Kooperatif üyelerinin ödemeleri tamamlanmış konutların gecikmesi, projeye aykırı yapılması, kira kaybı ve faiz yükü nedeniyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davası.
Özet: Davacı, 2015 yılında üyesi olduğu konut kooperatifine iki dubleks meskenin bedelini eksiksiz ödemesine rağmen, anahtar teslim inşaat sözleşmesinde belirlenen sürede konutların tamamlanmaması, onaylı projeye aykırı imalatlar yapılması ve kooperatif yönetiminin kendi evlerini öncelikli bitirmesi nedeniyle kira gelirinden mahrum kalma ve banka kredisi faizi ödeme gibi zararlara uğradığını belirterek, kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C.
İZMİR3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı █████/2025 tarihli Görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dava ... Esas sırasına kaydedilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait 2 adet olmak üzere ... ilçesi ... Mah. ... Mevki ... Ada ... Parseldeki 511 ,00 m2 lik arsanın 1/2'si DUBLEX MESKEN olan ZEMİN +1 , ... Nolu bağımsız bölümü ve ... Ada 2 Parseldeki 556,00 m2 lik arsanın 1/2'si DUBLEX MESKEN olan ZEMİN +1 , ... Nolu Bağımsız bölümün sahibi olduğunu, müvekkilinin 2015 yılında ... Konut Kooperatifine katıldığını, Yapı Konut Kooperatifinin ise 03.06.2015 tarihinde ... Planlama Harita İnşaat Madencilik Enerji San. Ltd. Şti ile Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi İmzaladığını ve sözleşmede işi tamamlama süresi olarak 10 ay gibi bir süre kararlaştırıldığını, müvekkilinin belirtilen iki adet konutunun Kooperatif sözleşmesinde belirtilen toplam konut inşa bedelini S.S. ...YAPI KOOPERATİFİ kooperatif hesabina yatırıldığını, bu ödemelerinin tamamının yapıldığının tüm belgelerinin Kooperatif Üye ödemeleri listesinde ve Kooperatif banka hesaplarında mevcut olduğunu, mahkemenin kooperatiften inşaatların başladığı tarihten itibaren düzenli tutulması gereken hakediş raporlarının celp etmesinin çok önemli olduğunu çünkü bu belgeler aracılığı iddia ettiği zararların gerçekleştiğini doğrular belge maiyetinde olduğunu, kooperatif kurulduğundan itibaren bir takım inşaatlar tamamlanmış hatta yapı kullanım belgeleri alınarak ikamete uygun hale getirildiğini, bu konutlar içerisinde kooperatifte görev almış yöneticilerin evleri bulunduğunu, yöneticilerin halihazırda kendi oturacakları evlerin yapımını tamamladıkların, müvekkilini ve diğer malikleri ziyadesiyle mağdur ettiklerini, müvekkilinin hem banka kredisini faizi ile ödeme durumunda kalmasına rağmen gereğinin yapılmamış olduğunu hem de süresinde bitirilmeyen işten dolayı ayrıca kira gelirlerinden mahrum kaldığını, müvekkili tarafından başlatılan 06.06.2022 tarihli KARABURUN SULH HUKUK MAHKEMESİ, ... D.İŞ E. tespit davasında ise kooperatifçe başlanan inşaattaki projeye aykırılıkların tespitini talep ettiği, mahkemenin ilgili tespitleri yaptığını, raporu ekte sunduğunu, müvekkilinin,İzmir İli, Karaburun İlçesi, Çatalkaya Mahallesi, Kırüstü mevkii,451Ada 7 nolu parselde konumlu 2 bağımsız Bölüm nolu "Dubleks Mesken" nitelikli taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın projelerinin ve inşaatının ... KOOPERATİFİ tarafından üstlenildiğini, Karaburun Belediyesinde mevcut Onaylı Mimari projesinden aykırı olarak ile inşaatın mevcut hali arasında farklılıklar mevcut olduğunu, zemin katında betonarme merdiven kovasının yeri ve şekli ve Duş +Wc mahallinin konumu onaylı mimari projesinden aykırı olarak inşa edildiğini, 1.katında mevcutta betonarme merdiven kovasının yeri ve şekli ,banyo mahallinin konumu projesinden farklı olarak inşa edildiğini, çatı katında projesinden aykırı ve farklı olarak teras alanı,1,20 m konsol çıkılarak ~5,00 m2 büyütüldüğünü, meskenin Onaylı Mimari Projesinden aykırı yapılan imalatları ve mahal değişiklikleri Yapının Cephe Görünüşlerinde de farklılıklar yarattığını, bu dosyadaki tespitler ile yine Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ esas numaralı dosyası ile sabit tutulduğunu, kendisine konut verilmeyen ortağın tazminat istemine ilişkin açtığı davanın ortaklık hakkına ve sıfatına dayalı bir dava olduğunu, bu nedenle dava tarihinde ve dava süresince davacının ortaklık sıfatının bulunması ve sürdürülmesi gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetine sahip olması gerektiğini, bir başka