Eczacı ile kurum arasındaki sözleşmenin, tek taraflı fesih bildirim şartlarına ve OHAL sürecindeki terör örgütü üyeliği iddialarına dayanılarak iptali uyuşmazlığı.
Özet: Davacı eczacının, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından protokolde yer alan bir aylık yazılı bildirim şartına uyulmaksızın feshedilen sözleşmesinin iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi feshin usulsüzlüğüne hükmetse de, Bölge Adliye Mahkemesi davacının FETÖ üyeliği ve etkin pişmanlık hükümleriyle mahkumiyetini ve OHAL koşullarını göz önünde bulundurarak fesih bildirimindeki usul eksikliğine rağmen feshin haklı olduğuna karar vermiştir; davacı vekili ise, fesih tarihinde kesinleşmiş mahkumiyet olmaması ve usul şartlarına uyulmaması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmektedir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin .. Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilen 02.12.2016 tarihli yazı ile hiçbir gerekçe gösterilmeden ve sözleşme hükümlerinde bulunan fesih şartları dikkate almadan, müvekkilinin MEDULA sisteminin kapatılacağının ve 1 ay sonra sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini, işlemin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kuruma gelen ihbar neticesinde OHAL şartlarında kamu zararının artmaması için davacıya ait sözleşmenin feshedildiğini, yapılan işlemin mevzuata uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararıyla; davalı Kurum tarafından, davacının MEDULA ekran sisteminin 20.10.2016 tarihinde kapatıldığı, Protokolün (5.1.) maddesi gereğince sözleşmenin feshedileceğine ilişkin 02.12.2016 tarihli bildirimin davacıya 03.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Kurumun Protokolün (5.1.) maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olarak sözleşmeyi feshettiği, Kurum işleminin taraflar arasındaki Protokole uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararıyla; sözleşme fesih tarihinde yürürlükte bulunan 2016 tarihli İlaç Temini Protokolünün (5.1.) maddesine göre, davalı Kurum tarafından fesih bildirimine ilişkin 02.12.2016 tarihli yazıdan önce sözleşmenin fesh edileceğine ilişkin yazılı bildirimin yapılıp yapılmadığı konusunda dosyada bir bilgi ve belge olmadığı gibi bu konuda taraflarca yargılama sırasında açıklama yapılmadığı, Mahkemece de bu konu üzerinde durulmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin 02.12.2016 tarihli ihtarname ile feshedildiği, ancak davalı Kurum tarafından 2016 Yılı Eczane Protokolünün (5.1) maddesi gereğince bir ay önceden yazılı bildirimde bulunma şartının yerine getirilmediği, bu nedenle fesih işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine uygulanan fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı Kurum ihtar şartını yasal mevzuata uygun şekilde yerine getirmemiş ise de, sözleşme özgürlüğü kapsamında taraflarca ilaç teminine ilişkin Protokol imzalandığı, davacının FETÖ terör örgütü üyesi olması nedeniyle yargılandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması sonucunda 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu işlemin tesis edildiği tarihte OHAL şartlarının yürürlükte olduğu, temel hak ve özgürlükler ile sözleşme özgürlüğünün kamu düzenine aykırı olarak kullanılamayacağı değerlendirildiğinde, davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı Kurumun Protokole aykırı olarak müvekkilinin savunmasını almadan, bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmadan ve gerekçesiz olarak sözleşmeyi feshettiğini, fesih tarihinde müvekkili hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1.) maddesi; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Protokolün bu maddesi taraflara herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmeyi feshetme yetkisi vermektedir. Ancak haklı bir sebep bulunması halinde, tarafların her zaman sözleşmeyi feshetme hakkı mevcuttur.
Anılan Protokolün (7.1.) maddesi; “…Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren her eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczacılar hariç) sözleşme yapar…”; (6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır.” şeklindedir.
Öte yandan, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un (6176 sayılı Kanun) 4. maddesinde; eczacılık yapmaya mani haller tahdidi olarak sayılmış, (A) bendinde ise Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Protokolün (5.1.) maddesinin taraflara herhangi bir sebep belirtmeksizin sözleşmeyi feshetme yetkisi tanıdığı, ancak haklı bir sebep bulunması halinde tarafların sözleşmeyi her zaman feshetme hakkına sahip olduğu, davacı hakkında ise 6197 sayılı Kanun'un 4. maddesinde eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilen terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle ceza kovuşturması bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının sözleşmesinin feshini gerektirecek haklı sebeplerin bulunduğu, bu itibarla fesih için ayrıca süre verilmesine gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!