Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, sahte imzalı senet iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, arabuluculuk şartının dava öncesinde yerine getirilmemesi nedeniyle verilen usulden ret kararını onadı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, davacı, imzasının taklit edilerek düzenlenen bir senede dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, arabuluculuk başvurusunun dava tarihinden sonra yapıldığını ve dava şartı olan arabuluculuğun sonradan tamamlanamayacağını belirterek davayı usulden reddetmiş, bu karar davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince de uygun bulunarak esastan reddedilmiş ve nihayetinde Yargıtay da, arabuluculuk şartının dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olduğunu teyit ederek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında Gazipaşa İcra Müdürlüğü'nün ████████ E. sayılı dosyası ile 2.000.000,00 TL'lik alacak için icra takibine başlanıldığını, davalının müvekkilinin imzasını taklit ederek düzenlenen senedi icraya koyduğunu, müvekkilinin alacaklı görünen şahsı tanımadığını, ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin maaşına ve tüm gayrimenkullerine haciz uygulandığını, davalının 08.01.2024 tarihinde satış talebinde bulunduğunu, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 08.05.2024 tarihinde Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, anılan Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği, davacı vekiline 13.05.2024 tarihli tensibin 6 numaralı ara kararı gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunması için bir haftalık süre verildiği, davacı tarafça 14.05.2024 tarihinde arabuluculuk başvuru formu dosyaya sunulmuş ise de, dava tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi gereken bir dava şartı olduğu, sonradan tamamlanabilir veya giderilebilir şartlardan olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 ve 115/2 madde hükümleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!