deyişle yargılama sırasında ortaklık sıfatının son bulmuş ise dava şartı yokluğundan davacının davayı sürdürme olanağı kalmadığını, müvekkilinin halen kooperatif üyesi olmakla birlikte kooperatifin ise usulüne aykırı bir şekilde tasfiye haline geçtiğini, TBK'nın ilgili hükümlerine göre 10 yıllık zaman aşımı aşılmamış olmakla birlikte 5 yıllık zaman aşımı mevcut olayla ilgisi olmayıp ilgisi olduğu düşünülse dahi kooperatifin inşaat sözleşmesi gereği inşaatın bitirilmesi düşünülen 2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımına uğramadığını, Türk Borçlar Kanunu ve Türk medeni kanunu ilgili hükümlerine göre tazminat davalarında bu davalara bakmaya görevli mahkemein Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taşınmazın aynı ile ilgili olduğundan yetki sözleşmesi dahil hiç bir husus etkili olmadan yetkili mahkeme doğrudan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu mahkemenin karaburun asliye hukuk mahkemesi olduğunu, geciken ve tam olarak teslim edilmeyen konutlarla ilgili tazminat taleplerinin yanında inşaat sözleşmenin ilgili maddeleri doğrultusunda cezai şart olan gecikme ödemesi ve yukarıdaki maddelerde de belirttiği üzere projeye aykırı yapılan evin projeye uygun hale getirilmesinin masrafının ödenmesini talep ettiğini, ilgili taleplerin hukuka uygun ve haklı olduğunu, Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyası ile inşaatı tamamlanmamış müvekkiline ait 2 konutu olduğu tespitinin yapıldığını, bu konutların inşaat seviyeleri %63 ve %35 olarak tespit edilmiş olup inşaatının tamamlanması için sırasıyla 52.330,00TL ve 90.110,00 TL gerektiği bilirkişilerce tespit edildiğini, ilgili tespitten itibaren kooperatifçe ve anlaşılan firmaca herhangi bir çivi dahi çakılmadığı inşaata TBK ve TTK hükümlerince davacı taraf açısından tazminat hakkı doğduğunu ancak ilgili tespitin 2018 yılında yapıldığından güncel rakamın tespiti için bilirkişilerce hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişilerce yapılacak hesaplamalar aracılığı ile güncel olan tutarların davalılara yükletilerek müvekkiline ödenmesini talep ettiği, kooperatifler kanununun Haksız fiil sorumluluğu ile ilgili olarak m.59/3’e göre “Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur.” Bununla birlikte yönetim kurulu üyelerinin iç ilişkide kooperatife karşı sorumlu olacaklarının açık olduğu, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kötü niyete varacak ihmallerinin mevcut olduğunu, şu anda davacı tarafça tespit edilen ..., yönetim kurulu asil üyesinin ve koopereatif başkanının ..., yönetim kurulu asil üyesinin ve kooperatif muhasebecisinin ..., Denetim kurulu asil üyesinin ve başkanının ..., Müteahıt firma sahibi aynı zamanda koop üyesi ve en son seçilen kooperatif yönetim asil uyesi ve Kooperatif başkanı olarak sorumlulukları bulunduğunu, mahkemenin geçmiş dönemlerle ilgili tespit edeceği sorumlularla ilgili davaya ekleme hakkını saklı tuttuğunu, Yargıtay, kamu alacaklarının ödenmemesi nedeniyle kooperatifin zarara uğradığı iddiası ile açılan bir davada, yöneticilerin özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek görevlerini ihlal etmeleri halinde meydana gelen zarardan şirkete, ortaklara ve alacaklılara karşı, kusurlarının derecesine bakılmaksızın zararın tamamından sorumlu olacaklarını belirtmekle birlikte, kooperatifin kasasında ödeme için yeterli kaynağın olup olmadığı, yöneticiler tarafından ödenmeme durumu için haklı sebep bulunup bulunmadığı gibi araştırmaların yapılarak sonucuna göre yöneticilerin sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini belirttiğini, somut olayda davalı kooperatifin ve henüz davalı olarak eklenmeyen kooperatif yöneticilerinin ihmalleri ve yanlış insiyatif kullanmaları sonucu inşaata 2015 yılında başlanıp 2017 yılında bitmesi beklenirken hala müvekkilinin konutları teslim edilmediği gibi ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii,...Ada ... nolu Parselde konumlu ... bağımsız Bölüm nolu "Dubleks Mesken" nitelikli taşınmazın projeye aykırı teslim edildiğini, müvekkiline bu aykırılıklardan doğan projeye uygun hale getirme külfeti doğduğunu, yukarıda açıklanan türk ticaret kanunu hükümleri uyarınca kooperatif yöneticilerininde mütelsilen sorumluluğu olduğunu, müvekkilinin tazminat hakkının Türk Borçlar