Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, sanığın hırsızlık savunmasının ve suç kastının tespiti için gerekli tanık dinletilmesi ve delil toplanmasında eksiklik nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, alt mahkemenin eksik inceleme yaptığı gerekçesiyle bozmuştur; zira sanığın belgelerin çalındığına dair savunması, boşanma aşamasındaki eşi hakkında hırsızlık şikayetinde bulunması ve bu şikayetin sanık hakkındaki şikayetten önce yapıldığı dikkate alındığında, gerçeğin ve sanığın suç kastının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için sanığın boşandığı eşi ile hırsızlık soruşturmasında dinlenen kişilerin tanık olarak beyanlarının alınması ve ilgili şikayet dosyalarının getirtilerek incelenmesi gerektiği gözetilmemiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen hüküm, sanık müdafi tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz edilmişse de, Covid-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 29.04.2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması karşısında temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın aşamalarda, söz konusu belgeleri teslim aldığını, ancak bürosundan çalınmış olduğundan teslim edemediğini, hatta bu konuda aynı büroyu ortak kullandığı boşanma aşamasındaki eşi hakkında şikayette bulunduğunu, şikayeti üzerine dinlenen han çalışanlarının beyanlarını doğruladığını, eşi ve eşinin babası hakkında başka hususlarla ilgili de şikayette bulunduğundan hakkında böyle bir işlem yapmış olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemesi, hırsızlık soruşturması kapsamında bilgi veren sıfatıyla dinlenen kişiler ile sanığın boşandığı eşinin duruşmada dinlenmemesi, anılan hırsızlık soruşturması hakkında 5237 sayılı Kanun'un 167/1 maddesi gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, sanığın söz konusu şikayetini 05.04.2013 tarihinde, sanık hakkındaki şikayetin ise 29.11.2013 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında; gerçeğin ve sanığın suç kastının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanığın boşandığı eşi ile hırsızlık soruşturmasında dinlenen kişilerin tanık olarak beyanlarının alınması, ilgili şikayet dosyalarının dosya arasına getirtilmesi, bu dosyayı ilgilendiren kısımların onaylı örneklerinin dosya arasına alınmasından sonra dosyadaki tüm deliller ile birlikte sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.