Bakırköy Ticaret Mahkemesinde uluslararası karayolu taşımacılığında hasarlı güneş enerjisi kazanı deposu kaynaklı itirazın iptali davasında CMR konvansiyonu sorumluluğu ve tazminat taleplerinin incelenmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı taşımacılık şirketinin uluslararası taşıma sırasında güneş enerjisi kazanını hasara uğratması nedeniyle, hem taşınan malların bedeli olan 1.045,00 EURnun hem de ödenen 340,00 EUR taşıma bedelinin iadesini talep ederek toplam 1.385,00 EUR alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını isterken, davalı şirket ise, CMR Konvansiyonu uyarınca usulüne uygun hasar bildirimi yapılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve hasarın göndericinin hatalı ambalajlamasından kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten yük taşımacılığı hizmeti aldığını, davalı şirket tarafından taşıması yapılan güneş enerjisi kazanı deposu firmanın taşıması esnasında hasara uğratıldığını, deponun delindiğini, kullanılamaz hale geldiğini, Fransa'da yükü teslim alan müşterinin yükün hasarlı olarak teslim alındığına dair tutanak tuttuğunu, bunu müvekkili şirkete bildirdiğini, yükün hasarlı ulaştığının doğrulandığını, taşıma hizmetine ilişkin olarak davalı firma tarafından müvekkiline 340,00 EUR fatura kesildiğini, bu bedelin davalı firmaya ödendiğini, yükün hasarlı teslim edilmesi sebebiyle hem taşınan malların bedeli olan 1.045,00 EUR hem de kusurlu taşıma nedeniyle müvekkilinden alınmış olunan 340,00 EUR taşıma bedelinin müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı firmaya yapılan başvurulara davalı borçlunun zararı telafi etmekten kaçındığını, aradan geçen zamana rağmen ne bir ödeme yapıldığını ne de sigorta süreciyle ilgili sonuçlandırılmış resmi bir bilgi paylaşıldığını, bu nedenle davalı borçlu şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas numaralı dosyasıyla birlikte icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu takipteki icra takibine, ödeme emrine, borcun tamamına, faize, faiz oranına, faiz türüne, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini bu nedenlerle telafisi imkansız olaylara neden olmaması açısından davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar öncelikle teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, aksi halde teminat sunmaya hazır olduklarını bildirerek ihtiyati haciz konulmasına, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın Türkiye- Fransa arasında gerçekleşen uluslararası kara yolu taşımasından kaynaklandığını, davacı tarafından müvekkili şirkete CMR 30.maddesine göre usulüne uygun zamanında yapılmış bir hasar bildirimi olmadığını, Konvansiyonun ilgili hükmü uyarınca açıkça görülen hasarlarda teslim anında bildirim yapılması gerektiğini, davacı tarafça böyle bir bildirim yapılmadığını, hasara ilişkin şoförle birlikte tutanak tutulmadığını, bu nedenle dava şartı olduğundan huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, uyuşmazlık konusu gönderinin, Fransa'da alıcısına tesliminin 23.08.2022 tarihinde tamamlandığını, zaman aşımına uğrayan davacı taleplerinin reddini, gönderinin ambalajlanması gönderici sorumluluğunda olduğunu, hiçbir şekilde hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini kabul etmemekle birlikte bir an önce hasarın taşıma sırasında meydana geldiği varsayımında dahi, CMR Konvansiyonu 17. madde uyarınca gönderici tarafından yapılan hatalı ambalajlama nedeniyle müvekkili şirket sorumluluktan kurtulacağını, ambalajlanmanın davacı tarafından yapılmakta olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin taşımayı gerçekleştirdiğini, davacının, taşıma esnasında yüke hasar verildiği iddiasının mesnetsiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının müvekkili şirketin bu hasara sebep olduğunu ispata yarar hiçbir delil sunmadığını, davaya konu taşımada, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetle açtığı dava sebebiyle, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER ve GEREKÇE
:Dava, taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 1.385,00-EURO fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen taşımacılık sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarının tespitinden kaynaklanmaktadır.CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 32/1. Maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde işlemeye başlar.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacının taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. CMR 32/1 cümlesi hükmüne göre yapılan taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılması gerektiğinin düzenlendiği, somut olayda zamanaşımı süresinin yükün taşıyıcı tarafından teslim tarihinde başlayacağının kabul edilmesi gerektiği, işbu davaya konu taşımada yükün hasarlı bir şekilde teslim edildiği göz önünde bulundurulduğunda dava açma süresinin teslim tarihinden itibaren başlayacağı, yükün taşıyıcı tarafından alıcısına teslim tarihinin 23.08.2022 olduğu, davacının ilk olarak icra takibini 06.05.2025 tarihinde başlattığı, CMR Konvansiyonu 32/1. maddesine göre CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında işbu davanın bir yıllık süreden sonra açılmış olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, teslimden sonraki süre zarfında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığı görülmekle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalının kötü niyet tazminat talebi bakımından ise, kötüniyet tazminatının talep edilebilmesi için davanın reddi kararının yeterli olmadığını, kötü niyetinin ispat edilmesi gerektiği ancak iş bu dosyada davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 826,58-TL harçtan mahsubu ile 211,18-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,4-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip.....¸e-imzaHakim ....¸e-imza