Kanunun 49 51 ve 61. Maddeleri ile korunduğunu, bu maddeler ışığında kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle mükellef olduğunun anlatıldığını, somut olayda müvekkilinin 2 adet taşınmaz için kooperatife karşı tüm borçlarını ödediğini ancak kooperatif ve yöneticilerinin her iki inşaatını da tamamlamayarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesinin ... ve ... dosyalarıyla başlatılan tespit davalarıyla anlaşılacaktır ki davalı kooperatif ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii,... Ada ... Nolu Parselde konumlu ... bağımsız Bölüm nolu "Dubleks Mesken" nitelikli taşınmazı projeye aykırı bir şekilde inşaat durumunu %63'e getirdiğini, bu sebepten dolayı müvekkilinin konutunu kendi imkanlarıyla tamamlasa dahi oturma izni alamayacağını çünkü konutun projeye aykırı olduğunu, ilgili hükümler uyarınca yüklenicinin sorumlulukları anlatıldığını ve ayıbın varlığı halinde iş sahibine seçimlik haklar sunuşmuş olduğu, davacı tarafça artık kooperatife ve onun anlaştığı müteahhit firmaya güven duyulamayacağı için ve ayıbın giderilmesi aşırı bir masraf gerektirdiğinden genel hükümler uyarınca bu ayıplı ifa kapsamında tazminat hakkını kullandığını, mahkemece atanacak bir bilirkişi ile daha önceden Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İŞ E dosyası ile tespit edilen ayıplar için ödenecek tazminatın hesaplanmasını ve davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ettiği, müteahhit ile yapılan eser sözleşmesi madde 18 gereğince ilgili konutların yapımını üstlenen firmanın sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden 1 ayın geçmesi ile başlayan ve 10 ayın sonunda gecikmesi halinde eksik kalan iş bedelinin binde beşi yani %0,05 oranında gecikme tazminatı ödeyeceği öngörülmüştür sözleşmenin 12.06.2015 tarihinde imzalanmış olup 12.06.2016 tarihindde cezai şart olan gecikme tazminatının yürürlüğe girmesi gerekmekte olduğunu, mahkemece 12.06.2016 tarihinden başlayarak işleyen gecikme tazminatının hesaplanarak öncelikle davalı inşaat firmasına inşaat firmasının sorumluluğunun doğmasını engelleyen herhangi bir halin varlığında kooperatife ve bu sorumluluğun doğmasının engelleyen faaliyetlerde bulunan yönetim kurulu üyelerine yükletilmesini talep ettiği, kooperatif davalı şirket ve yönetim kurulu üyeleri açısından ciddi bir tazminat ödemesi doğmakta olduğunu, Kooperatifinde tasfiye halinde olduğu düşünülürse öncelikle kooperatifin ve yöneticilerinin ve davalı şirketin mal varlıkları üzerine şimdilik 142.440,00 Tl''yi karşılayacak şekilde olmak üzere yeteri kadar mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği, öncelikle alacak miktarı yüksek olduğundan ve şahısların kabahatleri ile ilgili güçlü delillerimiz olduğundan talebimiz yönünde ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesini yapılacak yargılama sonucunda taleplerinin ve davanın kabul edilerek davacı lehine tazminata hükmedilmesini yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, müvekkillerini de içine alan toplamda 6 davalı aleyhine tam olarak ne olduğu anlaşılamayan ve açıklamaya duçar ... esasında kayıtlı işbu tazminat davasının ikame olunduğunu, müvekkilleri açısından yasal koşulları oluşmadan açılan ve esas yönünden de haksız ve yersiz olan davanın reddi gerektiğinden, detaylıca yazacağı sebeplerle işbu davaya cevap dilekçesinin sunulmasının zorunluluğunun doğduğunu, HMK 119. Maddesinin d, e, f ve ğ maddeleri dava konusunun değerini davacının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini, iddia edilen her bir vakıanın hangi deliller ile ispat edilecegini ve dayanılan hukuki sebepleri ile açık bir şekilde talep sonucu dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsur olarak sayıldığını, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde açık ve net bir şekilde sonuç istem kısmının yazılmadığı, ne kadar tazminatın hangi oranlarda kimlerden istendiğini belirtilmediğinin görüleceğini, bu haliyle dava dilekçesinin HMK 119. maddesindeki şartları taşımadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı yana taleplerini ve sonuç istem kısmını açıklamak üzere kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının, davalılardan SS ...YAPI KOOPERATİFİ'nin üyesi olduğunu belirtmek suretiyle kooperatiften ve kooperatif yöneticilerinden