Temizlik ürünleri sektöründe ortak ibare içeren benzer markaların yarattığı iltibas nedeniyle açılan hükümsüzlük davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, tescilli ve tanınır "..." markaları ile davalının "..." ibareli markası arasında, davalının haklı ünden faydalanmak amacıyla tescil ettirdiği ve iltibas yarattığı iddiasıyla hükümsüzlük davası açmış; davalı ise kendi markasının usulüne uygun tescil edildiğini, süresinde itiraz edilmediğini ve iltibas olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının belirli emtialarda önceki yoğun kullanımını ve markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini esas alarak davalı markasının belirli ürün grupları için hükümsüzlüğüne karar vermiş, istinaf mahkemesi de her iki markanın ortak "..." ibaresi nedeniyle ortalama tüketicinin davalı markayı davacının serisi olarak algılayabileceği sonucuna vararak bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı "..." markasının ve "...." ibareli... ... numaralı tescilli markaların sahibi olduğunu, "..." markasını hakim
ortağı olduğu firmalar üzerinden 2008 yılından bugüne kadar yoğun olarak kullandığını, yurt içinde yaptığı yatırım ve tanıtım çalışmaları neticesinde "..." unsurlu markaları yumuşatıcı grubunda tüketicileri nezdinde tanınır ve tercih edilir hale getirdiğini, ... arama motorunda "..." ibaresi yazıldığında görsellerde ilk sayfada tamamen
müvekkiline ait kayıtların çıktığını, müvekkilinin tüm online satış kanallarında yer aldığını, davalının müvekkilinin sektöründe edinmiş olduğu bu haklı ünden faydalanmak için ... numaralı markayı kendisi adına tescil ettirdiğini, iki marka arasında sadece üst kısımda yazan .../... ibarelinin farklı olduğunu, temizlik sektöründe hiçbir anlamı olmayan ve genel ibare de olmayan "..." ibaresini ortak olarak içerdiklerini, davalının söz konusu markayı fiili bir kullanımının da bulunmadığını, yedekleme amacı ile tescil ettirmiş olabileceğini, davalı markası ile müvekkiline ait tescilli markaların benzerlik içerdiğini, aralarında iltibas doğduğunu, ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek müvekkilinin markaları ile benzer olan ve iltibas yaratan davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 21 yıldır "..." markası ile ticari faaliyetini sürdürdüğünü, sektörü olan endüstriyel temizlik ürünlerinin imalatı, ihracatı ve imalatı noktasında lider konumda olduğunu, davacının 20 11... yıllarında tescil işlemlerinin yapıldığını ve markanın 2008 yılından bugüne kadar kullanıldığını beyan etmesine rağmen bu konuyu ispatlar herhangi bir belge sunmadığını, dava konusu markanın daha önceki yıllarda dava dışı kişiler tarafından alındığını, müvekkilinin usulüne uygun olarak dava konusu markayı tescil ettirdiğini, başvurusuna davacı ya da başka bir kimsenin itiraz etmediğini, işbu davanın süresinde açılmadığını, ayrıca müvekkilinin markayı 2017 yılında tescil ettirdiğini, 5 yıl geçtikten sonra huzurdaki haksız ve yersiz davanın açıldığını, "..." ibaresinin müvekkilinin markasının asli unsuru niteliği taşımadığını, "..." ibaresinin daha belirgin, dikkat çekici ve üst sırada olduğunu, davacı tarafın tescil ettirdiğini iddia etmiş olduğu markanın karakteri, logosu, yazılış biçimi ve belirginlik durumunun müvekkilinin markasından tamamen farklılık içerdiğini, müvekkilinin markasının hali hazırda birtakım ürünlerde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü talep edilen 2017/.... tescil numaralı "... " ibareli davalı markasının 3. sınıfta tescilli olduğu “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları,çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.” ve “Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).” emtiaları yönünden, davacının 2011/... tescil no.lu markası ile iltibasa sebep olabileceği, davacının davalıya ait markanın koruma tarihi olan 10.01.2017’den önce ilk kullanımı 2012 yılında olmak üzere çamaşır yumuşatıcıları emtiasında "..." markasını belirli bir yoğunlukta kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2017/.... tescil no.lu markanın tescilli olduğu 3. sınıftaki "beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler; Deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri" ve "Sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, sair emtialar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taraf markasının da "..." ibaresini aynen içerdiği, bu ibarenin markaların tescilli oldukları 03. sınıftaki emtia için zayıf marka olmadığı, bu nedenle davalının markasında yer alan "..." ibaresinin ve şekil unsurunun davalının markasını farklılaştırmaya yetmediği, markaların hitap ettikleri ortalama tüketici tarafından davalının markasının davacıya ait markanın serisi olarak algılanabileceği, bu şekilde markaların ilişkilendirilebileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrasındaki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının markasının tescil tarihi olan 09.08.2017 tarihinden 29.12.2021 dava tarihine kadar hükümsüzlük davası açılması için aynı Kanun'un 25/6 hükmünde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!