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğinin kabulü ile bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda hesaplanan tutarlar ile bu tutarlara takip talebindeki %5 gider vergisi de eklenmek suretiyle itirazın iptali isteminin nakit alacak yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş. Ve ... AŞ.'nin ise davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde kefalet imzalarının bulunmaması sebebiyle takibe dayanak kredi sözleşmelerinden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının gayrinakdi alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı banka tarafından ... TL ve ... TL tutarlı iki adet teminat mektubunun takip tarihi itibariyle mer'i durumda olduğu ve teminat mektuplarından dolayı davacı bankanın toplam ... TL gayrinakit alacağının bulunduğu görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerekir. " şeklinde belirtilmiş olmakla, taraflar arasındaki sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefillerin gayrinakdi alacak yönünden sorumluluklarına dair açık düzenleme bulunmadığından müşterek borçlu müteselsil kefil davalıların gayrinakit alacak depo borcundan sorumlu olmadıkları, yalnızca asıl borçlunun sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin █████/2013 gün ve ███████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatının asıl borçlu davalı ... ... A.Ş. ve müşterek borçlu müteselsil kefil davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin █████/2018 gün, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." gayrinakdi alacak talebi yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle % 20 tazminat talebinde bulunulmuş, Mahkememizce kısa kararda bu yönde değerlendirme yapılmamış, gerekçeli karar yazım aşamasında davalılar vekilinin HMK 305/A kapsamında ek karar verilmesi talebi üzerine, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olamayacağından bu hususun HMK 305/A'ya ilişkin verilecek ek kararda değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü ile, gerekçeli kararda bu yönde karar verilmemiştir.
H ÜKÜM
: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ ‘nin itirazlarının taleple bağlı kalınarak ... .-TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ... TL BSMV, ... .-TL masraf olmak üzere toplam ....-TL üzerinden İPTALİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi uygulanmasına,
3-Hükmolunan alacağın % 20’si oranında hesaplanan ... .-TL icra inkar tazminatının borçlu davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ ‘den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalılar ... AŞ , ... AŞ yönünden açılan davanın REDDİNE,
5- ... .-TL gayri nakdi borç depo talebinin asıl borçlu ... ... Tic. AŞ yönünden KABULÜNE, diğer davalılar yönünden REDDİNE,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... -TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ ‘nin müteselsilen tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
7-Harçlar Kanunu uyarınca gayri nakdi alacak için alınması gereken ... TL harcın ... Anonim Şirketiden müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalılar ... AŞ, ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebinin farklı olduğu gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince red miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... AŞ, ... AŞ'ye eşit olarak VERİLMESİNE,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11-Davalılar ..., ..., ... AŞ, ... Ticaret AŞ, ... AŞ ve ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden gayri nakdi alacak talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ret sebebinin aynı olduğu gözetilerek bu davalılara eşit olarak VERİLMESİNE,
12-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...- TL yargılama giderinin davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... .-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ'den müteselsilen tahsili ile HAZİNEDE İRAD KAYDINA,
14- Davacı tarafından yapılan başvuru ve peşin harç toplamı ... TL ilk dava masrafının davalılar ... Anonim Şirketi ile ..., ..., ... AŞ ve ... Ticaret AŞ'den müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
15-Taraflarca yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!