tazminat talepli işbu davayı açtığını, bu haliyle davanın kooperatif ile üyesi arasındaki bir uyuşmazlık niteliği taşımakta olup, Kooperatifler Kanunu 99 maddesine göre ticari iş olduğunu, davacının davayı Asliye Ticaret Mahkemesine açması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesine açması usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun █████/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları olduğu belirlenmiş ve Karşıyaka ilçesi yargı sınırları hariç tutulduğunu, Karaburun İzmir Adliyesi mülki ve adli sınırları içerisinde kaldığını, karar içeriğine göre görevli ve yetkili mahkeme İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hal böyle olmasına rağmen davacı yanın Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesine dava açması dava şartlarında nakısa teşkil etmekte olduğunu, görevin, HMK 114 maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, dava şartlarının kamu düzenine ilişkin bulunduğundan yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen göz önünde bulundurulduğunu, davanın doğru yerde ve doğru mahkemede açılmadığını, Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin işbu davada görevsiz olduğunu, bu nedenle başkaca husus araştırılmadan HMK 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiği, dava 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'ndan kaynaklı tazminat istemli dava olduğu, somut olayda davacı, asıl edim sorumlularının edimlerini ifa etmemesi sebebiyle öncelikle kooperatifin ve dolaylı olarak da kooperatif üyesi sıfatıyla kendisinin uğradığı zararların tazminini içerdiğini, müvekkilerine eylemlerinden dolayı direkt zarara sebebiyet fiili yöneltilmediğini, Kooperatifler kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kooperatifler hukukunun ruhuna ve amacına ters düşmemek kaydıyla TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkilleri açısından davacının uğradığı dolaylı zararın tazminini istediğinden ve müvekkilinin eylemleri ile zarar arasında illiyet bağı koşulu gerçekleşmediğinden kooperatif yöneticisi sıfatıyla hareket eden müvekkillerine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, müvekkillerinin aleyhine açılan işbu davanın müvekkilleri açısından pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle HMK 114 maddesi delaletiyle HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk koşulunun yerine getirilmediğini, dava ön şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmek gerektiğini, mahkemenin █████/2023 tarihli tensip tutanağı 2 no'lu ara kararı ile "davanın tazminat davası olup, yazılı yargılama usulüne tabi olduğuna" şeklinde karar ittihaz olunduğunu, davanın kooperatif üyesinin, üyesi olduğu kooperatife ve yöneticilerine karşı açtığı dava olup, dayanağını 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunundan aldığını, usule ilişkin savunmaları baki kalmak kaydıyla bir an olsun mahkemece esasa girilip davanın görülmesi halinde dahi esas yönünden de usul ve yasa hükümlerine aykırı ve dinlenme kabiliyeti olmayan bir dava ile karşı karşıya olduğunu, Kooperatiflerin, nitelikleri itibariyle üyelerinden aldığı aidatlarla yapı yada bir işin yerine getirme yükümlülüğü altındaki birlikler olduğunu, Kooperatifin yüklendiği edimini yerine getirebilmesi için üyelerinin de aidat ya da diğer zaruri ödemeleri zamanında ifa etmelerinin şart olduğunu, davacının SS ...YAPI KOOPERATİFİ'nin 2015 yılında giriş yapan üyesi olduğunu, davacının bu üyeliği karşılığı iki adet bağımsız bölümünün mevcut olduğunu, Mahkemece davacının kooperatife karşı olan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği hususunun bilirkişi marifetiyle incelettirilmesini, edim ifası zamanında yapılmamış ya da eksik ifa söz konusuysa davacının taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, zira hiç kimse kendi haksız hareketini dayanak yaparak hak talebinde bulunamayacağını, zaten davacının özellikle hasım gösterdiği 2. sıradaki davalı şirketin edim ifasında yarattığı gecikmeyi dayanak yaparak müvekkillerinden dolaylı şekilde oluşan bu zararını talep ettiğini, bu itibarla açılan dava haksız, yersiz ve usulsüz olduğunu, aynı şekilde davacının, Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile yine Karaburun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyalarını