Sağlık hizmeti alım sözleşmesi ihlali nedeniyle uygulanan cezai şartlar ve kesintilerin iptali istemiyle açılan davada bilirkişi raporuna dayalı istinaf kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı hastanenin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık gerekçesiyle uygulanan yersiz ödeme ve cezai şart kesintilerinin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve kısmi ret kararı ile istinaf mahkemesinin bu kararı onaması sonrası, davacının bilirkişi raporlarındaki çelişkiler, bilirkişi heyeti oluşumu, kesintilerin hukuka aykırılığı ve usuli kazanılmış hak gibi temyiz itirazları, Yargıtay tarafından; bilirkişi raporunun taraflar arasındaki sözleşme, mevzuat ve SUT hükümleri uyarınca hasta bazında detaylı, gerekçeli ve denetime uygun bulunması, kurum işlemlerinin yerinde olduğu ve vekalet ücretinin tarifeye uygun olması gerekçeleriyle reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin bulunduğunu, davalı Kurumun 05.02.2016 tarihli yazısı ile, müvekkili Hastanede Kurum müfettişliğince yapılan incelemeler sonucunda sözleşmeye aykırılık tespit edildiği gerekçesiyle; müvekkili hakkında cezai şart uygulanacağının ve yapılan yersiz ödemelerin Kurumda tahakkuk etmiş alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, Kurum tarafından yapılacağı bildirilen toplam 524.906,92 TL kesintinin yasal dayanağının olmadığını ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının sözleşmeye aykırı davranışından sorumlu olduğunu, müvekkili Kurum tarafından uygulanan işlemin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 21.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı Hastaneye uygulanan 524.906,92 TL tutarındaki yersiz ödeme ve cezai şartın incelenmesi sonunda; 89.696,05 TL'lik kesintinin yerinde olmadığı, 435.210,87 TL'lik kesintinin ise yerinde olduğunun tespit edildiği, raporda her hasta ve her ödeme için ayrı ayrı ayrıntılı inceleme yapıldığı, raporun bilimsel verilere uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan 89.696,05 TL tutarındaki kesinti işlemin iptaline, 435.210,87 TL'lik kesinti işleminin iptali talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; Mahkemece alınan raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan raporu düzenleyen heyette SGK uzmanı bulunmamasının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davaya dayanak sözleşmenin (8.3.) maddesine göre davalı Kurum tarafından 83.184,59 TL yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle yapılan kesinti işleminin yerinde olmadığını, hastaların tedavi olduğu ve tedavileri neticesinde bir kısmına reçete düzenlendiği dosyada sabit olmasına rağmen, Mahkemece bu kısım yönünden önceki alınan bilirkişi raporlarından ayrılarak red kararı verildiğini, lehe olan her iki hususa ilişkin olarak davalı Kurum tarafından bilirkişi raporlarına herhangi bir itiraz edilmemesi nedeniyle müvekkili lehine usuli kazanılmış hak söz konusu olduğunu, sigortalıların acil serviste muayene olmadıkları, tahlil veya tetkik yaptırmadıkları halde fatura edildiği iddiasıyla davalı Kurum tarafından tatbik olunan 392.000,00 TL cezai işlemin tümden iptalinin gerektiğini, davanın niteliği gereği dava sonucunda davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık iddiası ile alacaktan kesinti yapılması ve sözleşmede öngörülen cezai şartın uygulanmasına dair davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, sözleşmeyi ihlal ettiği sabit olan davacı şirket hakkında Kurumca uygulanan cezai şart ve kesintilere ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu, hüküm altına alınan miktar üzerinden davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarifeye uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.