dayanak yaparak hak taleplerinde bulunduğunu, müvekkillerinin taraf olmadığı ve haberleri dahi bulunmayan tek yönlü yaptırılan bu tespit dosyalarındaki kayıt belge ve raporların aleyhe olan hususlarını kabul etmesinin mümkün olmadığı, davacının bağımsız bölümlerinin tamamlanmış ve kendisine teslim edildiği, halen davacı tarafından istifade edilen ve kiraya verilerek gelir elde edilen bağımsız bölümlerden dolayı hak talebinde bulunmasının haksız, yersiz ve usulsüz olduğu,bu konuda dosya içeriğine yazılan yargıtay içtihatlarının somut olayla bir ilişiği bulunmadığını, müvekkillerinin tazminattan sorumluluklarını gerektirecek özen yükümlülüklerine aykırı herhangi bir eylemleri olmadığını, diğer yönden kooperatifin tüzel kişiliğinin halen devam ettiğini, üyelerin hak ve alacak taleplerinin ancak bir yıl sonraki genel kurulda görüşülüp değerlendirilebileceğini, karşı yanca böyle bir yola başvurulmadan henüz yargı karşısında talep edilme zamanı gelmeyen alacağını müvekkillerini de katacak şekilde talep etmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, kooperatif üyelerinden ... tarafından açılan benzer bir davanın Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ... esas, ... karar sayılı ilamı ile müvekkilleri açısından reddedildiğini, bu dosya kapsamının da müvekkillerinin işbu dosyadaki usule ve esasa ilişkin itirazlarının ne denli haklı olduğunu net şekilde ortaya koyduğunu, bu açıdan da haksız, yersiz ve usulsüz davanın reddine karar verilmesini talep etmek gerektiğini, müvekkillerinin yönetici konumunda oldukları davalılardan Sınırlı Sorumlu ...Yapı Kooperatifince 2017 yılında genel kurul toplantısı yapılmış ve bir takım kararlar alındığını, üyelerin aidat ödemede aksaklık yaşatmaları ve bundan kaynaklı yüklenici şirket tarafından da işin yürütülememesi sebebiyle genel kurulda bağımsız bölümlerin kooperatif üyelerine kaba inşaat halinde teslim edilmesi ve tüm ince işçiliklerin kooperatif üyeleri tarafından yapılması benimsenerek karar altına alındığı, o tarihten sonra kooperatif üyeleri tarafından alınan bu genel kurul kararına karşı herhangi bir iptal yoluna başvurulmadığını, bağımsız bölümlerin ince işlerini davacının yapması amacıyla kendisine teslim edildiği ve davacı tarafından bağımsız bölümlerden faydalanılmaya başlanıldığı, bu itibarla kooperatif genel kurul kararı ortada iken ve bu genel kurul kararına göre tasarruflar yapılmış olmasına rağmen davacının işbu tazminat davasını açmasının haksız, yersiz ve usulsüz olduğu, bu nedenlerle müvekkilleri açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği,fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla, cevap dilekçesinin kabulüne, davacının usul ve yasa hükümlerine aykırı davasının öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı █████/2025 tarihli Görevsizlik kararı üzerine dava mahkememiz ... Esas sırasına kaydedilmiştir.Öncelikle dosya üzerinden dava şartlarından olan kesin yetki halinin ve mahkememizin yetkili olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.Davalı kooperatifin adresi dava dilekçesinde ... olarak gösterilmiş, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesinden temin edilen ilan evraklarından; davalı ...'nin ... sicil numarası ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu ve ticari adresinin ... olduğu anlaşılmıştır.HMK 14/2 maddesinde "özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağın veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.Kooperatifler Kanunun 53/1 maddesine ve HMK 14/2 Maddesine göre davayı görmeye Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, mahkememizin yetkili olmadığı, kesin yetkininin dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla, HMK 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;Davayı görmeye Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olup, mahkememiz yetkili olmadığından, davanın HMK 114/1-ç ve 115/2 maddesine göre usulden REDDİNE,Kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının kesin yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içinde başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,Yargılama giderinin nihai kararda dikkate alınmasına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025Başkan ...E-imzaÜye ...E-imzaÜye ...E-imzaKatip ...E-imza